| Sabah bir inşaatçıyı ararım ve ihtiyarın varlığını bile unuturuz. | Open Subtitles | سوف نهاتف المقاول في الصباح وسننسى أن العجوز له وجود. |
| Sabah bir inşaatçıyı ararım ve ihtiyarın varlığını bile unuturuz. | Open Subtitles | سوف نهاتف المقاول في الصباح وسننسى أن العجوز له وجود. |
| Şüphelinin, ihtiyarın aslında kadın olduğunu bildiğine dair bir şey var mı? Yok. | Open Subtitles | هل من إشارة إلى أن مشتبهنا كان يعرف أن العجوز امرأة ؟ |
| İhtiyarın, aslında bir ihtiyar olmadığını anlatmak istedim. | Open Subtitles | أردت إخباره أن العجوز لم يكن عجوزاَ |
| İhtiyarın haklı olmasını dilerdim. | Open Subtitles | تمنيت لو أن العجوز كان محقاً |
| Ciddi ciddi ihtiyarın McCann'ı öldürdüğünü mü düşünüyorsun? | Open Subtitles | أنت لا تعتقد حقاً أن العجوز قتل (برندان)؟ |
| Gus ihtiyarın geldiğini söyledi. | Open Subtitles | جس) قال أن العجوز كان هنا). |