| Kalk ve Koş koç. Sen de herkes gibi kusacaksın. | Open Subtitles | أنهض ثم أجري ، أيها المُدرب لأنك ستتقيئ مثل الآخرين |
| Aşağıdaki ağaçlara ulaşabiliriz. Hadi Koş. | Open Subtitles | يمكن أن نختفي في تلك الأشجار هناك هيا ، أجري |
| Onunla koşmaktan bahsettik. O triatlon yapıyormuş ben de yarı maraton koşuyorum. | TED | تحدثنا حول الركض، هو يشارك في سباق ثلاثي وأنا أجري نصف ماراثون. |
| Yeni bir şeyler bul, araştırma yap, kanıtları incele, tanıklarla görüş. | Open Subtitles | جدي وقائع جديدة، أجري تحرياتكِ، إبحثي عن أدلة جديدة، إلتقي بالشهود. |
| Kaç kez böyle bir şey yapmak istediğimi sana anlatamam. | Open Subtitles | لا أستطيع إخبارك كم مرة أردت أن أجري هذا الإتصال |
| Birkaç hafta içinde onu kabul edip, ...bazı testler yapmam gerekecek. | Open Subtitles | يجب أن أقر بدخوله في اليومين المقبلين و أجري بعض الفحوصات |
| Yaralı arkadaşımız hala kayıtta ve el kaldırmış olan polisle röportaj yaptım. | Open Subtitles | ما زلنا نصور الضباط المصابين أجري مقابلة مع الضباط الذي رفع يديه |
| Bu sefer, biraz Koş ve ortada dön. | Open Subtitles | هذة المرة، أجري قليلاً و ألتف عند المنتصف |
| - Şaryonun arkasından Koş köylü. - Peki efendim. | Open Subtitles | .أجري وراء العربة، أيها الفلاح نعم، سيدي |
| Tamam, salla. Koş. Vur. | Open Subtitles | سددي ، أجري ، اضربي هذا الشيء اجريعبرالـ.. |
| Git, Koş ve saklan. Uzaklaş benden. | Open Subtitles | .أذهبي، أجري وأختبئي .أبتعدي عني، لا اريد أن أراك |
| Sadece koşuyorum, hayvanlarla beraber karanlıkta koşuyorum. | Open Subtitles | كنت أجري في الحلم مع الحيوانات في الظلام |
| Aynı deneyi on defa yap... -...on farklı sonuç alırsın. | Open Subtitles | أجري الفحص عشر مرّات ستحصل على عشر نتائج مختلفة |
| Bir Kaç yıl önce, laboratuvarımda kendi deneylerimi yapıyordum. | TED | قبل بضع سنوات ، كنت أجري بعض تجاربي في المختبر. |
| Herhangi bir karar vermeden önce kan tahlili yapmak istiyorum. | Open Subtitles | أريد أن أجري فحصاً لدمكِ قبل أن نتأخذ قراراتٍ مستقبلية |
| Birkaç hafta içinde onu kabul edip, ...bazı testler yapmam gerekecek. | Open Subtitles | يجب أن أقر بدخوله في اليومين المقبلين و أجري بعض الفحوصات |
| Öbür tarafa geçmekten bahsederken, adamın en yakın arkadaşı hakkında biraz araştırma yaptım. | Open Subtitles | بمناسبة الحديث عن العبور كنت أجري بحثاً عن صديق الرجل المقرب |
| Haftada bir Kaç sabah göl boyunca koşarım. | Open Subtitles | التمارين جيدة أنا أجري حول البحيرة مرتين في الأسبوع |
| Bakın, ücretim parça başına 8.000 dolar artı eğer ilk üçe girerseniz, 10.000 dolar prim. | Open Subtitles | أجري 8 آلاف للعرض الواحد و زيادة 10 آلاف في حالة إحراز أحد الثلاث المراكز الأولى |
| Tatlım, paramı çeyreklik olarak alırsam, bir şeyleri yanlış yapıyorum demektir. | Open Subtitles | عزيزتي، إن كنت أتقاضى أجري بأرباع الدولارات فكنت سأصبح مخطئة تماماً |
| Bu bok deliğinde öyle bir haber yaparım ki,... ..sonsuza dek kapatılır. | Open Subtitles | أستطيع أن أجري تحقيقا في هذه الحفرة القذرة و أقفلها للأبد |
| Karanlıkta bu evin ışıklarını gördüm ve buraya ulaşana kadar koşmaya devam ettim. | Open Subtitles | رأيت أنوار ذلك البيت في الظلام و ظللت أجري حتى وصلت إلى هنا |
| Burada da yazın ortasında arka bahçede koşarken. | TED | هذا أنا أجري في الحديقة الخلفية منتصف الصيف |
| Kan kaybı endotoksik şoka neden olmuş olabilir. Ama daha fazla test yapmalıyım. | Open Subtitles | النزيف قد يقود إلى نومة فقر الدم لكن يجب أن أجري إختبارات أخرى |
| Ben bir test daha yapayım. | Open Subtitles | موافقة ، دعني أجري فقط إختبارا ً واحدا ً |