"yusuf'" - Translation from Turkish to Arabic

    • يوسف
        
    • ومصلحتكِ
        
    • ليوسف
        
    Benden din adamı Yusuf Qasim ile ilgili bilgi istiyordun. Open Subtitles أنت تريد مني لمعرفة حول ذلك رجل الدين يوسف قاسم.
    Yusuf Qasim ile konuştuğunun farkında mısın, ve gözaltında olduğunun Open Subtitles وكنت على علم انه تحدث الى يوسف قاسم، وأنه التقط
    Kendi ülkesinde huzura erecek Yusuf'un kemikleri. Open Subtitles إنها بقايا عظام يوسف ليدفنوها و يجعلوها ترقد فى موطنه
    Şimdi, Jehan, hem kendin hem de bizim için Yusuf'a bombaların nerede olduğunu sormanı istiyorum. Open Subtitles الآن (جيهان ) لمصلحتنا ومصلحتكِ أريدكِ أن تسأليه أين القنابل
    Bunu Yusuf'a benim okuyacağımı ve en yorumlarını hemen ileteceğimi söyle. Open Subtitles قل لها أنى سأقرأها ليوسف بنفسى واكتب لها ملاحظاته
    Kendi ülkesinde huzura erecek Yusuf'un kemikleri. Open Subtitles إنها بقايا عظام يوسف ليدفنوها و يجعلوها ترقد فى موطنه
    Özellikle de tam şimdi, Ben Yusuf kıyılarımıza çıkmışken. Open Subtitles و خاصة الان ، و ابن يوسف قد رسا على شواطئنا
    Ben Yusuf, bizimle Sagrajas önlerinde savaşmak istiyor. Open Subtitles ابن يوسف تحدانا ان نقابله فى سهول ساجراجاس
    Ben Yusuf oradan çıkarma yapabilir ve tüm İspanya'yı istila edebilir. Open Subtitles ابن يوسف يمكن له أن يضرب من هناك و يتمكن من كل أسبانيا
    Öncelikle Valencia'yı alalım, sonra da Ben Yusuf almayı denesin. Open Subtitles بمجرد الاستيلاء على فالينشيا فلندع ابن يوسف يحاول
    Onu, Ben Yusuf'u gözetlemesi için göndermiştim. Open Subtitles أرسلته ليستكشف اذا كان ابن يوسف فى الطريق
    Ben Süleyman Güneş'ten olma 1965 Erzincan doğumlu Yusuf Güneş. Open Subtitles انا يوسف غونيز مواليد 1965 من مدينة ارزينكان
    Ben Yusuf'a bakmanızı beklerken, siz oğlumu terk ettiniz! Open Subtitles لقد كنت أتوقع أنكم ستحموا يوسف و لكنكم أهملتوه
    Yusuf gerçekten geleceği görmedi, değil mi? Open Subtitles يوسف لا يستطيع رؤية المستقبل أليس كذلك ؟
    Ah, lütfen, bize geleceğimizi anlatmalısın, ulu Yusuf! Open Subtitles أرجوك أن تخبرنا بمستقبلنا يا يوسف العظيم
    Yusuf'un bizden üstün olduğunu mu söylüyorsun, hatta Yahuda'dan bile? Open Subtitles هل تقول أن يوسف أرقي مننا جميعا حتي جودة
    Yusuf konusunda bir şeyler yapılması gerektiğinde hemfikir miyiz? Open Subtitles اننا موافقين اننا يجب أن نفعل شيئا ما حيال يوسف
    Şimdi, Jehan, hem kendin hem de bizim için Yusuf'a bombaların nerede olduğunu sormanı istiyorum. Open Subtitles الآن (جيهان ) لمصلحتنا ومصلحتكِ أريدكِ أن تسأليه أين القنابل
    Meryem, Yusuf'a hamile olduğu söylediğinde bebeğin babası o olamazdı. Open Subtitles عندما قال مريم ليوسف النجار أنها حامل بطفل ...وأنه ليس الوالد، هو

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more