"yüzleşmek zorunda" - Translation from Turkish to Arabic

    • عليك مواجهتها
        
    • علينا مواجهة
        
    • ستواجه
        
    • عليه أن يتقبل الهزيمة
        
    • أن يواجه
        
    Bu dünyada yüzleşmek zorunda olduğun şeyler var. Open Subtitles هناك أشياء فى هذه الدنيا عليك مواجهتها ببساطة
    Bu dünyada yüzleşmek zorunda olduğun şeyler var. Open Subtitles هناك أشياء فى هذه الدنيا عليك مواجهتها ببساطة
    Sanırım sadece işler karmaşıklaşırsa kim olduğumuzla yüzleşmek zorunda kalacağımızı hissediyorum. Open Subtitles , اظن أنه علينا أن نعقل لو ان الأمور تعقدت علينا مواجهة ما نحن عليه
    Ahırın onu bırakmadan önce ona başka bir kişilik vermiş olabileceği gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalabiliriz. Open Subtitles . ربما علينا مواجهة الحقيقة . بأن الحضيرة تُعطيها شخصية جديدة
    İstediğin gibi yalandan yaşayabilirsin, Sammy, fakat er ya da geç, kim olduğun gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalacaksın. Open Subtitles بإمكانك أن تتظاهر كل ماتريده , سامي, لكن عاجلا ام آجلا ستواجه حقيقتك
    Böyle bir tehdidi devam ettirecekseniz çok kötü sonuçlarla yüzleşmek zorunda kalırsınız, dostum. Open Subtitles إن لم تكف عن هذا و تسحب التهديدات ستواجه عاصفة عواقب صعبة يا صديقي
    Kazanırsak, bizimle yüzleşmek zorunda kalırlar. Open Subtitles وإذا ربحنا , عليه أن يتقبل الهزيمة
    Ateş Lordu'yla yüzleşmek zorunda olan sensin. Kararın ne olursa olsun, yanındayım. Open Subtitles أنت الذي يجب أن يواجه زعيم النار مهما كان قرارك فأنا معك
    Böylece kısa sürede iyileştirebileceğiz. Eninde sonunda, insan olduğumuz gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalırız. Open Subtitles ونعالجه. {\cH2BCCDF\3cH451C00}في النهاية، ستكون علينا مواجهة
    Şimdi gerçeği biliyorsun, hayatının en önemli kararıyla yüzleşmek zorunda kalacaksın. Open Subtitles والان وانت تعرف الحقيقه ستواجه اهم قرار في حياتك
    Er ya da geç sen de aynı gerçekle yüzleşmek zorunda kalacaksın. Open Subtitles عاجلا أم آجلا ستواجه نفس الحقيقة
    Bununla bir başına yüzleşmek zorunda olduğunu düşünme! Open Subtitles لا تعتقد أنك ستواجه هذا لوحدك
    Bizimle yüzleşmek zorunda kalacak. Open Subtitles عليه أن يتقبل الهزيمة
    Yine Takım üyeleriyle yüzleşmek zorunda kalacak. Open Subtitles سيلزم أن يواجه أعضاء العصابة ثانيةً!
    Ama Clark kaderiyle tek başına yüzleşmek zorunda. Open Subtitles لكن على (كلارك) أن يواجه قدره لوحده

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more