"yardım ediyor" - Translation from Turkish to Arabic

    • يساعد
        
    • تساعد
        
    • تساعدني
        
    • تساعدنا
        
    • يساعدك
        
    • يساعدون
        
    • يساعدنا
        
    • يساعدها
        
    • يساعدهم
        
    • يساعده
        
    • تساعده
        
    • تساعدك
        
    • يُساعدُ
        
    • يُساعدُني
        
    • يساعدني في
        
    Bana bakmaya devam edin. Ruhumun bedenimde kalmasına yardım ediyor. Open Subtitles إستمر بالنظر لى , ذلك يساعد لمنع روحى من الطيران
    Şimdi, elbette, özel Seratonin İnhibitörleri miyonlarca insanın daha iyi yaşamasına yardım ediyor. Open Subtitles أما الآن فإن هذا الدواء يساعد ملايين من الناس كي يعيشوا حياة أفضل
    Daha sonra Amerika'ya yardım etmeye karar verdik, ne de olsa Amerika diğerlerine isteseler de istemeseler de sürekli yardım ediyor. TED ومن ثم قلنا لانفسنا .. ربما يتوجب علينا مساعدة امريكا لان امريكا كانت تساعد الجميع سواء كانوا يريدون المساعدة او لا
    Yakın zamanda ölmüş kişilerin sevdikleriyle iletişim kurmasına yardım ediyor. Open Subtitles إنها تساعد الفاقدين على التواصل مع أحبائهم الراحلون العزيزين عليهم.
    Hazırlanmama yardım ediyor, ve hatta bizim için sandviç hazırlayacak. Open Subtitles إنها تساعدني على حزم حقائبي أنها حتى تصنع لنا الشطائر
    Onun da dıştan eklenmiş araçları var, ve bu araçlar hepimize iletişim kurmamız için yardım ediyor. TED فقد غدا لديه اجهزته الخارجية ايضاً وهذه الاجهزة الخارجية تساعدنا على التواصل والتواصل مع بعضنا البعض
    Özgürlüğünü kazanmana yardım ediyor ama gelecekte bazı güzel şeyler noksan. Open Subtitles ،إنه يساعدك على الحصول على حريتك لكن بمستقبل ينقص أدق الأشياء
    Eminim ki babanız anlayacaktır, ve çocukları Avatar'a yardım ediyor diye gururlanacaktır. Open Subtitles أنا متأكد أن أبوكم سوف يكون متفهما وفخورا لأن أولادة يساعدون الأفاتار
    Biri bu adamlara yardım ediyor. Yani belki buzlarını filan çözüyordur. Open Subtitles ثمّة من يساعد أولئكَ الرجال، أقصد، يُحررهم من الجليد الحافظ لهم.
    Kocam vebadan sonra sahipsiz kalan malları elden çıkarmaya yardım ediyor. Open Subtitles زوجي يساعد في التخلص من العقارات بقيت دون أصحاب بعد الطاعون
    Gümüş Hat yaşlılara yardım ediyor. İyiliksevenler'in de bana yardım ettiği gibi. TED لذا أعتقد الان أن الخط الفضي يساعد كبار السن بالطريقة نفسها التي ساعديني بها السامريون
    Dünya'yı bir araya getirmeye yardım ediyor, ve bence bu balık kesinlikle geleceğin balığıdır. TED اذا كان يساعد على توحيد العالم، وأعتقد أنه بالتأكيد الأسماك في المستقبل.
    Ve eminim, bu sırf büyük ve komik bir balık olabilir, ama yardım ediyor. TED وبالتأكيد، فإنه قد يكون مجرد واحدة كبيرة الأسماك سخيفة القديمة، ولكنها تساعد في.
    Biliyor musunuz, son yıllarda yüzlerce yeni organizasyon ve websitesi genç insanların kodlamayı öğrenmesine yardım ediyor. TED وكما تعلمون، كان هناك خلال السنوات الأخيرة المئات من المنظمات والمواقع الجديدة تساعد الشباب على تعلم البرمجة.
