Çocuklarımı bulana kadar kimse bir yere gitmiyor. | Open Subtitles | لن يغادر أي أحد هذا المكان حتى نجد أطفالي لا يمكن أن نسمح بذلك |
Hiçbir yere gitmiyor. Norton'u öldürmediğini biliyorum. | Open Subtitles | ـ هي لن تذهب لأي مكان ـ أعرف أنك لم تقتل نورتون |
Ben ne olduğunu tam olarak anlamadan kimse bir yere gitmiyor. | Open Subtitles | لن يذهب أحد الى أي مكان حتى أكتشف بالضبط ماذا حدث |
- Hayır, hayır, o hiç bir yere gitmiyor. Ona hiçbir şey söylemedim. Onunla sevgili olmadım. | Open Subtitles | لا لن تغادر الى اي مكان ، لم أفعل لها شيئ أنا لم أرتكب اي خطأ |
Jane,gerçek dünya hiç bir yere gitmiyor. | Open Subtitles | جاين، العالم الخارجى لن يذهب بعيداً سينتظر |
Tamam, ben bir bakayım. Fakat o hiçbir yere gitmiyor. | Open Subtitles | حسناً ، سأنظر في الأمر لكنه لن يذهب لأي مكان |
İlacın etkisinde. Hiçbir yere gitmiyor. | Open Subtitles | إنّه تحت تأثير محلولٍ وريديّ و لن يبرح مكانه الآن |
Hiçbir yere gitmiyor. Kalp krizi geçirdi. | Open Subtitles | إنهُ لن يغادر أى مكان لديهِ أزمة قَلبية. |
Telefonumu bulana kadar kimse bir yere gitmiyor. | Open Subtitles | لم اضحك لن يغادر احد هنا حتى احصل على هاتفى اللعين هل تفهمون؟ |
Bu meseleyi çözene kadar kimse hiçbir yere gitmiyor. | Open Subtitles | لن يغادر أحد من هنا حتى نصل إلى آخر هذا. |
Arkadaki tekerleklerin önünde engeller var. Bu araba hiç bir yere gitmiyor. | Open Subtitles | العجلات الخلفية موصدة بإحكام تلك السيارة لن تذهب لأي مكان |
Hayır, hayır, o para hiç bir yere gitmiyor sadece tahsis edilmeyecek. | Open Subtitles | لا ، لا ، النقود لن تذهب لأي مكان لن يتم تحويلها لأي مكان |
Hiç kimse bir yere gitmiyor. Bayan Wilberforce, beni iyi dinleyin. | Open Subtitles | لن يذهب أحد إلي أي مكان سيدة ويلبرفورس,إستمعي لي |
Cadmus'un sadece uzaylıları hedef almayı nasıl başardığını çözene kadar uzaylı kardeşim buradan bir yere gitmiyor. | Open Subtitles | لن تغادر شقيقتي الفضائية إلى أن نكتشف كيف تمكنت "كادموس" من استهداف الفضائيين فقط |
Adler hiçbir yere gitmiyor Neal. Buna izin vermem. | Open Subtitles | (آدلر) لن يذهب بعيداً يا (نيل) لن أسمح له بذلك |
Vincent hayatımızda ve hiçbir yere gitmiyor. | Open Subtitles | إسمعي , هو في حياتنا وهو لن يذهب لأي مكان |
- O zaman sorun ne? Hiçbir yere gitmiyor. Bırak maç sonuna kadar kalsın, hepsi bu. | Open Subtitles | لن يبرح مكانه دعه يُكمل المباراة، لا أكثر |
- Biz gidiyoruz. - Kimse bir yere gitmiyor. | Open Subtitles | ــ نحن سنذهب ــ لن يذهب أي شخص من هنا |
- Paniğe kapılmayın. Morse hiçbir yere gitmiyor. Hemen döneceğim. | Open Subtitles | ادوارد لا يمكن ان تختفي الان نحن منغمسين في هذا الوضع لا تفزع يا قيليب |
Doktorlar onay verene kadar kimse bir yere gitmiyor. | Open Subtitles | حسنا... حتى يأذن الطبيب لا احد يتحرك من هنا |
Bu dandik tekne hiçbir yere gitmiyor. | Open Subtitles | هذا القارب الردئ لن يبارح مكانه |
Ama çocuklarım hiçbir yere gitmiyor. | Open Subtitles | لكن أولادى لن يذهبون الى أى مكان معك |
Görüşürüz. Polis gelmeden kimse bir yere gitmiyor. | Open Subtitles | لن يتحرك أحد حتى أتصل بالشرطة |
Ama onlar bu petrol hiçbir yere gitmiyor vaadini için seçildiler. | Open Subtitles | ولكن تم أنتخابهم على شرط عدم الذهاب إلى أي مكان بالقرب من ألنفط |