"ve üvey" - Translation from Turkish to Arabic

    • و زوجها
        
    • وزوج
        
    • وزوجها
        
    • غير الشقيق
        
    Gençken, annesi ve üvey babası içerdeyken evi yakmakla tehdit etmişti. Open Subtitles يذكر في شبابه انهاً هدد والدته و زوجها بحرق المنزل عليهم
    Annesi ve üvey babası iki ay önce tam bu caddeden kayıp olduğunu bildirmiş. Open Subtitles والدته و زوجها بلغوا عن اختفائه من هذا المكان قبل شهرين
    Ben büyürken, babam evi terk etmişti annem ölmüştü ve üvey babam hapse girmişti. Open Subtitles اعني انني عندما كبرت ابي تركني وامي ماتت وزوج امي ذهب للسجن
    Annem ve üvey babam gereksiz yere öfkelenmemi önlemek için onu önerdi. Open Subtitles أمي وزوج أمي أقترحوا ذلك حتى أجد حلاً لميول الغضب
    Annem ve üvey babam altı hafta önce araba kazasında hayatını kaybetti. Open Subtitles والدتي وزوجها لاقيا حتفهما مذ ستّة أسابيع بحادث سيّارة.
    Annesi ve üvey babasının araba kazasında öldüğünü biliyorsun, değil mi? Open Subtitles تعرفين أن أُمّه وزوجها ماتا في حادث سيارة، صحيح؟
    Hey, sahte amca ve üvey kardeş, gitmemiz lazım. Open Subtitles أيها العم المزور و الأخ غير الشقيق ، علينا الرحيل
    Annen ve üvey baban seni seviyor. Sana iyi bir ev vermişler. Open Subtitles والدتك و زوجها يحبانك لقد منحاك منزلا رائعا
    Annesi ve üvey babası, kızı aç bırakıp öldürene kadar dövdüğünde hiçbir şey yapmamış. Open Subtitles جلس و لم يفعل شيئاً, بينما أمها و زوجها جوعوها و ضربوها حتى ماتت.
    - Annem ve üvey babamla. Open Subtitles - أمي و زوجها -
    Anneannem ve üvey babam ve son olarak polisten kaçarken görülen öz babam? Open Subtitles ، اوه جدتي وزوج أمي وأبي الذي آخر مرة شوهد فيها وهو يفر من الشرطة
    Çünkü annesi ve üvey babasıyla pek geçinemiyordu. Open Subtitles لأنها لم تكن على وفاق مع أمها وزوج أمها.
    Sonuçta, o da annesinden ve üvey babasından nefret eden bir ergendi. Open Subtitles على كل حال، كان مراهقاً كره أمه وزوج أمه
    Kalça ameliyatının iyileşmesini bekliyor ve üvey babam hiç yardımcı olmuyor. Open Subtitles هي لا تزال تتعافي من جراحة الورك وزوج امي هو فقط لا يساعد
    Belli ki bilmiyorsun, annesi, üvey babası ve üvey kardeşleri Open Subtitles واسمع الآتي، أمها، وزوج أمها وبناته،
    Annem ve üvey babam hayat tarzımdan hoşlanmıyorlar. Open Subtitles أمى وزوجها يريدان التحكم بحياتى
    Hayır, hanımefendi, sadece annem ve üvey babam sizin gibi kibar olsaydılar dünyanın sonu gelmiş, anlamına gelirdi. Open Subtitles عندما كانت أمي وزوجها مهذبين أيضا ...تجاه بعضهما، كما حصل معكما الآن .كان يعني ذلك أن الأمور ستصبح أسوأ
    Sonuçta annesi ve üvey babası özel uçaklarıyla Hawaii'ye gidiyorlar babasının ise Piranha'nın yeniden uyarlama senaryosu reddediliyor. Open Subtitles لأنه يعيش مع أمه وزوجها الذين يسافرون على متن طائرة خاصة إلى "هاواي بينما والده ترفض إعادة كتابته لفيلم دون المستوى
    çünkü daha önce buraya geldiniz ve üvey amcanızla görüştünüz. Open Subtitles لأنكِ كنتِ هنا سابقاً في هذه الغرفة، مع عمك غير الشقيق

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more