"أمكَ" - Traduction Arabe en Turc

    • Annenin
        
    • annene
        
    • Annen
        
    • Anneniz
        
    • Anne
        
    • annenden
        
    • Anneni
        
    • annenim
        
    • Annenizin
        
    • Annem
        
    • Annenle
        
    • Anneciğin
        
    • anneye
        
    • Annecik
        
    • Annenlere
        
    Annenin hastalığı sırasında neler çektiğini benden iyi kimse bilemez. Open Subtitles محدش يعرف اكتر مني بالي انت عملتة أثناء مرض أمك
    Annenin görevini yaptığını ve seni çok iyi yetiştirdiğini düşünecek. Open Subtitles مجرد أنه سيفترض أن أمك قامت بواجبها و أطلعتكِ بالكامل.
    annene, Nanda-babu kibritleri geri vermene gerek yok dedi de. Open Subtitles أخبر أمك أني أقول لها بأن لا حاجة لأن تعيده
    Bu hikayeyi daha önce de duydum. Sanırım Annen anlatıyordu. Open Subtitles سمعت هذه الأغنية من قبل، أظن أن أمكِ كانت تغنيها
    Örneğin, Anneniz esnemek için ellerini kaldırır ve siz onun davranışını taklit edersiniz. TED لذا، وعلى سبيل المثال، تقوم أمك برفع يديها لتمدهما، وأنت تقوم بتقليد سلوكها
    Annenin ölüm yıl dönümünde bir kızı öpmek istemiyor musun? Open Subtitles أنت لا تريد تقبيلي بسبب ذكرى موت أمك اليوم ؟
    Lex, Annenin arabasını almamıza izin verdiğin için sağol dostum. Open Subtitles ليكس، وشكرا لكم لانكم سمحتم لنا اقتراض أمك السيارة، رجل.
    Annenin hayat tarzı ve ev ortamınız hakkında biraz bilgi istiyorum. Open Subtitles وأستطيع الاستفادة من بعض المعلومات المتعلقة بأسلوب حياة أمك والبيئة المحيطة
    Dinle şimdi, Annenin gurur duyacağı bir şey yapmak istiyorsan söz ver bana, kimsenin seni ezmesine izin vermeyeceğine söz ver. Open Subtitles الآن اسمعني ، إذا أردت ان تجعل أمك فخورة بك عدني ، عدني ، ألا تسمح لأحد أن يحولك لصاحب عاهة
    O senin Annenin sözleri değildi! O, Arun'un annesinin sözleriydi! Open Subtitles لَيسَت أمك انها ام صديقى اورن من كانت تقول ذلك
    Tatlım, yoksa Annenin yeni arkadaşıyla tanışacağın için gergin misin? Open Subtitles عزيزي ، أنت لستُ قلقاً عن مقابلة صديق أمك الجديد
    Çünkü annene o kadar çok benziyorsun ki, zaten dinlemezdin. Open Subtitles لأنك بالضبط مثل أمك ولن تستمعي إليّ على أية حال
    Burada pek fazla şey değişmemiş. Burası hala annene mi ait? Open Subtitles إذاً لم يتغير الكثير هنا، ما زالت أمك تملك المكان ؟
    annene gerçekten yardım etmek istiyorsan şeytan çıkarma konusunu daha iyi anlaman gerekiyor. Open Subtitles لو كنتِ فعلاً تريدين مساعدة أمك أنتِ تحتاجين لمعرفة المزيد عن طرد الشياطين
    Pekâlâ, Annen olabilirim ama hâlâ bir kaç numara biliyorum. Open Subtitles حسنا ، قد أكون أمكِ. ولكن مازلت أعرف بعض الحيل.
    Annen dünyayı kurtarmaya giderken birden seni buraya bırakmaya karar verdi demek, ha? Open Subtitles إذاً وهي في طريقها لإنقاذ العالم قررت أمكِ فجأة أن تترككِ هنا ؟
    Bütün ailen kiliseye gelir mi yoksa sadece sen ve Annen mi geliyorsunuz? Open Subtitles الأن هل كل عائلتك تأتي إلي الكنيسة أو أنه أنت و أمكِ فقط؟
    Keşke Anneniz hayatta olsaydı fakat o da ellerimden kayıp gitti. Open Subtitles إذا كانت أمك على قيد الحياة, و لكنها أخُذت مني أيضاً
    Gece yarısı Anne diye ağlayarak uyandığını söylüyor, seni ana kuzusu. Open Subtitles أخبرتنى أنك تصحو بالليل تبكى من أجل أمك، يا أبن أمك
    - annenden istesene, adamım. - Senin Anneni biraz önce becerdik. Open Subtitles ـ خذ من أمك ـ لقد استولينا للتو على مخدرات والدتك
    Anneni kaybettiğin için kendini yalnız ve ailen yokmuş gibi hissediyorsun. Open Subtitles بسبب وفاة أمّك الأرجح أنّك شعرت بالوحدة وكأنه ليس ديك عائلة
    Ben senin annenim! Ben anlayamazsam seni kim anlayabilir? Open Subtitles أنا أمك , إن لم أفهمك أنا فمن الذي سيفهمك غيري؟
    Size karşı Annenizin tarafını tuttuğu zaman kendinizi ihanete uğramış ve sevgisiz hissettiniz. Open Subtitles و حين قام باتخاذ جانب أمك ضدك شعرتى بالخيانة و أنك غير محبوبة
    Devam et! Eve git! Annem asla, seni beslememe izin vermez. Open Subtitles هيا ، أذهبي للبيت ، أمك لن تدعني أعتني بك أبداً
    Annenle bir kerecik bile olsa araba için konuşma fırsatı bulamadın, değil mi? Open Subtitles أظن لم تكن لديك فرصة للتحدث مع أمّك حول موضوع السيارة، أليس كذلك؟
    Evet tatlım.Anneciğin sen buradayken olmayacak. Diğer çocuklarla güzelce oyna olur mu.. Open Subtitles حسناً، عزيزي، أمك ستتركك هنـا لفترة قصيرة حاول أن تلعب بلطف مع الأطفال الآخرين
    Birkaç gün anneye karşı hassas davranmanı isteyeceğim, olur mu? Open Subtitles أريدك أن تكون مهذبا جدا مع أمك لبضعة أيام, حسنا؟
    Annecik geliyor, tatlı bezelyem. Open Subtitles أمّك قادمة يا حبّة البازلّاء الحلوة
    Annenlere gitmeliyiz. Open Subtitles يجب أن نذهب إلى أمِك

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus