| - Evet, Önlerinde apaçık bir gelecek olan iki vurgun genç. | Open Subtitles | نعم , و زوجين مُغرمين أبواب المستقبل مفتوحة على مصراعيها أمامهما |
| Önlerinde bir kral arkalarında bir Kraliçe varken insan olan bir kızdan bahsediyorlar. | Open Subtitles | ،ملك أمامهما ،ملكة خلفهما ويتحدثان عن بشرية |
| Karanlıkta uyurken, Önlerinde otururken birkaç saat önce onları beceriksizce ve yalapşap sevişirken hayal ettim. | Open Subtitles | أجلس أمامهما, نائمان في الظلام أتخيلهما قبيل ساعات يمارسان الحب بطريقة غير ملائمة, وسريعة |
| En dibe battık dedikleri anda umutlarının son zerresini tükettiklerinde onları acılarından kurtarmam için bana yalvarmaktan başka çareleri kalmayacak. | Open Subtitles | وحين يهويان إلى الحضيض وينزل بهما أعمق يأسهما "فلن يكون أمامهما خيار إلّا أن يتوسّلاني لأحررهما من ألمهما" |
| onların önünde mi ağlayayım yoksa burada mı? | Open Subtitles | هل تريدني أن أنفجر بالبكاء أمامهما أو أصعد إلى هنا؟ |
| Aşkları gözlerinin önünde duruyor. | Open Subtitles | لديهما قصة حب أمامهما |
| Önlerinde kilometrelerce uzanan kötü yolu göremiyorlardı. | Open Subtitles | لا يعلمان أن أمامهما عشرة آلاف ميل من الطرق الصعبة |
| Önlerinde 48 bin kilometrelik bir yol var ve bu yolda beş ay içinde üç kıtayı gezecekler. | Open Subtitles | ولا يزال أمامهما رحلة تمتد لـ 30 ألف ميل ستستغرقهما 5 أشهر يزوران خلالها 4 قارات. |
| İşte buradaki ileriye iteklenen şu iki dev kediye baktığınızda, onların arasında ve tam Önlerinde göreceğiniz şey, dünyanın yeni başlayan ekonomilerinin tamamı, Thomas Friedman buna "düz-dünya" derken tamamen haklıydı. | TED | و عندما ترى القطتان العملاقتان تندفعان إلى أعلى هنا ، ترى أنه بينهما ، و أمامهما ، هنالك الاقتصادات الناشئة في العالم كله ، و التي سماها توماس فريدمان ب"العالم مسطّح " |
| Önlerinde koca bir yaşam var daha. | Open Subtitles | مازالت الحياة كلها أمامهما |
| Başka çareleri yok. | Open Subtitles | لم يكن أمامهما أي فرصة |
| Ve onların önünde, Marki'nin eşi. | Open Subtitles | وبالطبع التي أمامهما هي زوجة المركيز |
| - Çünkü annemle babam her an eve gelebilirler... ve söylemem gerekenleri onların önünde söyleyemem. | Open Subtitles | -لأن أمي وأبي سيعودان إلى المنزل بأية لحظة... و لا استطيع البوح بما أريد قوله أمامهما |
| onların önünde olmaz. | Open Subtitles | وليس أمامهما. |
| Aşkları gözlerinin önünde duruyor. | Open Subtitles | لديهما قصة حب أمامهما |