    Ve tüm bu teknoloji türleri gerçekten karma-harmanlanmış modeller gerçekten eğitimde devrime yardım ediyor. TED وتلك التقنيات فعلاً تساعد. النماذج المختلطة فعلا يمكنها المساعدة لتطوير التعليم بشكل ثوري.
    Diğer yandan da kim olduğum konusunda kendimi suçlamama yardım ediyor. Open Subtitles من جهه، انها تساعدني على لؤم نفسي اقل لما انا عليه
    Eskiden hoşlandığım bir kız, şimdi hoşlandığım kızı etkilemem için bana yardım ediyor. Open Subtitles البنت التي كنت معجب بها تساعدني كيف اؤثر في فتاة انا معجب بها الآن
    Bu kırmızı bayraklar, kendimizi ve diğer deniz memelilerini korumamız için harekete geçmemize yardım ediyor. TED هذه الإشارات الحمراء تساعدنا في التصرف لحماية أنفسنا والثدييات البحرية الأخرى.
    Jack Crawford kariyerine yardım ediyor. Anlaşılan birbirinizden hoşlanıyorsunuz. Open Subtitles جاك كروفورد يساعدك بالفعل فى الالتحاق بعمل جيد من الواضح انة معجب بك وانه يعجبكى
    Yabancılar en karanlık anlarında hayatta kalmak, daha az yalnız hissetmek ve onlara güçlü olduklarını hatırlatmak için yabancılara yardım ediyor. TED عبارة عن غرباء يساعدون غرباء في أحلك لحظاتهم ليبقوا أحياء وتقليل الشعور بالوحدة، وتذكيرهم بمدى قوتهم.
    Öncelikle çizmek, olayları düğümleri olan sistemler ve onların ilişkileri olarak algılamamıza yardım ediyor. TED أولاً، الرسم يساعدنا في فهم المواقف كالأنظمة ذات العقد وعلاقاتها.
    Bana okumam için kitap veya ailemle izlemem için film veya iletişime geçmem için arkadaş önermeleri konusunda onlara yardım ediyor. TED يساعدها ذلك على اقتراح كتب علي لأقرأها أو أفلام لتشاهدها عائلتي أو أصدقاء نتصل بهم.
    Organize suçlular oy alabilmeleri için onlara yardım ediyor. TED وربما يساعدهم عتاة الإجرام على زيادة زخم الاقتراع.
    Teal'c ikinizden de daha iyi durumda. Ortak yaşamı ona yardım ediyor. Open Subtitles حالة تيلك أفضل قليلا السيمبيوت خاصته يساعده قليلا
    Bence kaçmasına kadın yardım etmiştir. Acaba hâlâ yardım ediyor mu? Open Subtitles على الأرجح أنها ساعدته في الهروب لكن هل هي تساعده الآن؟
    Basit bir deri altı cihaz yerleştirme operasyonunda uzman bir doktor size yardım ediyor. Open Subtitles هذا مايقال في الطريق. لديك اخصائية تساعدك
    Kil ayrıca, fillerin yediği birçok yaprakta bulunan toksinlerin emilmesine de yardım ediyor. Open Subtitles يُساعدُ الطينُ أيضاً لإِمْتِصاص السمومِ الموجودة في العديد مِنْ الأوراقِ التي تأكلها الفيلةِ
    Sanırım bu bana, hepsini tek bir bütün olarak düşünmeme yardım ediyor. Open Subtitles إحسبْ بأنّه يُساعدُني لإعتِقاد مثل الواحد.
    Hayır, o casus değil. İlaç mümessilidir. Ama suçları çözmemde bana yardım ediyor, tamam mı? Open Subtitles لا، إنّه مندوب أدوية لكنّه يساعدني في حلّ الجرائم، أفهمتم؟

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more