| Bebeğim bu çok tatlı ve romantik ama şimdi kalkıp gelirsem kovulurum. | Open Subtitles | حسنا , حبيبي الأمر لطيف ورومانسي لكن سأُفصل إذا ما غادرت هكذا |
| Seni çok lüks ve romantik bir yere yemeğe götüreyim, sadece ikimiz. | Open Subtitles | ٍٍٍٍٍٍسآخذك إلى مكان فخم ورومانسي للعشاء فقط الإثنان منا |
| Bence tuhaf ve romantik ama gayet şık. | Open Subtitles | انظري. اظنه غريب الشكل ورومانسي, ولكنه لا يزال أنيقًا. |
| Biliyorsun ben ilk seferimizin biraz daha özel ve romantik olmasını istedim.. | Open Subtitles | اتَعْرفُى، أنا فقط إعتقدتُ مرّتكَ الأولى قَدْ تكُونُ خاصّة أكثر قليلاً ورومانسية |
| Onun hayalci ve romantik olduğunu benim de 50 dolarım olduğunu unutma tabii. | Open Subtitles | مع الأخذ في الاعتبار، أن لديه حالمة ورومانسية وأنا أملك فقط 50 دولار. |
| O çok güvenilir ve sıcak ve rahatlatıcı ve içten ve seksi ve komik ve romantik ve tatlı ve bundan sonraki hayatımı onla geçirirken kendimi görebiliyorum. | Open Subtitles | انه امن وحذر و مريح ومألوف وجذاب وممتع ورومانسى وفاتن |
| Mısırlı, esmer ve romantik olan gerçek babamı özlüyordu. | Open Subtitles | أنها تفتقد والدي الحقيقي لقد كان مصري أسمر و رومانسي |
| Sıkı dur, Lubeck bu hamur vasıtasıyla fezaya fırlatılacak ve en gösterişli ve romantik Nazi sempatizanının düğüne seni geri götürecek bütün İngiliz kraliyet ailesini göreceksin. | Open Subtitles | استعد يا لوبيك فأنت على وشك المضي في طريق المخبوزات عودةً إلى زفاف زوجين من أكثر المتعاطفين مع النازية أناقة وشاعرية |
| Komik, cıvıl cıvıl ve romantik olmuş. | Open Subtitles | ـ إنه مضحك ـ أجل إنه نص منسم ورومانسي. |
| Ben yaptığımın arkasındayım. Cesurca ve romantik bir hareketti. | Open Subtitles | أرى ما فعلته صحيحاً كان شجاعة ورومانسي |
| Yani çok düşünceli ve romantik. | Open Subtitles | اعني , هذا مدروس بعناية ورومانسي |
| Komik, cıvıl cıvıl ve romantik olmuş. | Open Subtitles | ـ إنه مضحك ـ أجل إنه نص منسم ورومانسي. |
| Hassas ve romantik. | Open Subtitles | كنت حنون ورومانسي |
| Trajik ve romantik oluyorlar. | Open Subtitles | انت تعرف، مأساوي ورومانسي. |
| Umarım ölmeden önce çok daha çarpıcı ve romantik başka bir miras bulurum kendime. Ama şimdilik buna minnettarım. | TED | اَمل ان احصل على شيء ربما وبصورة دراماتيكية ورومانسية قبل ان اموت لكن في الوقت الحالي , اشكركم لكل ذلك |
| Evlilik teklifini dikkatle planlarsiniz mümkün oldugunca çekici ve romantik kilarsiniz. | Open Subtitles | لذا ان تخطط لهذه اللحظة بدقة وتجعلها ملفتة للإنتباه ورومانسية قدر الامكان |
| İnanılmaz güzel ve romantik bir hikaye anlatıyor. | Open Subtitles | هو يخبر بقصة جميلة ورومانسية بشكل لا يصدق |
| Breton'a çalacağız, ama yumuşak ve romantik. | Open Subtitles | حسنا موسيقى بريتانية , لكن هادئة ورومانسية |
| Görünecek. Ama hoş ve romantik bir şekilde. | Open Subtitles | ربما ستكونين لكن بطريقة لطيفة ورومانسية |
| Geniş kemerle sevimli ve romantik. | Open Subtitles | انه جميل ورومانسى مع حزام عريض |
| - Hayır, hüzünlü ve romantik. | Open Subtitles | - كلا، إنه تواق ورومانسى. |
| Hayal meyal tatlı ve romantik birini anımsıyorum... | Open Subtitles | إنني أتذكر بشكل ضبابي شخص كان لطيف و رومانسي |
| Garip değil, şahane bir şey ve romantik. | Open Subtitles | هذا ليس أمرا غريبا بل هو أمر رائع و رومانسي |
| Sevdiği şehir kadar sert ve romantik biriydi. | Open Subtitles | "لقد كان بقسوة وشاعرية المدينة التي يحبها" |