| Senin aksine, benim adaylığım Senato'da onaylanmıştı çünkü ne yaptığımın farkında olduğumu düşünmüşlerdi. | Open Subtitles | حسناً ، بخلافك ترشيحي تم تأكيده بواسطة مجلس الشيوخ لأنهم يؤمنون بما أفعله |
| Ama bunu yapmaya devam edemem. Tek yaptığımın senin gelmeni beklemek olduğunu hissediyorum. | Open Subtitles | لا أستطيع الإستمرار بفعل هذا أشعر بأن كل ما أفعله |
| Ancak, özel biri ile tanıştığımda ne yaptığımın farkına varabildim. | Open Subtitles | استمر هذا حتى قابلت شخصا مميزا أدركت حينها ما كنت أفعله |
| yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum. Ama bu onunla ilgili, benimle değil. | Open Subtitles | إسمع ، أعرف أن مافعلته كان خاطئاً لكنه ليس عني إنه عنه |
| Ve hep kendimle çelişen seçimleri refleks haline getirmiştim, öyle ki bunları yaptığımın farkına bile varmıyordum. | TED | وكنت أقوم بتلك الخيارات المعاكسة لإرادتي بصورة تلقائية، لدرجة أنني لم أنتبه لما كنت أقوم به. |
| Lütfen bana yaptığımın Casey'nin ki kadar kötü olmadığını söyle. | Open Subtitles | أرجوك أخبرني بأن ما أفعله ليس سيئاً مثل كايسي |
| Ve benim yaptığımın az da olsa işe yarama şansı varsa bile bunu tercih etmek gerekmez mi? | Open Subtitles | و لو أن هناك فرصة صغيرة لما أفعله ينجح , ألا يكون هذا أفضل؟ |
| Evet, ben de ilk başlarda yaptığımın bu olduğunu sanıyordum... | Open Subtitles | نعم، ذلك ما إعتقدت أني أفعله بباديء الأمر |
| Tabii, o anda yaptığımın ne olduğunu tam olarak bilmiyordum ama yaptığım buydu. | Open Subtitles | بالطبع لم أكن أعلم ما أفعله بذلك الوقت تحديداً لكن كان ذلك كل ما فعلته |
| Başlayıncaya kadar ne yaptığımın farkında değildim sonra da- | Open Subtitles | لم أكن أعرف حتى ما الذي أفعله حتى فعلته، ثمّ.. |
| Fakat ne yaptığımın farkındayım. | Open Subtitles | ما تريد, جنرال كنوبي , لكن انا اعلم ما أفعله , وسوف |
| Kaybolup işlerini yapmalarına izin vermemi söylediler. Herkes ne yaptığımın farkında olsa her şey çok daha kolay olurdu. | Open Subtitles | لقد اخبروني أن أجلس وأدع الأمور لهم لكان الأمر أسهل كثيرًا لو علم الجميع بما أفعله |
| Yani, düzgün düşünemiyordum. Ne yaptığımın farkında değildim. | Open Subtitles | أعني ، أنني لم أكن أفكّر لا أعرف ما كنتُ أفعله |
| Ne söylediğimin, ne yaptığımın bir önemi yoktu. | Open Subtitles | لكن لا، لقد قمت بغلطه و لايهم ما أقوله أو ما أفعله |
| Çok küstahsın. Senin için neler yaptığımın farkında bile değilsin. | Open Subtitles | لديك عصبية كبيرة، ليس لديك أي فكرة عما أفعله من أجلك |
| Çok küstahsın. Senin için neler yaptığımın farkında bile değilsin. | Open Subtitles | لديك عصبية كبيرة، ليس لديك أي فكرة عما أفعله من أجلك |
| Yani yaptığımın rüzgar sörfüne benzediğini mi düşünüyorsun? | Open Subtitles | إذاً أنتِ تعتقدين أنّ ما أفعله مثل ركوب الأمواج؟ |
| Son iki gündür tek yaptığımın endişelenmek olduğunu öğrenince sinirlenirdi. | Open Subtitles | سوف تكون وحشية اذا علمت انني كل مافعلته في اليومين الماضيين هو القلق |
| yaptığımın doğru olduğunu söylemeye çalışmıyorum. | Open Subtitles | انا لااحاول ان اقول ان مافعلته صحيح |
| yaptığımın, akla mantığa sığmadığını biliyorum... ama ne diyebilirim? | Open Subtitles | أعرف أن ما أقوم به غش لكن ماذا يمكن أن أقول |
| Bir gün her şeyi senin iyiliğin için yaptığımın farkına varacaksın. | Open Subtitles | يوما ما ستدركين كل ما قمت به كان في مصلحتك |
| Roman'a gelmeden önce, ben de 8 yılımı Cotnari'de geçirdim ve yaptığımın doğru olduğuna inanıyorum. | Open Subtitles | قبل أن آتي إلى (رومان) قضيت 8 سنوات في (كوتانري) وأعتقد أني ابليت بلاءا حسنا |
| Beni eve göndermeye çalışırken "ne yaptığımın farkındayım" diyordun. | Open Subtitles | عندما حاولتَ أن تطلب منيّ الذهابَ "للمنزل، قلتَ "أدرك ماأفعل |