| Drew'un kız arkadaşıyla takılmasına izin veriyorsun. Hatta kalkıp kendin götürüyorsun. | Open Subtitles | أنت تسمح لـ(درو) أن يرى حبيبته حتى إنك توصله ليرى حبيبته |
| Sen Tessa'nın istediği gibi davranmasına izin veriyorsun. | Open Subtitles | أنت تسمح لـ تيسا أن تتصرف كما يحلو لها |
| Her çocuğun gelip seni kazıklamasına izin veriyorsun. | Open Subtitles | أنت تسمح لكل فتى يأتي إلى هنا بأن يخدعك |
| Audrey'nin gitmesine izin veriyorsun. | Open Subtitles | أنت تسمح لأودري بالذهاب |
| Audrey'e duyduğunuz sevginin kasabadakilere zarar vermesine izin veriyorsunuz. | Open Subtitles | أنت تسمح لعواطفك اتجاه أودري تؤذي اي شخص أخر في هذه المدينة لا ينبغي لنا أن حمايتها. |
| Audrey'e duyduğunuz sevginin kasabadakilere zarar vermesine izin veriyorsunuz. | Open Subtitles | أنت تسمح لعواطفك اتجاه أودري تؤذي اي شخص أخر في هذه المدينة لا ينبغي لنا أن حمايتها. |
| Benden almalarına izin veriyorsun. | Open Subtitles | أنت تسمح لهم بأن يأخذوه منّي |
| Audrey'nin gitmesine izin veriyorsun. | Open Subtitles | أنت تسمح لأودري بالذهاب |
| Hannibal'ın onu kancasıyla, kurşunuyla birlikte yutmasına izin veriyorsun. | Open Subtitles | أنت تسمح لـ(هانيبال) بالاستحواذ عليه كلياً |
| - Kızlara izin veriyorsun ama. - Bırak gelsin. | Open Subtitles | أنت تسمح للفتيات بالمرور - دعه يأتي - |
| Marslılar'ın gelmesine izin veriyorsun! | Open Subtitles | أنت تسمح للمريخيين بالدخول |
| - Tekrarlayan sonuçlar teorisinden korktuğun için Paige'in elinden kayıp gitmesine izin veriyorsun. | Open Subtitles | أنت تسمح لـ (بايج) بأن تضيع منك لأنك تخشى بما يسمى نظرية النتائج المتكررة |
| İnsanların içeri girmesine izin veriyorsunuz. | Open Subtitles | أنت تسمح لهم بالدخول؟ |