| Bu çılgın teoriyi savunmamın tek nedeni çünkü yaptığımız her şeyle doğruluğu kanıtlandı. | Open Subtitles | أتعلق فقط بهذه النظرية المجنونة لأنها أثبتت صحتها في كل خطوة طوال الطريق |
| Fakat teoriyi çözmek için sadece yeni bir boyut değil, | Open Subtitles | لكنها وكي تعمل، لا تتورط النظرية في بعد واحد إضافي |
| İşe bakın ki, kısa zaman sonra bu teoriyi, Knopf için üzerinde çalıştığım iki kitapta test etme şansına eriştim. | TED | والمثير للعجب، أنه سرعان ما أخضعت هذه النظرية للتجربة على اثنين من الكتب التي كنت أعمل عليها في نوف. |
| Jeff Hawkins, bu sabah, büyük ve önemli bir teoriyi sinirbilime katmak için yaşadığı zorluğu anlatıyordu. | TED | بالحصول على نظرية , نظرية كبيرة جيدة , في علم الأعصاب و هو على حق . إنها مشكلة |
| Diğer teorileri test edebildiğiniz şekilde bu teoriyi test edemezseniz, o zaman bu bir bilim değildir, bir felsefedir ve bu da büyük bir problemdir. | Open Subtitles | إذا لم تستطع أن تختبرها بنفس الطريقة التى نختبر بها النظريات العادية, فهى ليست علم,إنها فلسفة, |
| Bu teoriyi destekleyecek başka kanıtlar da var. | TED | وهناك المزيد من الأدلة التي تدعم هذه النظرية أيضا. |
| Teori buydu ve bunun üzerine görüştük, bir sürü deney yaptık, sonra hadi şimdi bu teoriyi gerçekten test edelim dedik. | TED | هذه هي النظرية, تناقاشنا حولها و قمنا ببعض التجارب, و قررنا أن نقوم بتطبيقها. |
| Konuşmak istediğim temel konu şu: temel fizik alanında, güzelliğin doğru teoriyi seçmek için çok başarılı bir kriter olması ile ilgili etkileyici bir deneyimimiz var. | TED | الشئ الرئيسي الذي أرغب بالحديث عنه هو هذا: أن لدينا هذه التجربة المتفردة في مجال الفيزياء الأساسية أن الجمال هو طريقة ناجحة جداً لإختيار النظرية الصحيحة. |
| Bu yeni bilgi birikimini ürettiğinizde ve bu teoriyi toplum güvenliğine uyguladığınızda, yeni bir toplum güvenliği türü ortaya çıkarmış oluyorsunuz. | TED | وعندما تنتجون تلك المعرفة الجديدة، وتطبقون هذه النظرية من أجل السلامة العامة، تنتجون نوعًا جديدًا للسلامة العامة. |
| Ayrıca bu teoriyi anlatmanın bir yolu da sizlere daha önce bahsettiğim şişkinlik enerjisi ile ilgili bir deney. | TED | أكثر من هذا , هنالك طريقة تجريبية لنفصل هذه النظرية عن التفسير التضخمي الذي ذكرت سابقا |
| Bu teorinin şüphe götürmez olarak doğru olduğu kanıtlandı, ama bu teoriyi yorumlamak oldukça karmaşık. | TED | أعني أن النظرية تم المصادقة عليها بدون أدنى شك، ولكن المحير هو تفسير ذلك. |
| Bugün bu teoriyi sınamak istiyorum. | TED | حسنا، اليوم، أريد أن أتحدى هذه النظرية. |
| diye bakıyoruz. Fakat teoriyle uyumlu olması verinin teoriyi desteklediği anlamına gelmez. | TED | لكن تطابق البيانات مع النظرية لا يعني أنها تؤيدها |
| Ama bu teoriyi asla test etmezsiniz çünkü fakir öğrenci hiç kabul etmiyorsunuz çünkü haksız çıkmak istemiyorsunuz. | TED | لكنك لم تختبر هذه النظرية أبداً لأنك لم يسبق لك قبول طالب فقير لأنك لا تود إثبات انك على خطأ |
| Ondan sonraki yıllarda bilim adamları teoriyi destekleyen birçok kanıt sundular. | TED | وخلال السنوات التي تلت، قدم العلماء العديد من البراهين المؤيدة لهذه النظرية. |
| Bu gözlem, Büyük Patlama dediğimiz teoriyi destekleyen kanıtlardan biri. | TED | وهذا الاكتشاف هو أحد الادلة التي تصب في مصلحة ما ندعوه اليوم نظرية الانفجار الكبير. |
| Bu ilgili teoriyi okumamı sağlayan akıllı bir tablet. | TED | وهو حاسوب لوحي ذكي و الذي يمكنني من قراءة نظرية ذو صلة. |
| Kanıt ise bir teoriyi destekleyip diğerini reddeden veridir. | TED | الأدلة هي البيانات التي تدعم نظرية واحدة وتستبعد الآخرين |
| BHÇ'nin bulabileceği herhangi bir teoriyi seçecek olsaydım, aslında, süpersimetriyi görebilmelerini dilerdim. | Open Subtitles | إذا أمكنني اختيار حلم أي النظريات التي يمكن للمصادم العثور عليها في الواقع، أنا أحب بالنسبة لهم رؤية التناظر الفائق |
| teoriyi ve hayatımı nasıl etkilediğini anlamak için tüm hikayeyi dinlemelisiniz. | Open Subtitles | لفَهْم النظريةِ وكَمْ سيطرَ ذلك على حياتِي تَحتاجُوا للإسَتماْع للقصّة الكاملة |
| Soğuk füzyon ve nihai teoriyi çözmek gibi bir şey. | Open Subtitles | أقصد أن هذا يشبه حلّ اندماج بارد ومفاد النظريّة النهائيّة |
| Söyleyince kolay geliyor ama kaba teoriyi çalışan bir alet haline getirmek? | Open Subtitles | أعني, يبدو ذلكَ سهلاً لكن تحويل نظريّة مجرّدة إلى أداة هل ذلكَ يعمل حقاً؟ |
| Ben sadece teoriyi anlatabilirim. | Open Subtitles | أنا أستطيع أن أخبرك بالنظرية فقط. |
| O teoriyi de göz önünde bulundurabiliriz ama o mahallede silahla gezen oğlanlar var. | Open Subtitles | بإمكاننا أن نعتبر هذه كنظرية لكن هنالك فتية معهم مسدسات في الحيّ لن يفكروا هكذا |
| Herneyse... sonunda bugün sana bahsettiğim teoriyi kabul etmeye hazırmısın? | Open Subtitles | أنت مُسْتَعِدّ للإعتِراف بأنّ نظريتي الصَغيرة أمس هَلْ صحيح؟ |