| İyi. Fakat bu sana bir ayrıcalık sağlamayacak. Burada hepimiz eşitiz. | Open Subtitles | حسنا ولكن أفهم أن ذلك لن يخول لك أى أمتياز كلنا هنا سواسيه |
| Teşekkürler efendim. Bu bir ayrıcalık. | Open Subtitles | .أشكرك لإستضافتي، سيّدي .أنه أمتياز حقيقي |
| Başka birinin kültürünü yaşamak çok özel bir ayrıcalık, anlarsın ya. | Open Subtitles | يا له من أمتياز أن تكون قادرًا على تجربة ثقافة الآخرين. أنّك تعرف ما أقصده؟ |
| Gizlilik sağ bir ayrıcalıktır değildir. | Open Subtitles | الخصوصية ليست حق، بل أنها أمتياز. |
| İnkâr, zenginlere mahsus bir ayrıcalıktır. | Open Subtitles | الأنكار هو أمتياز آخر للثراء. |
| Hiçbir şeye uzanmayın veliaht eşine bir şey vermek ayrıcalıktır. | Open Subtitles | ...و يجب أن لا تمدي يدكِ الى أي شيء لأن عملية حمل الملابس للـ(دوفينة) هي أمتياز رفيع |
| Başka birinin kültürünü yaşamak çok özel bir ayrıcalık, anlarsın ya. | Open Subtitles | يا له من أمتياز أن تكون قادرًا على تجربة ثقافة الآخرين أنّك تعرف ما أقصده؟ |
| - Bu bir ayrıcalık. | Open Subtitles | -إنه أمتياز . |
| Bu gelenek bir ayrıcalıktır. | Open Subtitles | " التقليد العريق هو أمتياز " |