| Öyle olunca da benim bunu yapma şansım olmayacak. | Open Subtitles | وهذا يعني أنك ستغادرين، ولن تكون لدي فرصة لأفعل هذا. |
| Hayatımda tek bir iyi şey yapma şansım var. | Open Subtitles | لدي فرصة لأفعل لشيء واحد جيد في حياتي |
| En azından iyi birşeyler yapma şansım olur böylece. | Open Subtitles | أقلها بهذا المنوال لدي فرصة لفعل شيء جيد |
| Şimdi iyi bildiğim konuda bir şeyler yapma şansım var. | Open Subtitles | الأن لدى فرصة لفعل شىء أجيد فعله |
| Tutuklanmadan önce tüm bunları yapma şansım vardı. | Open Subtitles | ما حدث هو أنة تم القبض على قبل أن أجد الفرصة لعمل هذا |
| Şimdi başı boş gezmek yerine iyi bir şeyIer yapma şansım var. | Open Subtitles | الآن سنحت لي الفرصة لعمل الخير بدلاً من التسكع. |
| Yani iyi bir şey yapma şansım olduğunda, yapıyorum. | Open Subtitles | و لا يمكنك فعل شيء لذلك إذا سنحت لي الفرصة لعمل شيء جيد |