| Küçük grubumuzu paramparça; sevdiğim insanları birbirine düşman etti. Keşke... | Open Subtitles | مزقت أشلاء مجموعتنا الصغيرة ، وحرضت إناس أحبهم ضد البعض |
| Herkes dehşet içindeyken o küçük kediyi öldürüp paramparça etti. | Open Subtitles | ومن رهبة الجميع، قتل ذلك القط الصغير مزّقه إلى أشلاء |
| Ve İncil de öfkenin cezası diri diri parçalara ayrılmaktır. | Open Subtitles | ومعاقبة الأنجيل للغضب يحدث بالتقطيع إلى أشلاء على قيد الحياة. |
| Onlar, ne pahasına olursa olsun, bizi parçalara ayırmak istiyorlar. | Open Subtitles | ، إنهم يريدون تقطيعنا إلى أشلاء لا يهم كم سيكلفهم ذلك |
| Vücudunun parçaları olay yerinin iki sokak çevresindeki 7 ayrı çöp bidonunda bulundu. | Open Subtitles | أشلاء الجُثة وُجدتْ في سبعةِ صَناديقَ للقُمامة مُختلفة إثنان من كتل من مسرح الجريمة. |
| parçala beni! parçala beni! | Open Subtitles | حطمني إلى أشلاء |
| Yaklaşık 20 ceset vardı. Söylemesi zor. Cesetten çok parçalar vardı. | Open Subtitles | إنّهم حوالي 20 جثماناً، ويصعب الجزم، إذّ أنهم أشلاء أكثر من كونهم جثمانات. |
| Bu nefis vücudun, paramparça olmasından iyidir | Open Subtitles | هذا أفضل من رؤية هذا الجسم الرائع بشكل أشلاء في كل مكان. |
| Orayı resmen paramparça etmişler. Bilgisayara girmişler. | Open Subtitles | عمليًّا قاموا بتمزيق المكان إلى أشلاء وتمكنوا من الدخول للحاسوب المركزيّ. |
| Hindistan'ın da aynı şekilde paramparça olduğunu görmek istiyorum. | Open Subtitles | أريد أن أرى الهند مفجرة إلى أشلاء بنفس الطريقة |
| Onu sıcak karşılayın. Hepinizi paramparça edene kadar. | Open Subtitles | جربوا أن تجعلوه يشعر بالترحاب قبل أن يمزقكم إلى أشلاء |
| Güç insan aklını ayrı parçalara ayırır ve senin kendi seçimlerinin yeni şeklinde onları yeniden biraraya koyar. | Open Subtitles | القوه هي تمزيق عقل الإنسان إلى أشلاء ثم جمعهم مع بعضهم مرة اخري, بالشكل الذي تختاره انت |
| Sonra onu kızartabilirsiniz, kızartıp... küçük parçalara bölerek... kuşlara yem olarak verirsiniz. | Open Subtitles | ثم يمكنك أن تحمصها و شرب نخبها وتقطيعها إلى أشلاء صغيرة جداً وإطعامها للطيور |
| Seni parçalara ayırdığında, bunu kemiklerine yazarız. | Open Subtitles | سوف نكتب ذلك على عظامك عندما نحولك إلى أشلاء |
| "Ceset parçaları, yerlere saçılmış ve ağaçlarda asılı kalmış durumdaydı." | Open Subtitles | تبعثرت أشلاء الأجساد على الأرض وتعلـّقت على الأشجار |
| Bu şekilde terkedilmiş bedenler bulduğunuzda parçaları bir araya getirmek neredeyse imkânsızdır. | Open Subtitles | ـ عندما ترمى أشلاء شخص بهذا الشكل ـ يبدو من المستحيل تقريباً وضع كل ذلك مع بعضه البعض |
| # Bedenimi parçala. # | Open Subtitles | "مزّقي جسدي أشلاء" |
| Eğer terminale girme çabasında bulunursanız gününüzün geri kalanını, ceset parçalarını toplamakla geçirirsiniz. | Open Subtitles | إن قمت بأيّ مجهود لدخول صالة الركاب ستقضى بقية اليوم فى جمع أشلاء الأجسام |
| Sinirli ayılar tarafından lime lime edilen 42 ölü çocuk. | Open Subtitles | 42 طفل ، قطعوا إلى أشلاء عن طريق دبين غاضبين |
| Siyasi Komiserin bedeni dört parçaya bölündü! | Open Subtitles | توقفوا عن التظاهر بالمروءة لقد تمزق الضابط السياسي إلى أشلاء |
| Bir şey, Depoyu, kalbinden ayırıyor. | Open Subtitles | يمزّق أحدهم المستودع إلى أشلاء من داخل قلبه. |
| Yağ, metale yapışmış vücut parçalarının çıkmasını sağlayacak. | Open Subtitles | سيزيل الزيت أشلاء الجثة العالقة على الحديد |
| Onu orada beyni etrafa dağılmış şekilde bıraktım! | Open Subtitles | لقد تركته هناك وأنتشرت أشلاء رأسه فى كل مكان |
| Vücudunu parçalayıp şehrin dört bir yanındaki çöplüklere atarlar. | Open Subtitles | يرمون أشلاء جسده في مستودعات قمامة في كافة أنحاء المدينة. |
| Şimdi telefonun parçalarına bakıyor. | Open Subtitles | هي الآن تنظر إلى أشلاء الهاتف |
| Bizi uzaktan okşar. | Open Subtitles | تمزقنا أشلاء |