| ödüyorum, bebeğim. Kanun adamlarına dağıtıcılara, üçkağıtçılara, polislere herkese ödüyorum. | Open Subtitles | أنا أدفع لهم، أدفع للمحاسبين والمحامين تجـّار مخدرات، مدمنين، شرطة |
| Hayır, ödünç alma denir. Onun için 25 dolar ödüyorum. | Open Subtitles | لا، إنها إستعارة أنا أدفع 25 دولار من أجل إستعارته |
| Sana bu kadar parayı bana böyle sorular sorma diye ödüyorum. | Open Subtitles | أنا أدفع لك الكثير من المال لكي لاتسأل مثل هذه الأسئلة |
| İtiyorum seni küçük pislik! | Open Subtitles | ادفعى أنا أدفع أيّتها النجمة السافلة الصغيرة |
| Bu parayı da al. Her zaman iyi ödeme yaparım. | Open Subtitles | خذى هذا المال أيضاً أنا أدفع دائماً بسخاء |
| Birini öldürmen için sana bir sürü para ödedim ve sen de bu iş için başkasını buldun. | Open Subtitles | إذاً دعني أرى فيما إذا كنت قد فهمت هذا بشكل صحيح أنا أدفع لك مبلغاً كبيراً من أجل أن تقتل أحدهم |
| Hükûmetler ödüyor, topluluklar ödüyor, sizler ödüyorsunuz, ben ödüyorum. | TED | الحكومات تدفع، المجتمعات تدفع، أنتم تدفعون، أنا أدفع. |
| Ben vergi ödüyorum, seni lanet vahşi! Senin maaşını ben ödüyorum. | Open Subtitles | أنا أدفع الضرائب ايها المتوحش أنا أدفع مرتبك |
| Anladik. Bak ödüyorum, bir de simit aldim. | Open Subtitles | أترى, أنا أدفع له لقد حصلت على بريتزل أيضا |
| Ayda 700 dolar ödüyorum. Bongo çalan fareler ve bir kurbağam var. | Open Subtitles | أنا أدفع سبعمئة دولار شهرياً وأحصل على جرذان وقرقعة وضفدع |
| Vergilerimi ödüyorum ve karşılığında bir şeyler beklerim. | Open Subtitles | أنا أدفع الضرائب المستحقة علي و أنا أريد شئ بالمقابل |
| Aidatımı ödüyorum ve o elemanlar sert oynarlar. | Open Subtitles | أنا أدفع استحقاقاتي و هؤلاء الفتية يتصرفون بشكل صارم |
| Size iyi para ödüyorum. Ondan kurtulabilirmisiniz? | Open Subtitles | أنا أدفع مال جيد هنا هل يمكنكم أن تخلصوني منه ؟ |
| Çok istediğim şeye ulaşmak için bedel ödüyorum, bundan pişman değilim. | Open Subtitles | أنا أدفع الثمن، لأحصل على ما أريد. لذلك لستُ نادم |
| ) Cheryl tamam peki başka hangi teslimatlara para ödüyorum? | Open Subtitles | حسنا ً ، حسنا ً أي توصيلات أخرى أنا أدفع لها |
| Dans için para ödüyorum, akciğer kanseri için değil. | Open Subtitles | أنا أدفع لكِ من أجل الرقص و ليس سرطان الرئة |
| Avukatıma saat başı ücret ödüyorum. | Open Subtitles | أنظر,أنا أدفع أجر المحامي الخاص بي بالساعة |
| Ben onun hatasının bedelini ödüyorum. O da evin parasını ödeyebilir. | Open Subtitles | أنا أدفع ثمن غلطته يمكنه هو أن يدفع ثمن المنزل |
| Haydi, saatinize para ödüyorum, dakikanıza değil. | Open Subtitles | هيا، هيا، هيا أنا أدفع لكم بالساعة ليس بالدقيقة |
| - Hadi! - İtiyorum işte. | Open Subtitles | ــ أدخلها ــ أنا أدفع |
| Dediğim gibi, sonuçlara ödeme yaparım. | Open Subtitles | كما قلت، أنا أدفع للحصول على نتائج يا سيد. |
| O zamana kadar, vergilerimi ödedim ve buraya girmeye hak kazandım. | Open Subtitles | حتى ذلك الوقت أنا أدفع مستحقاتي أركض في مدخلي |
| Hayır, nakit verdim. Genellikle nakit kullanırım. | Open Subtitles | لا، أنا أدفع نقدآ أدفع ثمن الأشياء عادة نقداً |