| - Aslında seninle bir şey hakkında konuşmak istiyordum bu nedenle tavuk yemeği yaptım. | Open Subtitles | حسناً ، أردت الحديث معك لذا أعدتت فطيرة الدجاج |
| Uğradığın için teşekkürler. Geçen geceden sonra seninle konuşmak istiyordum. | Open Subtitles | شكراً لحضوركِ، لقد أردت الحديث معكِ بعد الليلة الماضية |
| Neyse, sizinle Dr. Whatley hakkında konuşmak istiyorum. | Open Subtitles | المهم، أردت الحديث معك بخصوص الطبيب واتلي. |
| Eğer onunla konuşmak istersen çadırımın yanında bekliyor. | Open Subtitles | أنهُ ينتظر في خيمتي أّذا أردت الحديث معه |
| Eğer gece yarısı iş konuşmak istiyorsan elimden gelen bu. | Open Subtitles | لذلك إذا أردت الحديث ليلا، هذا أفضل ما يمكننا فعله |
| Ama sizinle konuşmak istediğim tam da bu. | Open Subtitles | ولكن ذلك شىء مشابه لما أردت الحديث معك بصدده |
| Ama dün gece iş hakkında konuşmak istediğini söylemiştin. | Open Subtitles | ولكنك قلت بالأمس أنك أردت الحديث عن العمل. |
| Benimle konuşmak istemişsin? | Open Subtitles | أردت الحديث معي؟ |
| Aslında seninle o konuda konuşmak istiyordum. | Open Subtitles | في الحقيقة أردت الحديث معك حول هذا الموضوع |
| İyi görünüyorsun! Seninle konuşmak istiyordum. | Open Subtitles | أنا سعيد أنك جئت لقد أردت الحديث معك |
| Doğru. Ben de konuşmak istiyordum. | Open Subtitles | صحيح أنا أيضاً أردت الحديث بهذا الخصوص |
| Parklardaki karların miktarıyla ilgili konuşmak istiyorum. | Open Subtitles | أردت الحديث معك بخصوص كميات الثلج الموجودة في الحدائق |
| Sizlerle, benim için çok önemli olan bir konu hakkında konuşmak istiyorum. | Open Subtitles | أردت الحديث إليكم بشأن شيء مهم جداً بالنسبة لي. |
| Morgan ve JJ ile konuştum seninle de olanları konuşmak istiyorum. | Open Subtitles | تحدثت مع مورغان و جي جي و أردت الحديث معك عما جرى |
| Kitapla ilgili yardıma ihtiyacın olursa ya da birisiyle konuşmak istersen beni aramaktan çekinme. | Open Subtitles | لذا إن أردت مساعدة لأجل كتابك، أو أردت الحديث مع أحدٍ ما, لا تتردد بالإتصال بي. |
| Eğer öyleyse ve bu konuda senin DNA'nı paylaşmayan biriyle konuşmak istersen... | Open Subtitles | وإن كان ذلك صحيحاً وإن أردت الحديث إلى شخص عنها شخص لا يشاركك حمضك النووي |
| Kız arkadaşın hakkında konuşmak istersen rehberlik saatleri yazıyor. | Open Subtitles | إذا أردت الحديث عن خليلتك فستجد مواعيد الاستشارة منشورة. |
| Peki sen kimsin? Pekala, Brian McKinley, eğer sevgilimle konuşmak istiyorsan önce benimle konuşursun. | Open Subtitles | حسنا ، بريان ماكينلي، إذا أردت الحديث لصديقتي عليك أن تخبرني أولا |
| Pekala, Brian McKinley, eğer sevgilimle konuşmak istiyorsan önce benimle konuşursun. | Open Subtitles | حسنا ، بريان ماكينلي، إذا أردت الحديث لصديقتي عليك أن تخبرني أولا |
| Dinle, eğer bir şey hakkında konuşmak istiyorsan ben buradayım, tamam mı? | Open Subtitles | اسمع، إن أردت الحديث عن أي شيء، فأنا موجود، حسناً؟ |
| Ve esas konuşmak istediğim hariç herşey hakkında konuştuk. | Open Subtitles | تحدثنا حول كل شي بإستثناء ما أردت الحديث عنه |
| Sizinle konuşmak istediğim tam olarak buydu, kalpsiz suçlular çetesi. | Open Subtitles | وهذا بالضبط ما أردت الحديث عنه إليكم يا عديمي الإحساس ومجموعة من المنحرفين. |
| Benimle konuşmak istediğini biliyorum ama sanırım ikimize de zaman kazandırabilirim. | Open Subtitles | أعلم أنك أردت الحديث معي لكن أعتقد أن بإمكاني توفير الوقت على كلينا |
| Pekala baba, annem benimle konuşmak istediğini söyledi. | Open Subtitles | لذلك،يا أبي أمي قالت إنك أردت الحديث |
| Benimle konuşmak istemişsin. | Open Subtitles | هل أردت الحديث معي |