| Özür dilemek istiyorum sadece ve daha iyi biri olmaya çalışacağım. | Open Subtitles | أريد فقط أن أقول بأني آسف وهذا سوف أحاول أن أكون |
| Ne şan ne de şöhret istiyorum, sadece onu ne kadar sevdiğimi söylemek istiyorum. | Open Subtitles | لا أبحث عن الغنى و الشهرة أريد فقط أن أخبرها كم أحبها |
| Böyle düşünmene sevindim; ama Tek istediğim bu kabustan kurtulmak. | Open Subtitles | أحبكِ لتفكيركِ بذلك ولكن أريد فقط أن ينتهي هذا الكابوس |
| Ben sadece onun mutlu ve güvende olduğundan emin olmak istiyorum. | Open Subtitles | جيما محقة , أريد فقط أن أتأكد أنه سعيد و بمأمن |
| Harika biri olduğunu düşünüyorum ve böyle düşünmeye devam etmek istiyorum. | Open Subtitles | اعتقد أنك رجل مميز, و أريد فقط أن اظل أعتقد ذلك. |
| Çıkmak diyebiliriz, öylesine takılmak diyebiliriz. Ne olursa olsun, senin birlikte olmak istiyorum. | Open Subtitles | يمكننا أن نسمه مواعدة أو خروج لا يهم، أريد فقط أن أكون معكِ |
| Buraya son çare olarak gelmiş olduğumu hemen belirtmek isterim. | Open Subtitles | أريد فقط أن أكون واضحاً، أنا هنا لأنه الملاذ الأخير |
| Burası Discovery Channel değil. Sadece basit şeyleri bilmem gerekiyor, adamım | Open Subtitles | هذة ليست قناة "دسكفرى" اللعينة أننى أريد فقط أن أعرف الأساسيات |
| Sadece ufak bir emniyet yerleştirmek istiyordum. Kötü bir yere denk gelmişti, aşağı düştüm. | Open Subtitles | أريد فقط أن أضع فأس صلب به كل الطريق الي الأسفل |
| Küçük kızımızın çok hızlı büyümesini istemiyorum. Çok hızlı büyüyor. | Open Subtitles | لا أريد فقط أن تنتهي فترة طفولتها، ذلك سريع جداً |
| Tekrar yürüyebilecek miyim, bunu bilmek istiyorum sadece. | Open Subtitles | أريد فقط أن أعرف هل سأكون قادرا على المشي مجددا |
| Tekrar yürüyebilecek miyim, bunu bilmek istiyorum sadece. | Open Subtitles | أريد فقط أن أعرف هل سأتمكن من السير مجددا |
| Evet hala hangarda olup olmadığını bilmek istiyorum sadece. | Open Subtitles | نعم. أريد فقط أن أعلم إذا كانت ماتزال في حظيرة الطائرات أم لا |
| Tek istediğim sevgili kocam ve çocuklarımla beraber güzel bir gün. | Open Subtitles | أريد فقط أن أقضى يوماً لطيفاً فى البيت مع زوجى المفضل ومع أولادى |
| Tek istediğim bir görmek. Biz gittikten sonra uyurlar. | Open Subtitles | أريد فقط أن أرى الأطفال يمكنهم النوم عندما نذهب |
| - Araştırmanız tehlikeli. Tehlike istemiyorum. Tek istediğim normal bir hayat. | Open Subtitles | تحقيقك خطر، أنا أريد فقط أن أعيش حياة طبيعية |
| Ben... Ben sadece arkadaş olmak istiyorum, seninle çıkmak istemiyorum. | Open Subtitles | أريد فقط أن نكون أصدقاء لا أريد أن أخرج معك |
| Faydalı olduğunu düşündüğüm iki soruya işaret etmek istiyorum. | TED | أريد فقط أن أشير إلى سؤالين أظنهما مفيدين. |
| Her şeyi düzgün yaptığımdan emin olmak istiyorum. Biraz daha zamana ihtiyacım var. | Open Subtitles | أريد فقط أن أتأكد أن كل شيء صحيح، وأنا أحتاج فقط لبعض الوقت |
| Sadece bu hapın sizin cinsel hastalıklardan korumayacağını hatırlatmak isterim. | Open Subtitles | أعدكِ . أريد فقط أن أذكركِ بأن هذا لن يحميكِ |
| Sadece dostça bir hatırlatma: şiir sunumlarınızın yarın başlaması gerekiyor. | Open Subtitles | أريد فقط أن أذركركم عروضكم حول القصائد ستبدأ غدا |
| Bir: Mutlu düşünceleri olan mutlu bir insan olmak istiyordum. | Open Subtitles | واحد, كنت أريد فقط أن أكون إنسان سعيد ذو خواطر سعيدة |
| İple bağlanmış dana gibi bir şey olmak istemiyorum. Sadece yürümek istiyorum. | Open Subtitles | إنه ليس تسلق حبل أو شيء ما أريد فقط أن أتمشى قليلا |
| Tamam, dikey kalkış düğmesini bulmam lazım. | Open Subtitles | حسناً، أريد فقط أن أجد مفتاح الدفع العمودي |
| Sadece bir defalığına bir kuru temizleyicinin bir şeyin.. | Open Subtitles | أريد فقط أن أسمع و لو لمرة صاحب مغسلة بعترف |
| Seninle tanışmanın büyük bir onur olduğunu söylemek istedim sadece. | Open Subtitles | حسنا، أريد فقط أن أقول، لشرف لي أن ألتقي بك. |
| Ben sadece iyi bir hayatım olsun istiyorum. Doyasıya içki alacak gücü olan biri | Open Subtitles | أريد فقط أن أكون هذا الرجل الذي يصعد لأعلى أريد أن أكون الرجل الذي يشتري مشروبات |
| Bunun ne kadar önemli bir olay olduğunu vurgulamak istiyorum. | TED | و أريد فقط أن اؤكد على مدى أهمية هذا الحدث. |