| Bunu yapan şeyin ne olduğunu öğrenene kadar gitmiyorum. | Open Subtitles | في كتاب، بالمنزل أنا لن أرحل حتى نجد الفاعل |
| Peki ya ben de sen evet diyene kadar gitmiyorum dersem ne olur? | Open Subtitles | وأنا لن أرحل حتى توافقين، فما رأيك؟ |
| Sen evet diyene kadar gitmiyorum. | Open Subtitles | أنا لن أرحل حتى تقول نعم |
| Bak, herkesten senin hakkında duyduğum tek şey, senin ne kadar hayret verici olduğun ve bana yardım edene kadar buradan gitmiyorum! Kahretsin! | Open Subtitles | سمعت عن كم أنت مذهل، لن أرحل حتى تساعدني |
| O yüzden beni geri göndermeyi unut, çünkü senin hayatımız dediğin bu üzücü şeyi düzeltene kadar bir yere gitmiyorum. | Open Subtitles | انسى أمر إرجاعي لأنني لن أرحل حتى نقوم بتغيير كامل لهذا الشيء المحزن الذي تسميه حياة... |
| Bu sefer kendi yuvam söz konusu. İşi bitirene kadar gitmeyeceğim. | Open Subtitles | هذه المرة أنا في منزلي ولَن أرحل حتى ينتهي الأمر |
| Ve bir goril görene kadar ayrılmayacağım. | Open Subtitles | ولن أرحل حتى أرى غوريلا |
| Onu bulana kadar gitmiyorum. | Open Subtitles | لن أرحل حتى أجده |
| Donna'yı öldüren zenci geberene kadar buradan bir yere kıpırdamıyorum. Tamam mı? ! | Open Subtitles | لن أرحل حتى الزنجي الذي قتل " دونا " رأس غبية |
| Bundan emin olana kadar buradan çıkmayacağım. | Open Subtitles | لن أرحل حتى أكتشف ذلك على وجه اليقين. |
| Bay Burns, karıma yaptıklarınız için özür dileyene kadar burdan bir yere gitmiyorum. | Open Subtitles | سيد (بيرنز) لن أرحل حتى تتأسف لزوجتي من فعلتك |
| Bu kapıyı açana kadar bir yere gitmiyorum. | Open Subtitles | لن أرحل حتى تفتحي الباب. |
| Bana bir özür borçlusun. Sen özür dileyene kadar gitmeyeceğim. | Open Subtitles | أنتِ مدينة لي باعتذار ولن أرحل حتى أحصل عليه |
| O orospunun öldüğünü öğrenene kadar gitmeyeceğim! | Open Subtitles | لن أرحل حتى أتأكد من موت تلك العاهره |
| Güvenliği sağlayana kadar ayrılmayacağım. | Open Subtitles | لن أرحل حتى أعلم أنه كذلك |