| Durma, soru sor. Soru sormaya gerek yok. biliyorum, sen onları öldürdün. | Open Subtitles | ـ هيّا، أسألي الأسئلة ـ لا أريد أن أسأل، أعلم إنّك قتلتهم |
| Babanızın onurunu savunmaya çalıştığınızı biliyorum ama kendi kendini öldürdüğüne hiç şüphe yok. | Open Subtitles | أعلم إنّك تحاول الدفاع عن شرف أبيك و لكن ليس هناك شك بإنّه قتل نفسه |
| biliyorum babanızın onurunu korumaya çalışıyorsunuz, ama babanızın kendi kendini öldürdüğü şüphesiz. | Open Subtitles | أعلم إنّك تحاول الدفاع عن شرف أبيك و لكن ليس هناك شك بإنّه قتل نفسه |
| Düşmanlarınızın, ölmüş kralın varisini desteklemesinden korktuğunuzu biliyorum. | Open Subtitles | أعلم إنّك تخشى من أن أعدائك سوف يلتفون حول وريث الملك الميت. |
| Bunun tekrar olacağından korktuğunu biliyorum. Evet doğru, korkuyorum. | Open Subtitles | أعلم إنّك قلق للغاية بأن يتكرر الأمر مُجدداً ـ أجل، بالفعل |
| Bunu benim için yaptığını biliyorum, minnettarım. İnan bana. | Open Subtitles | إسمع، أعلم إنّك تفعل هذا من أجليّ و أنا أقدر لك هذا المعروف، لكن صدقنيّ، |
| Sana da aynısını tavsiye ederdim ama düşünmeyeceğini biliyorum. | Open Subtitles | أقترح عليك أن تفعل ذلك أيضاً لكنني أعلم إنّك لن تفعل. |
| Kanında hırsızlık olmasa burada olmayacağını biliyorum. | Open Subtitles | أعلم إنّك لم تكن هُنا لو مكان هُناك القليل من السرقة في عروقك. |
| İnsanların sana ne yapacağını söylemesinden nefret ettiğini biliyorum. | Open Subtitles | أعلم إنّك تكرهين عندما الأشخاص يملئون عليكِ ما تفعلينه، |
| İşyerinde belirli bir profesyonelliği sürdürmeye ihtiyacının olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | حسناً, في العمل، أعلم إنّك تريد الحفاظ على علاقة احترافية معيّنة. |
| Onu hiç tanımadığını biliyorum, hatta senin için önemli olmayabilir bile ama o, tanıdığım en iyi nişancıydı. | Open Subtitles | أعلم إنّك لا تعرفه أبداً وربما ليس مهماً لك، لكنه كان أفضل مصوب سبق وأن عرفته إطلاقاً. |
| Polis departmanını senin yönettiğini biliyorum. Muhtemelen belediye başkanını da. | Open Subtitles | .أعلم إنّك تملك قسم الشرطة .وربما العمدة، أيضاً |
| Direnişe bir lider doğurana kadar beni bir odaya kapatmak için buraya geldiğini düşündüğünü biliyorum. | Open Subtitles | أسمع، أعلم إنّك تظن بوسعك حجزي في الغرفة حتى أنجب قائد المقاومة. |
| Sana biraz bayat geldiğini biliyorum ama, yine de baştan başlayalım. | Open Subtitles | أعلم إنّك تظن إنها مملة، لكن دعنا نبدأ من البداية. |
| Yakışıklı olduğunu biliyorum ama elemanlara baksana. | Open Subtitles | أجل. أعلم إنّك لا زلت جميلاً، لكن أنظر إلى هؤلاء الرجال. |
| Adamlarınızı kimlik kartlarındaki GPS'le takip ettiğinizi biliyorum. | Open Subtitles | اسمع، أعلم إنّك تتعقب موظفيك بإستخدام .شرائح تحديد المواقع في هواياتهم |
| Çok fazla şey kaybettiğini biliyorum, ve korkuyorsun ama şuanki tavrın gerçekten çok yanlış. | Open Subtitles | أعلم إنّك خسرت الكثير مؤخراً، وأنت خائف، لكن ما تفعله الآن خاطيء جداً. |
| Sadece yardım etmeye çalıştığını biliyorum ama tekrar yapma. | Open Subtitles | أعلم إنّك كنت تحاول تقديم المساعدة فقط لا تفعل هذا مجدداً فحسب |
| Kadınların kontrolü eline almasını ne kadar çok sevdiğini biliyorum. | Open Subtitles | إنّني أعلم إنّك تحب كثيراً أنْ تكون النساء هُنّ المهيمنات. ماذا؟ |
| Ve her şeyi düzeltmek için bir yol bulacağını biliyorum. | Open Subtitles | و أعلم إنّك ستجد طريقة لتصحيح الأمور |