| Hey, çocuklar düşünüyorum da herhangi birimiz sıradaki olabiliriz. | Open Subtitles | اسمعوا ، كنت أفكر تواً أن أحدنا قد يكون التالي |
| Sanıyorum hiç birimiz gerçek bir iş bulmak istemeyiz. | Open Subtitles | لا أظن أن أحدنا يود أن يكون مُرغما على البحث عن وظيفة حقيقية |
| Uğraması ihtimaline karşın birimiz yanında kalsa iyi olur. | Open Subtitles | ، في الحقيقة من الأفضل أن أحدنا يبقى معكِ الليلة في حال ان جاء هو إلى هنا |
| Diyelim ki kafana silah dayadılar. birimizin Ayaklara Kapanan olduğunu söylemek zorunda kaldın. | Open Subtitles | لنقل أن هناك مسدس موجه لرأسك وعليك أن تقولي أن أحدنا هو الواصل |
| - Tamam, söyleyeceğini söyledin. Gayet açık. birimizin, bunu bitirecek cesaretinin olmasına sevindim. | Open Subtitles | حسناً لقد أوضحت فكرتك بشكل جليّ أنا مسرورة أن أحدنا جرئ كفاية لينهي ذلك |
| En azından birimizin bunun ne manaya geldiğini anlayacak kadar genç olması beni çok rahatlattı. | Open Subtitles | أنا مرتاح جدا أن أحدنا شاب كفاية ليعلم معنى ذلك |
| Dedim ki kendi kendime, biraz sonra ikimizden biri yok olup gidecek kimin gücü kime yeterse. | Open Subtitles | لوهلة، ظننت أن أحدنا سيموت في النهاية. كان البقاء للأقوى |
| birimiz sonuçlarına katlanabiliriz ama diğerimiz katlanamaz. | Open Subtitles | عدا أن أحدنا سيكون قادر على العيش مع الخسارة والآخر لا. |
| Tamam, bu işi yapıyorsak, ben kazanmaya oynarım, şimdi hepimiz kendimiz oluyorsak, birimiz Stuart'ı öldürdü mü yani? | Open Subtitles | حسناً، إن كُنتُ سأقوم بهذا، فإني ألعب من أجل الفوز، لنكن واضحين: إن كُنا أنفسنا، هذا يعني أن أحدنا قَتَلَ ستيوارت؟ |
| Bence bu sene birimiz, çocuklar okuldan geldiğinde evde olmalı. | Open Subtitles | أعتقد أن أحدنا يجب أن يبقى بالمنزل بعد المنزل هذا العام |
| Kehanete göre birimiz aile tarafından öldürülecek. | Open Subtitles | تفيد النبوئة أن أحدنا سيُقتل بيد فرد من الأسرة. |
| Bu akşam, birimiz evine dönemeyecek. | Open Subtitles | يبدوا أن أحدنا لن يذهب للمنزل الليلة |
| Bu akşam, birimiz evine dönemeyecek. | Open Subtitles | يبدوا أن أحدنا لن يذهب للمنزل الليلة |
| Neden birimizin anlasma yaptigini düsündügünüzü anlamiyorum. | Open Subtitles | أهذا كاف؟ لا أدري سبب اعتقادكما في أن أحدنا قد عقد اتفاقًا |
| Hayır, o zaman birimizin hep yanıldığı düşüncesiyle doğar. | Open Subtitles | حسنا، كلا لأنه سيولد عندها وهو يظن أن أحدنا دائما على خطأ. |
| Demem o ki, birimizin şüphe götürmez tanığı var. | Open Subtitles | أنا فقط أقول أن أحدنا لديه حجة لا جدل فيها |
| Sizce birimizin ihanet edip birimizin de öleceğiyle ilgili söyledikleri doğru olabilir mi? | Open Subtitles | أتظن أن هذه الأشياء التي قالها أن أحدنا سيخون الفريق والآخر سيموت قد يكون حقيقية؟ |
| birimizin bile değişemeyeceğini mi düşünüyorsun? | Open Subtitles | الآ تعتقد أن أحدنا يمكن أن يتغير ؟ |
| birimizin bile değişemeyeceğini mi düşünüyorsun? | Open Subtitles | الآ تعتقد أن أحدنا يمكن أن يتغير ؟ |
| -Galiba ikimizden biri yanlış bölgeye atlamış efendim. | Open Subtitles | هذا يعني أن أحدنا في المنطقة غير المناسبة |
| Belli ki artık sadece ikimizden biri onunla çıkmaya devam edebilir. | Open Subtitles | من الواضح أن أحدنا وحسب يمكنه أن يستمر بمواعدتها |