| Eğer peşlerinde kimin olduğunu biliyorsanız... ..sırlarınızı saklamanız daha kolay olur. | Open Subtitles | و سيكون أكثر سهولة لحفظ أسرارك إذا كنت تعرف من أرسلهم |
| Onları karakola götürmeme izin verirsen çok daha kolay olacak. | Open Subtitles | سيكون هذا أكثر سهولة . لو تركتني أصطحبهم إلى مركزيّ |
| PM: Peki, bu baş sallamaları, dikkat etmeniz gerektiğini bildiğiniz zaman, farketmesi çok daha kolay. Bazı zamanlar biri bir yüz | TED | باميلا ميير: حسنا، هزات الرأس هذه أكثر سهولة لاكتشافها بمجرد معرفتك للنظر إليها. ستكون هناك أوقات |
| Yapsaydık, kendi kaynaklarımızın herkesin hayal edebileceğinden daha kolay kullanıldığını görebilirdik. | TED | إن قمنا بذلك، يمكننا أن نرى أن مواردنا الخاصة أكثر سهولة للاستخدام مما قد يتخيل أي كان. |
| Ve bu nedenle sormaya başlayabilirsiniz: Bu bütün küresel ısınma problemini çözmek kimsenin tahmin etmediğinden çok daha kolay olacak mı? | TED | وربما قد تبدأوا في التساؤل: هل مشكلة الاحترار العالمي ككل ستكون أكثر سهولة للحل مما يتوقع أي شخص؟ |
| Şimdi bilgisayarlarla da olan bu. Böylece bilgisayar programlama birden çok daha kolay bir hâl aldı. | TED | الأمر ذاته يحصل مع الحاسب الآلي الآن وذلك يجعل البرمجة باستخدام الحاسب أكثر سهولة فجأة |
| Hikâyemizde düzenlemeler yaptığımızda, bir sonraki bölümü yazmak çok daha kolay hale geliyor. | TED | حالما نحرر قصتنا، فالفصل التالي يكون أكثر سهولة لنكتبه. |
| Yani -- iki ayaklı yürüyüş biçimi biraz daha kolay. | TED | وبالتالي فأن المشي ثنائي الأطراف أكثر سهولة. |
| Resnick'in ortadan kaybolması daha kolay olabilir. | Open Subtitles | سيكون الأمر أكثر سهولة لو اختفى ريزنيك فقط. |
| Yani, bu kaçtı neden daha kolay anlamak için yapar. | Open Subtitles | أَعْني، يَجْعلُ الأمر أكثر سهولة لفَهْم لِماذا هَربتَ. |
| Resnick'in ortadan kaybolması daha kolay olabilir. | Open Subtitles | سيكون الأمر أكثر سهولة لو اختفى ريزنيك فقط. |
| Suç işlendikten sonra nerede satıldıklarını araştırmak yerine matbaaları suçlulara satmaktan vazgeçseniz daha kolay olmaz mı? | Open Subtitles | أعني ألن يكون أكثر سهولة فقط بيع الطابعات أوفسيت إلى الأشخاص السيئين بدلاً من تعقبهم بعد وقوعهم؟ أعني |
| Sen de benimle oyun oynama. Böylelikle ikimiz için de her şey daha kolay olur. | Open Subtitles | لذا لا أريدك أن تختلق لى الهراء فذلك سيجعل الأمور أكثر سهولة لكلانا |
| Bu iş kara oğlan olsaydı daha kolay olurdu. | Open Subtitles | سيكون ذالك أكثر سهولة لو كان معنا الرجل الأسود |
| Eski sınıf kasaları açmak çok zordur, ...ama yeni yüksek-teknolojili kasaları açmak çok daha kolay. | Open Subtitles | فك رموز فنية قديمة أمر صعب لكن التقنيات العلمية الأمنية الحديثة جعلت منه أكثر سهولة |
| Eski sınıf kasaları açmak çok zordur, ...ama yeni yüksek-teknolojili kasaları açmak çok daha kolay. | Open Subtitles | فك رموز فنية قديمة أمر صعب لكن التقنيات العلمية الأمنية الحديثة جعلت منه أكثر سهولة |
| İlaçların nerede olduğunu söylemen daha kolay olur. | Open Subtitles | ستكون أكثر سهولة بالنسبة لك إذا قمت بإخبارى فقط أين الأدوية الطبية |
| Vatandaşları karşı koymazsa bir ülkeyi sakinleştirmek daha kolay olur. | Open Subtitles | إنها أكثر سهولة لتهدئة الدولة حيث مواطنونه يَستطيعونَ الرَدّ على إطلاق النار. |
| Bu, o kişinin söyleyeceği şeyle bağlantı kurmayı kolaylaştırır. | TED | يجعل مشاركة ما يجب أن يقوله ذلك الشخص أكثر سهولة. |
| Çünkü bu senin hayatını çok daha kolaylaştırırdı. | Open Subtitles | ألن يجعل ذلك حياتك أكثر سهولة |
| Bu bizim onlardan kurtulmamızı kolaylaştıracak. | Open Subtitles | سيجعل الأمر أكثر سهولة للتخلّص منهم |
| Ve eğer onu yatağa kelepçelemeden kıyafetlerini çıkarırsanız bu işinizi kolaylaştıracaktır. | Open Subtitles | وإذا نزعتم ملابسه قبل أن تقيديه إلي السرير سيجعل هذا الأمر أكثر سهولة |