| İşini bitirdiysen, yatmaya gidebilirsin ve böylece ben de kendi işimi bitirebilirim. | Open Subtitles | ربما يجب أن تنهي أعمالك وبعدها تذهب إلى السرير وتتركني أنهي أعمالي |
| İşimi nasıl yapacağımı bana söylemene gerek yok. Anladın mı? | Open Subtitles | لستُ بحاجة إليكَ ، لترشدني كيفية إدارة أعمالي ، أفهمت؟ |
| Galeride başlattığım ve bence yaptığım en gurur verici iş olan bu programdan söz edeceğim. | TED | سأتحدث عن برنامج بدأت العمل فيه هناك، وهو من وجهة نظري أكثر ما أفخر به من أعمالي. |
| Ardından, işim gerçekten büyümeye başladı. | TED | و بعد فترة بسيطة، بدأت أعمالي حقاً تقلع. |
| En iyi işlerimi burada çıkarırım. Evde beş çocuk. | Open Subtitles | . أكتب أفضل أعمالي هنا ، في البيت لدي خمسة أطفال ما الوضع؟ |
| O wreched pörsümüş rahminden kaçtığım günden beri, işime mani oluyorsun. | Open Subtitles | أنتِ تعرقلين أعمالي منذ يوم هروبي من رحمكِ التعس |
| İlk sebebi, bu sahnede daha önce de bahsettiğim gibi, FBI'ın benim çalışmalarımı izlediğini öğrenmiştim. | TED | أولا، لأنه بما أنني قمت بتنظيم محادثات على هذا المسرح، فقد علمت أن مكتب التحقيقات الفيدالي قام برصد أعمالي. |
| Esasında, söylemem gerekir ki en iyi işlerimden birini burada, | Open Subtitles | في الواقع ، يجب القول بأنني قد قمت بأفضل أعمالي |
| - Memnuniyetle karşılarım. İşimi buraya getirdim. Ama getirmek zorunda değildim. | Open Subtitles | لقد قمت بتحويل أعمالي إلى هنا وما كنت بحاجة إلى ذلك |
| Senin gibilerin ülkemde yaşaması yetmiyormuş gibi işimi kesiyorsunuz bir de. | Open Subtitles | كفاية لكم العيش في بلادي يجب أن تخرج من أعمالي أيضا |
| Ve kendi işimi kurabileceğimi düşündüm. | TED | وفكرت أنني أستطيع أن أبدأ أعمالي التجارية الخاصة بي. |
| Menajerime yazarım . Uygun bir iş düştüğünde de-- | Open Subtitles | سأكتب إلى وكيل أعمالي حينيكونلديهمدور مناسبلي.. |
| Pek iyi bir iş çıkaramadım ama. | Open Subtitles | , ليس أفضل أعمالي على أية حال أرادت أن تظهر بسن الـ48 |
| Ben de dinlemek isterdim, ama yürütmem gereken bir iş var. | Open Subtitles | أحّب أن أسمع إليك , لكن لدّي . أعمالي لأنمو |
| Benim işim, gizli kalmış hikayeleri kazıyarak mikrodan makro düzeye doğru gitmektedir. | TED | تصاعدت وتيرة وشهرة أعمالي لتصبح مشهورة وكشفت النقاب عن التاريخ المكتوم. |
| Anlayacağınız, sonunda sesimi işim için kullanmak bile benim için büyük bir adımdı. | TED | وكما ترون إلى أن أصبحت اُعد أعمالي بصوتي وكانت تلك خطوةً كبيرةً بالنسبة لي. |
| Çok meşguldüm de, banka işlerimi ihmal ettim. | Open Subtitles | لقد كُنْتُ مشغولُ جداً لذا لم استطع ترتيب أعمالي المصرفيةُ. |
| İşlerimi bozmaması için ona dikkat etmelisin. - Bizi yanında istemiyor musun? | Open Subtitles | كمراقبته ، حتّى لا يكسر أعمالي المفضّلة ألا تريدنا معك ؟ |
| O zaman onu bulup tokatlayalım ve ben de işime dönebileyim. | Open Subtitles | لذا جِده وقطعه حتى يتسنى لي الاستمرار في أعمالي |
| Bir kıza eğitim vermek için niçin çalışmalarımı aptal bir komiteye göstermek zorundaymışım? | Open Subtitles | لماذا أعرض نماذج من أعمالي على لجنة غبية فقط لأدرس لتلميذة عمرها 13 عام؟ |
| El işlerimden bazılarını Dul Johnson'a vereceğim de. | Open Subtitles | أنا ذاهب الى الأرملةِ جونسن لأعطيها بعض من أعمالي اليدوي |
| Çünkü onlara bakıp duruyorum... ve korkunç şekilde işimden geri kalmaya başladım. | Open Subtitles | لقد تخلفت كثيراً عن أعمالي الورقية كما ترين |
| Şey, neredeyse vuruluyordun. Ama, çalışmam için yazılan en iyi yazıydı. | Open Subtitles | أنت كنت على وشك لكنه كان أفضل مقال كتب عن أعمالي |
| Benimle takılmak mı işimle takılmak mı hoşuna gidiyor sence? | Open Subtitles | أتظنين أنك أستمتعتِ بقضاء الوقت معي أو مع أعمالي ؟ |
| İşlerim ve birlikte partiler düzenlediğim Bollywood yıldızları kayboldular. | TED | نجوم بوليوود الذين كنت أذهب للحفلات معهم وكانوا يشترون أعمالي اختفوا. |
| Bu yüzden işlerimin çoğunu Brisbane dışında yaparım ve Avustralya dışında, işte bu yüzden, bu çılgın tutkum sayesinde dünyadaki çoğu inanılmaz yeri görme fırsatım oldu. | TED | لذا أؤدي الكثير من أعمالي خارج بريزبن وخارج أستراليا، ولذلك فإن السعي وراء شغفي المجنون هذا قد مكنني من رؤية الكثير من الأماكن المدهشة في العالم. |
| Ekipmanlarımı oraya taşıyıp tüm gösterilerimi oradan postalayabilirim. | Open Subtitles | أستطيع أن أحضر معداتي وأن أرسل جميع أعمالي من هنا |
| Kusura bakmayın efendim ama şu ana kadarki en iyi eserim bu. | Open Subtitles | مع فائق احترامي يا سيدي، أعتقد أنه أفضل أعمالي. |
| İronik, değil mi? Nihayet istediğimi gerçekleştirdim ama eserlerimi kimse görmüyor. | Open Subtitles | المضحك , بالنهاية تمكنت من تحقيق أمنيتي لكن لا أحد يشاهد أعمالي |