| Özür dilerim evlat. Bacağını o kadar sert çekmek istememiştim. | Open Subtitles | آسف، يا صديقي، لم أكن أقصد سحب ساقيك بتلك القوة. |
| Affedersiniz, kabalık etmek istememiştim yalnızca bir bit yeniği bekliyordum. | Open Subtitles | أنا أسف , لم أكن أقصد أن أكون وقحاً حسناً , كنت أنتظر الفهم |
| Mahkemede ne söylenirse söylensin... ne yaptığımı biliyordum ben, ve sana zarar vermeyi asla istemedim. | Open Subtitles | مهما قيل في المحكمة لقد كنت أعرف ما أفعله ولم أكن أقصد إيذائك ولكن |
| Ve kesinlikle onun böyle taşlanmasını istemedim. | Open Subtitles | و بالتأكيد لم أكن أقصد أن أتسبب في رجمه بهذه الطريقة |
| Seni tehdit ettiğimde, söylediklerimde ciddi değildim. | Open Subtitles | عندما هدّدتُكِ في تلك المرّة، لمْ أكن أقصد ذلك حقاً. |
| Hadi ama onu kastetmedim. | Open Subtitles | يا، هيا، لم أكن أقصد من هذا القبيل. |
| Sonraki 50 yıldaki her uyanık olduğum anı kastetmemiştim. | Open Subtitles | لم أكن أقصد أن يكون ذلك في كل ثانية للخمسين سنة |
| Geçen gün için özür dilerim. Seni öyle yüz üstü bırakmak istememiştim. | Open Subtitles | أنا آسف عما حدث ذلك اليوم لم أكن أقصد الإنقلاب ضدك على هذا النحو |
| Geçen gece seni rencide etmek istememiştim. | Open Subtitles | تعلم ، لم أكن أقصد الاساءه اليك ، في الليلة الماضية |
| Öldürmek istememiştim ama yanık kokularını unutamıyorum. | Open Subtitles | لم أكن أقصد والآن لا أستطيع التخلص من تلك الرائحة وهما يحترقان لا أستطيع التخلص منها |
| Öldürmek istememiştim ama yanık kokularını unutamıyorum. | Open Subtitles | لم أكن أقصد والآن لا أستطيع التخلص من تلك الرائحة وهما يحترقان لا أستطيع التخلص منها |
| Sonrasında verdiği haz. Kötü biri olmak istememiştim. | Open Subtitles | اللذّة هي ما تجلبكَ بعد ذلك لم أكن أقصد أن يكون شرّاً |
| Olayların kontrolden çıkmasını hiç istememiştim. | Open Subtitles | لم أكن أقصد أبداً أن تخرج الأمور عن السيطرة بهذا الشكل. |
| Ne? Yemin ederim ben istemedim ama ona yardım etmeye zorladı beni. | Open Subtitles | أنظر، لم أكن أقصد أقسم بذلك، لقد أجبرني على مساعدته |
| Bak, gönlünü alacağım. Seni incitmek istemedim. | Open Subtitles | أسمعي سوف أصحح الوضع لكِ لم أكن أقصد إذائكِ |
| Üzgünüm. Sizi korkutmak istemedim. Muhtemelen kalktı ve ortadan kayboldu. | Open Subtitles | أنا آسف, لم أكن أقصد إخافتُكِ على الأرجح إستيقظت ورحلت فحسب. |
| Pekala, üzgünüm. Sizi zorlamak istemedim. Sadece uzun bir gün geçirdim o kadar. | Open Subtitles | حسناً, أنا آسفه, لم أكن أقصد أن أكون ملحة, الأمر فقط بأنه كان يوماً طويلاً |
| Üzgünüm. Götlük ettim ve ciddi değildim. | Open Subtitles | أنا آسف، لقد كنت مغفلاً ولم أكن أقصد ذلك. |
| Evet ama kendi köpeğimi kastetmedim. | Open Subtitles | صح. الحق. ولكنى لم أكن أقصد كلبي. |
| Dışarı daha sık çıkmalısın derken bunu kastetmemiştim. | Open Subtitles | عندما قلتُ أنّك بحاجة للخروج بشكل أكثر، لمْ أكن أقصد ذلك. |
| Yalan söylemek istemezdim ama endişelenmeni istemedim. | Open Subtitles | لم أكن أقصد الكذب عليك .. فقط أردت ألا أقلقك. |
| Üzgünüm.Çığlık atmaktan bahsetmiyordum. Anne kötü bir rüya gördüm. 31 00:02:06,098 -- 00:02:09,872 Anne bunu yapmayı kes.Lütfen bunu yapmayı bırak. | Open Subtitles | أنا آسفة ، لم أكن أقصد أن أصرخ لقد كان حلما سيئا |
| Biliyor musun,herkesin birgünde seni sevmeyi bırakmasını kast etmemiştim . | Open Subtitles | لم أكن أقصد أن يتوقفوا عن حبك كله في يوم واحد |