| Eski kocamın teknesini ödünç almak istemişti... bunu söylemeyecek kadar gururluydu. | Open Subtitles | أراد استعارة قارب زوجي السابق لكن بسبب كبريائه الشديد لم يسأله |
| Yunuslar onu biliyor. Araştırma teknesini tanıyor. | TED | هم يعرفونها. يعرفون قارب البحوث الخاص بها. |
| Gördünüz mü, Leslie'nin teknesini farketti bile! | Open Subtitles | أرأيت لقد التقط قارب ليزلى لاستئناف الحركة |
| -Ashcroft'tan teknesini isteyip, Sea Grass'ı aramaya gideceğim. | Open Subtitles | أنا ذاهب لاحدث أشكروفت لأخذ قاربه لابحث عن بحر جراس |
| Evliliğini yürütmek için çalışıyorsun, çalışıyorsun, çalışıyorsun ama o sadece teknesini düşünüyor. | Open Subtitles | انت تعملين وتعملين فى زواجك ولكن كل ما يهتم به هوا قاربه السخيف |
| Rus balıkçı teknesini göremiyor musun? | Open Subtitles | , ألا تستطيع رؤية مركب الصيد الروسية ؟ |
| Minicik bir porsiyon isteyecek, bense bir balıkçı teknesini yiyorum. | Open Subtitles | سوف تتناول حصّة مُقيمٍ صغيرة، بينما أنا هنا آكل قارب صيد. |
| Küçük bir çocukken, babamın karides teknesini sığ yerlerde sürmeye bayılırdım. | Open Subtitles | كولد صغير ، كنت أحب أن تبحر قارب أبي للجمبري بين البحار |
| Kullanılmış spor bir balıkçı teknesini herhalde 300'e alabilirsin. | Open Subtitles | يمكنك أن تحصل على قارب رياضي ربما مقابل 300 مستعمل |
| Hayalimizdeki hız teknesini bile bulabiliriz! | Open Subtitles | يمكننا العثور على قارب المخدرات الذي حلمنا به |
| Tunus'taki kaynaklarımız bir K-Directorate teknesini Gabes Körfezi'nden geçerken tespit etmiş. | Open Subtitles | رجالنا فى تونس رأو قارب ك.ديروكتوريت فى خليج قابس |
| Walt ve ben Ben'in teknesini aldık ve söylediği istikamette gittik. | Open Subtitles | والت وأنا أخذنا قارب بين وتتبعنا اتجاه معين |
| Ve bu sabah, sahil güvenlik, boş teknesini körfezde buldu. | Open Subtitles | وهذا الصباح، خفر السواحل وجدوا قاربه يعوم في الماء |
| teknesini yanaştırdığı yerden topladığını sanıyoruz. | Open Subtitles | نفترض أنّه التقطها من المكان الذي يرسو به قاربه |
| teknesini yanaştırdığı yerden topladığını sanıyoruz. | Open Subtitles | نفترض أنّه التقطها من المكان الذي يرسو به قاربه |
| Ama sonra bir trajedi olmuş, balık fiyatları düşmüş, babası teknesini satmak zorunda kalmış. | Open Subtitles | حصلت المأساة أسعار السمك انخفضت الأب أجبر على بيع قاربه |
| Evet, bak bakalım teknesini, uçağını nereye park ediyormuş. | Open Subtitles | نعم ، وأعرف أين يوقف قاربه أو طائرة أو أيّ شيء له |
| Ortalama riskdeki kurbanlarını bulmak için teknesini kiralamayı deneyen | Open Subtitles | الجانى الذى نبحث عنه بين 30 و 40 صياد يؤجر قاربه حاليا |
| Hızlı bir örnek vermek gerekirse- Bir keresinde kazara bir karides teknesini ateşe verdim. | Open Subtitles | ذات مرة أحرقت مركب صيد روبيان بغير قصد |
| teknesini ise sigortadan para almak için uçurup, sahtekarlıkla suçlarım. | Open Subtitles | وسيدو الأمر كأنها فجرت قاربها من اجل خدعة للمطالبة بالتأمين |
| Bu heriflerin telsizden kaçış teknesini arama planları var. | Open Subtitles | هؤلاء الرجال يتصلون بقارب الهرب بواسطة اللآسلكي |
| Ailemin Old Lime'daki teknesini alıp yarış haftası Larchmont'a kadar gideceğiz. | Open Subtitles | من بيت والداي في أولد ليم وطول الطريق إلى لارتشمونت لـ السباق الأسبوعي علينا ان نشتري قارباً |
| Michael teknesini kiyiya çekti. | Open Subtitles | جذف ـ مايكل ـ بقاربه نحو الشاطئ |