| Vali bey, lütfen mümkün olduğunca sorularımıza doğru cevap vermeye çalışın. | Open Subtitles | أيّها المُحافظ ، حاول أنّ تـُجيب أسئلتنا بقدر المُستطاع من دّقة. |
| Avukatın sorularımıza cevap vermek zorunda olmadığını söyledi mi? | Open Subtitles | هل أوضح لك محاميك بأنك غير مضطر للإجابة على أسئلتنا ؟ |
| Ya sorularımızı cevaplarsın ya da tüm gün dişlerini çekeriz. | Open Subtitles | إما أن تجيب على أسئلتنا أو سننتزع كافة أسنانك اليوم |
| Belki bu mavili çocuk köstebek hikayesiyle ilgili bazı sorularımızı cevaplayabilir. | Open Subtitles | ربما هذا الشرطي يستطيع الإجابة على بعض أسئلتنا حول ذلك الفار الخائن الذي كنتما تتحدثان عنه |
| Hepimiz Soruları duymak istediğimiz cevaplara göre değiştiririz. | Open Subtitles | كلنا نبني أسئلتنا على الإجابات التي نريد أن نسمعها |
| Sanık, sorulara cevap vermek ya da itiraf etmek dışında konuşamaz. | Open Subtitles | المتهمة لن تَتَفوه بِأي كَلِمَة إلا لتجيب على أسئلتنا أو لتعترف |
| Evet, şey... Sanırım her zaman sorularımız olacak. | Open Subtitles | نعم, حسناً,أظن أننا لن نحصل أبداً على أجوبة لكل أسئلتنا |
| Sadece sorumuza cevap ver ve seni yoluna bırakacağız, tamam mı? | Open Subtitles | فقط أجب على أسئلتنا وسندعك ترحل في حال سبيلك، إتفقنا؟ |
| Eğer hep birlikte hareket edersek sorularımıza cevap vermelerine zorlayabiliriz. | Open Subtitles | بإمكاننا إجبارهم على إجابة أسئلتنا إن تعاونّا إن لم يتراجع أحد |
| Satır aralarını iyi okumalı ve sorularımıza cevap vermeli. | Open Subtitles | عليه أن يقرأ نسخة دقيقة منه و يبدأ بالإجابة على أسئلتنا. |
| sorularımıza cevap verdiğiniz için teşekkür ederiz, Bayan Florrick. | Open Subtitles | شكرًا لإجابتكِ عن أسئلتنا يا سيدة فلوريك |
| Konuştuğumuz tüm yöneticiler sorularımıza cevap verirken çok mutlu görünüyorlardı. | Open Subtitles | كل العاملين التنفيذيين هناك يسعدون بالرد على أسئلتنا |
| - Umarım tüm sorularımıza cevap verebilir. | Open Subtitles | آمل أنه بمقدورها الإجابة عن جميع أسئلتنا. |
| Beckett sorularımıza 3 saat cevap vermek zorunda. | Open Subtitles | أن "بيكيت" سيرد على أسئلتنا لمدة ثلاث ساعات فقط |
| Belki bu mavi üniformalı köstebek hikayesiyle ilgili... bazı sorularımızı cevaplayabilir. | Open Subtitles | ربما هذا الشرطي يستطيع الإجابة على بعض أسئلتنا حول ذلك الفار الخائن الذي كنتما تتحدثان عنه |
| sorularımızı burada cevaplarsın ya da seni şehir merkezine götürürüz. | Open Subtitles | يمكنك أن تجيبي على أسئلتنا هنا أو نأخدك الى وسط المدينة |
| sorularımızı yanıtlamakta büyük nezaket ve sabır gösterdiniz. | Open Subtitles | لقد كنت عطوفة وصبورة بالاجابة على كل أسئلتنا |
| Ya birileri hemen sorularımızı cevaplamaya başlar ya da Soruları TV kameraları önünde sorarız. | Open Subtitles | لذا,إما أن يبدأ أحدهم فى الإجابه عن أسئلتنا أو سنبدأ بسؤالهم أمام كاميرات التلفاز |
| Bazı stajyer Soruları profiline uymayabilir ama yine de soracağız, tamam mı? | Open Subtitles | لذا أحد أسئلتنا للمتدربين الكبار قد لايلائمك ولكن سوف أسأله على كل حال |
| Korkarım bu cevaptan çok sorulara yol açıyor, ama bu tam da, bilirsiniz, bilimin gerçekten iyi olduğu şey. | TED | و لكني أخشى أن هذا يدعونا لنتسأل أكثر مما يجيب أسئلتنا و هذا كما تعلمون فائدة العلم الحقيقية |
| Böylece sorularımız cevaplanmış olur. | Open Subtitles | ،وفي النهاية، نجد أسئلتنا لها إجابات |
| Tek bir sorumuza bile cevap vermedi. Verecek. | Open Subtitles | ! لم يرد على أي من أسئلتنا بعد. |
| Eğer siz ve eşiniz bir kaç sorumuzu cevaplamak için buraya gelebilirseniz çok iyi olur. | Open Subtitles | لذا , إذا استطعت انت وزوجتك أن تاتوا هنا في الحال وتجاوبوا لبعض من أسئلتنا هذا سيكون تعقيب |