| Ona uzaydan gelen uyuşturucu satıcılarıyla boğuşuyoruz diyeceksin? | Open Subtitles | هل ستخبره أننا نتقاتل ضد تجار مخدرات من الفضاء الخارجي |
| uzaydan gelen radyo dalgaları ne onaylandı, ne de inkâr edildi. | Open Subtitles | هذا الصباح تم اكتشاف مصدر اذاعى غير معروف من الفضاء من الممكن ان يكون حقيقى او لا يكون |
| Bu Gözetleme Kulesi uzaydan gelen diğer istilalar tehlikeleri için bir erken uyarı sistemi olarak çalışacak. | Open Subtitles | وهذا برج المراقبة تعمل كنظام للإنذار المبكر للكشف عن التهديدات الأخرى للغزو من الفضاء. |
| Şu uzaydan gelen yaratıklar gibi. | Open Subtitles | إنها كتلك القرائن من الفضاء ولكن .. بمؤخرة لطيفة |
| Bir futbol sahasının yarısı büyüklüğünde, uzaydan gelen bir obje, saatte yaklaşık 54.000 km hızla Dünya'ya düştü. | Open Subtitles | كان جسما في نصف حجم ملعب كرة قدم سقط من الفضاء بسرعة 34 ألف ميل في الساعة |
| Bu inanılmaz. Dış uzaydan gelen bir şey. Bu olağanüstü. | Open Subtitles | هذا مدهش، بأن هذا من الفضاء الخارجي، هذا مدهش. |
| Genelde uzaydan gelen yaratıklar... ya da benzer şeyler işte. | Open Subtitles | يخيل إليه إنه تقابل مع كائنات من الفضاء الخارجى |
| uzaydan gelen dev yanan kayalardan mı? | Open Subtitles | الصخور العملاقة الملتهبة من الفضاء الخارجي من لن يخاف؟ |
| Dünyadaki en korkunç köpeği yenebilirsen.... ...o zaman gerçekten uzaydan gelen süper köpeksin. | Open Subtitles | إذا كنت تستطيع هزيمة أشرس الكلاب على الأرض حينها ستكون الكلب الخارق الذى أتي من الفضاء |
| Dünyadaki en korkunç köpeği yenebilirsen.... ...o zaman gerçekten uzaydan gelen süper köpeksin. | Open Subtitles | إذا كنت تستطيع هزيمة أشرس الكلاب على الأرض حينها ستكون الكلب الخارق الذى أتي من الفضاء |
| uzaydan gelen süper köpek olman gerekiyordu. | Open Subtitles | أنت من المفترص أن تكون الكلب الخارق الذى أتى من الفضاء |
| uzaydan gelen işe yaramaz köpek. Düşük teknolojisin ve sıkıcısın. | Open Subtitles | كلب قمامة من الفضاء أنت مجرد تقنية بسيطة |
| Ve George... 2003'de uzaydan gelen bir klozet oturağı tarafından öldürüldün. | Open Subtitles | و جورج ماتت بكرسي حمام من الفضاء الخارجي 2003 |
| Bebeğimin iyiliği için olmayan, şey evimi uzaydan gelen katil bir uzaylı ile paylaşmak | Open Subtitles | ماهو غير جيد لطفلي هو مشاركة منزلي مع فضائي قاتل من الفضاء الخارجي |
| uzaydan gelen ne varsa, geberteceğiz. | Open Subtitles | إن تصادفوا شيئاً من الفضاء الخارجيّ، اقتلوه. |
| Bitkiler, besin üretmek için dış uzaydan gelen enerjiyi bu olağanüstü kullanma yeteneğine sahipler. | Open Subtitles | توجد عند هذه النباتات قدرة رائعة حقا لتسخير الطاقة من الفضاء الخارجي من اجل إنتاج الغذاء. |
| uzaydan gelen ölümcül radyasyona karşı kozmik bir kalkan. | Open Subtitles | واقي كوني من الإشعاعات المميتة من الفضاء |
| uzaydan gelen roket var mı diye bakardınız. | Open Subtitles | إعتدتم البحث عن الصواريخ من الفضاء الخارجي. |
| uzaydan gelen bir meteor vardı hatırladınız mı? | Open Subtitles | هلتذكرون كان هناك نيزكاً قادماً من الفضاء |
| Ve bu çok belliydi eğer ki biz dünyadaki bu sessiz yerleri yok edersek, dış yöne bakma yeteneğimizi kaybettiğimiz bir gezegende takılıp kalacağız, çünkü dış uzaydan gelen sinyalleri anlamamız mümkün olmayacak. | TED | وكان واضحا جدا أنه، إن دمرنا هذه الأماكن الصامتة على الأرض، سوف نكون عالقين على كوكب من دون القدرة على النظر إلى الخارج ، لأننا لن نكون قادرين على فهم الاشارات التي تأتي من الفضاء الخارجي. |