| Sen de bunu yürüteceksin çünkü yetişkin bir insansın ve bunu yapabileceğine inanıyorum. | Open Subtitles | وستجعل ذلك ينجح لأنك رجل ناضج وأنا أعتقد أنك تستطيع فعل هذا |
| Ve sana gelince, senin de aklına koyduğun her şeyi yapabileceğine inanıyorum. | Open Subtitles | ... ونفسك، أنت أومن أنك تستطيع فعل كل ما تضع رأسك به |
| Yine de sözün özü şu ki, böyle bir şeyi yapabileceğine inanıyorum. | Open Subtitles | المُهِم أني أعتقِد أنكَ ستفعُلها أنكَ قادرٌ على فِعلها |
| - Kekleri kendim yaparım. - yapabileceğine inanıyorsan... | Open Subtitles | عزيزتى ، مادمتِ تثقين انكِ ستفعليها |
| Dediğim gibi, neler yapabileceğine dair fikrim yok. | Open Subtitles | كما قلت سابقاً, ليس لدي أدنى فكرة عن ما بإستطاعتها فعله |
| Böyle bir şey yapabileceğine inanmak istemiyorum. | Open Subtitles | أنا لا أريد أن أصدق أنها يمكن أن تفعل شيئا مثل هذا. |
| Bir adamı çok zorladığınızda neler yapabileceğine inanamazsınız. | Open Subtitles | ستُدهش مما قد يفعله المرء حينما يُضغط عليه ضغطاً جمّاً. |
| Ne yapabileceğine bir bak. | Open Subtitles | إذهبي لتر ما يمكنكِ فعله هل نجح الأمر؟ |
| Korkunç şeyler yapabileceğine, ve içinde kötülük olduğuna inanıyorum. | Open Subtitles | انا عندى اسابى للاعتقاد بانك قادر على فعل اشياء فظيعه وان عندك الشر مقيم بداخلك |
| Seyircilerin dünyayı daha iyi bir yer hâline getirmek için neler yapabileceğine dair birkaç düşünce daha. | TED | لذلك، إليكم بعض الأفكار الختامية حول ما يستطيع الجماهير عمله لجعل العالم أفضل مكانًا. |
| Geçmişte yaptıklarını düşününce, Jane'in her şeyi yapabileceğine eminim. | Open Subtitles | اعتقدت انها العكس أنا متاكدة ان جين تستطيع فعل اي شيء |
| Bunu yapabileceğine tam olarak emin misin? | Open Subtitles | وهل أنت متأكد من أنت تستطيع فعل هذا ؟ |
| Açıklamaya göre kullanan kişiyi her şeyi yapabileceğine inandırıyor. | Open Subtitles | وطبقاً للتقارير، فإن هذا العقار يجعل مُتعاطيه يُصدق أنه قادرٌ على أي شئ |
| - Bunu yapabileceğine emin misin? | Open Subtitles | -أأنتَ متأكدٌ من إنّكَ قادرٌ على هذا ؟ |
| yapabileceğine inanıyorum. | Open Subtitles | فأنا اثق انكِ ستفعليها ...هذا الشىء الأخضر |
| Sonra, New York'a döndüğümüzde Leslie ile bağlantı kurup medyanın ilgisini azaltmak için ne yapabileceğine bakacağız. | Open Subtitles | وبعد ذلك عندما نعود إلى (نيويورك) فعلينا الإتصال... بـ(ليزلي) لنرى ما بإستطاعتها فعله لتحجيم الخبر |
| Bunu yapabileceğine emin misin? | Open Subtitles | هل أنت متأكد من أنك يمكن أن تفعل هذا؟ |
| yapabileceğine inanıyorum. | Open Subtitles | أعرف بأنّك يمكن أن تفعل ذلك. |
| Bir adamı çok zorladığınızda neler yapabileceğine inanamazsınız. | Open Subtitles | ستُدهش مما قد يفعله المرء حينما يُضغط عليه ضغطاً جمّاً. |
| Birinci bölümle ilgili ne yapabileceğine bir bak o zaman. | Open Subtitles | لنرى ما يمكنكِ فعله بالفصل الأول |
| Korkunç şeyler yapabileceğine ve içinde kötülük olduğuna, inanmak için nedenlerim var. | Open Subtitles | انا عندى اسابى للاعتقاد بانك قادر على فعل اشياء فظيعه وان عندك الشر مقيم بداخلك |
| Gözlerimle görene dek neler yapabileceğine inanmak istememiştim. | Open Subtitles | ولم أرد تصديق ذلك إلى أن رأيت ما يستطيع فعله. |