| kusura bakma, ama sütyenin görünüyor. Düğme mi kopmuş? | Open Subtitles | أنا آسفة إن صدريتك ظاهرة هل فقدت زراً هنا ؟ |
| kusura bakma buraya kadar zahmet ettin ama ilgilenmiyorum. | Open Subtitles | آسفة إن كنت أهدرت رحلتكِ لكنني لست مهتمة |
| Yemekle ilgili niyetini yanlış anladıysam kusura bakma. | Open Subtitles | آسفة إن أسأت فهم نواياك من وراء مجيئك بالطعام. |
| Arabayla biraz gezindim. Son birkaç hafta seni duygularımla ilgili yanlış yönlendirdiysem özür dilerim. | Open Subtitles | أنا آسفة إن كنت أسأت توجيه مشاعرك بأي شكل هذه الأسابيع الماضية |
| Geçen gün için özür dilerim. Kalbini kırdıysam da özür dilerim. | Open Subtitles | آسفة بشأن ذلك اليوم آسفة إن كنت جرحت مشاعرك |
| kusura bakmayın ama toplantısı varsa bile bana bu konudan bahsetmedi ki bu hiç de olağandışı bir şey değildir. | Open Subtitles | أنا آسفة إن كان لديه إجتماع فلن يذكر ذلك لي أظن ذلك غير طبيعي |
| Sert davrandıysam üzgünüm ama sen ve arkadaşın beni gafil avladınız. | Open Subtitles | آسفة إن كنت خشنة قليلاً في ....... ذاك اليوم لكنك أنت و صديقك فاجأتماني... |
| Fotokopiden okunmayabilir,kusura bakma. | Open Subtitles | آسفة إن كانت النسخ صعبة القراءة |
| kusura bakma insanın diline yapışıyor. | Open Subtitles | أوه, آسفة. إن التأثير علي سهل. |
| Biraz kaba oldu, kusura bakma ama gerçek bu. | Open Subtitles | آسفة إن كان ذلك قاسٍ، لكنهُ حقيقة |
| Utandıysan kusura bakma çünkü ben de utandım. | Open Subtitles | آسفة إن كنت محرجاً لأنني أنا محرجة |
| Eğer 15 yaşındaki kızıma, tanımadığım bir erkekle beraber San Francisco'ya uçsun diye izin vermiyorsam, kusura bakma. | Open Subtitles | آسفة إن كنت أمنع ابنتي ذات الخمسة عشر عاماً من ركوب الطائرة والذهاب لـ(سان فرانسيسكو) مع شاب بالكاد تعرفينه |
| - Seni üzdüysem kusura bakma. | Open Subtitles | آسفة إن أهنتكِ. |
| kusura bakma ama bu ikimizin de kaçındığı bir konu. | Open Subtitles | آسفة إن كان هذا واضحاً تماماً |
| Liflerimle sana hakaret ettiğim için özür dilerim. | Open Subtitles | آسفة إن أهنتك بتعليقي سيد المرور الثلاثي |
| Sen, Serena ve Eric burada tanıdığım tek insanlarsınız yeni eğer üzerine çok geldiysem özür dilerim. | Open Subtitles | أنت وسيرينا وإيريك الأشخاص الوحيدون الذين أعرفهم هنا لذا أنا آسفة إن تقربت كثيراً |
| Çünkü ben böyleyim ve özür dilerim eğer bu sıkıcı, ezik kızların hiçbiriyle birlikte yaşamak istemiyorsam. | Open Subtitles | لأنّ هذه طبيعتي، و آسفة إن لم أرغب بالإقامة مع أيّ من هذه الفتيات المملّات السخيفات. |
| kusura bakmayın ama kardeşinizin ölümüne pek de üzülmemiş gibisiniz. | Open Subtitles | أنا آسفة إن كنت لا تمانعين قولي التالي لكنك لا تبدين حزينة جداً على وفاة أخيك |
| kusura bakmayın, sizi rahatsız ettim. | Open Subtitles | حسناً .. آسفة إن كنت أزعجتك. |
| Sana biraz sert davrandıysam üzgünüm. | Open Subtitles | آسفة إن كنت قد قسيت عليك قليلًا |