| Ben kimsenin elini sıkıp, sonra da onu sırtından vurmam ! | Open Subtitles | أنا أبدآ لم أصافح أحدهم وأطعنهفي ظهره! |
| Sokakata gezerken yabancılar bile beşlik çakar. | Open Subtitles | أصافح الغرباء وهم يسيرون في الشارع |
| Hayatımın kurtarılmasına yardım eden adamın elini sıkayım. | Open Subtitles | دعني أصافح الرجل الذى ساهم في إنقاذ حياتي |
| Elini sıkarken hemen soramam ya, Cam. | Open Subtitles | لن أكن لأطرح عليه الأمر بينما أصافح يده |
| Etrafta dolanıp herkesle el sıkışmam sebepsiz değil. | Open Subtitles | لن أطوف هذا الحفل أصافح الجميع هباء. |
| Herkesin elini sıkmak isterdim ama biraz üşütmüşüm. | Open Subtitles | الآن, من الواضح أن عليّ أن أصافح الجميع لكنني مصاب بالزكام |
| - Memnun oldum. - Elini sıkmayacağım senin. | Open Subtitles | سررت بمقابلتك لن أصافح يدك |
| Ben kimsenin elini sıkıp, sonra da onu sırtından vurmam! | Open Subtitles | أنا أبدآ لم أصافح أحدهم وأطعنهفي ظهره! |
| Sadece Tommy'nin elini sıkıp, plastik poşetin içine koymak istiyorum. | Open Subtitles | (أريد فقط أن أصافح (تومي وبعدها أنا أضع يده في كيس بلاسيتكي |
| Peki ya görevimiz başarıyla biterse, Shoot'un elini sıkıp "Başardık" mı diyeceğim? | Open Subtitles | وإن نجحت المهمّة، هل ببساطة أصافح (شوت) وأقول: |
| - Yok, hayır, ben beşlik çakmam. | Open Subtitles | كلاّ. إنّي لا أصافح هكذا. |
| Ülkesi için savaşmamış bir adamın elini niye sıkayım ki? | Open Subtitles | ولما أصافح رجلاً لم يقاتل في سبيل بلاده حتى؟ |
| Yani valinin parasını alacağım, bundan 2 yıl sonra başkent sokaklarında seçmenlerin elini sıkarken bana "Tabi ya, okul sistemini kurtarmak için benim vergilerimi isteyen adam sendin" diyecekler. | Open Subtitles | إذا آخذ أموال الحاكم وبعد سنتين من الآن عندما أصافح أيّ ناخب من ضواحي واشنطن ...سيقول لي : " حسنا |
| Solak bir silahşörle asla el sıkışmam. | Open Subtitles | أنا لا أصافح شخصًا أعسرًا قط -شخص ذكي |
| Ayrıca her birinizin tek tek elini sıkmak istiyorum. | Open Subtitles | وأودّ أن أصافح كل شخص منكم بشكل مستقل ، وأعدكم انّي سأفعل ذلك |
| Elini sıkmayacağım. | Open Subtitles | أنا لن أصافح يدك. |
| Ve herkes benden ellerini sıkmamı her şey normalmiş gibi davranmamı bekliyor. | Open Subtitles | والآن يتوقع الجميع مني أن أصافح الأيادي وأدعي أن كل شيء طبيعي |
| "O küçük Rus'un elini sıktığımda, ona gücümü göstermek istiyorum." dedi. | Open Subtitles | عندما أصافح ! يد ذاك الروسي الصغير ، أريده أن يشعر بذلك |
| Eğer elini sıkmazsam affet. | Open Subtitles | -سامحني، إذا لم أصافح الرجل |
| Yo, yo. Ben tokalaşmam. | Open Subtitles | لا، لا، لا، لا أصافح الأيدي |
| 17 yaşıma kadar hiçbir kadınla tokalaşmadım bile. | Open Subtitles | -أنا حتى لم أصافح.. باليدين على امرأة حتى بلِغت السابعة عشر من عمري |