| Üzgünüm, bayım. Henüz gelmediler. | Open Subtitles | آسفة سيدي لم تصل بعد |
| - Üzgünüm bayım... - Sadece bir numaraya ihtiyacım var. | Open Subtitles | حسنًا، آسفة سيدي - أنا فقط بحاجة لرقم |
| Üzgünüm, efendim. Tek yolu hiper sürücüyü tamir etmek için kullandığımız parçaları sökmekti. | Open Subtitles | آسفة سيدي الطريقة الوحيدة ستكون بسحب المكونات |
| Üzgünüm, efendim. Daniel'ın hala sağ olup olmadığını öğrenmemizin bir yolu yok. | Open Subtitles | أنا آسفة سيدي ولكن في هذه النقطه , نحن لانملك أي طريقة لنعلم إذا كان دانيال لازال حياً |
| Özür dilerim efendim, ama hesaplamalar yanlış. | Open Subtitles | أنا آسفة, سيدي لكن هذه الحسابات غير صحيحة |
| Özür dilerim bayım. | Open Subtitles | انتظروا أنا آسفة سيدي |
| Kusura bakmayın efendim. Hayır. 1. hatta Bayan Mannix var isterseniz. | Open Subtitles | آسفة سيدي هل تريد التحدث إلى السيدة (مانيكس) على الخط الأول؟ |
| Üzgünüm, efendim, Bu kayırlara ulaşamam. | Open Subtitles | آسفة سيدي لا استطيع الدخول لهذه المعلومات |
| Üzgünüm, efendim. | Open Subtitles | آسفة سيدي كل الاماكن مشغولة حتى ليلة الافتتاح |
| Üzgünüm, efendim. | Open Subtitles | آسفة سيدي كل الاماكن مشغولة حتى ليلة الافتتاح |
| Üzgünüm, efendim. Emmingen'de bir bombardıman var. Bağlantımız kesildi. | Open Subtitles | إنني آسفة سيدي , هناك قصف الآن في إمنْجْين , لقد فُصِلْنا للتو |
| Özür dilerim, efendim, ama bunu nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum. | Open Subtitles | أنا آسفة سيدي , لا أعرف تماماً كيف أقول هذا |
| - Özür dilerim bayım, ben... | Open Subtitles | لا، آسفة سيدي ... هل يمكنك |
| Kusura bakmayın efendim. | Open Subtitles | آسفة سيدي |