| Bizim sınıfa gelmelisin. Çok düşünüyoruz orada. İyi. | Open Subtitles | أنتى يجب أن تأتى لفصلنا من التفكير الكبير ، جيد |
| Aşağıya gelmelisin. Polis şefi annemin güvenlik sistemini kontrole geldi. | Open Subtitles | يمكنك أن تأتى بالأسفل معى.فهناك رئيس الشرطة يتفحص نظام أمى الأمنى |
| gelmek istiyorsanız, o zamana kadar hesaplarınızı düzenleseniz iyi edersiniz. | Open Subtitles | لو أردت أن تأتى عليك أن ترتب نفسك من الاّن |
| Sen bu kente gelmeden önce atlarım hep kazanırdı. | Open Subtitles | قبل أن تأتى إلى المدينة كانت خيولى تربح دائماً |
| Dedem dedi ki, büyüyünce Samuel amcanın tüfeğini alabilirmişim. Gelip görmek ister misin? | Open Subtitles | ,قريبا سأخذ بندقية عمى صامويل أيضاً هل يمكنك أن تأتى وترى هذا ؟ |
| Kapa çeneni Büyükanne. Hiç kimse gelmeni beklemiyor. | Open Subtitles | اصمتي أيها الجدة لا أحد يتوقع منك أن تأتى |
| Benimle gelebilir ya da burada kalıp dünyayı kurtarmayı deneyebilirsin! | Open Subtitles | أنتِ تستطيعين أن تأتى معى أو تبقين هنا وتحاولين إنقاذ العالم |
| Tommy'nin annesi ziyarete gelecek halde değildi. | Open Subtitles | والدة تونى لا تستطيع أن تأتى للزيارة |
| Ben de en az senin kadar kararlıyım o yüzden benimle gelsen iyi olur. | Open Subtitles | أنا غاضبة مثلك تماماً لذلك من الأفضل أن تأتى معى |
| Evet. Çok sert bir mizacın var. - Cidden, Dennis, programıma gelmelisin. | Open Subtitles | نعم ، لديك بالفعل وجه قوى جداً بكل جدية ، يجب أن تأتى إلى برنامجى |
| Hayır, hayır. Haklı, dostum. Bir haftasonu bizimle balık avına gelmelisin. | Open Subtitles | لا ، لا ، إنه على حق ، يجب أن تأتى للصيد معنا فى عطلة نهاية الأسبوع |
| Hayır, hayır. Haklı, dostum. Bir haftasonu bizimle balık avına gelmelisin. | Open Subtitles | لا، لا إنه على حق، يجب أن تأتى للصيد معنا في عطلة نهاية الأسبوع |
| Sence, böyle bir şeyle bir vampirin ofisine gelmek, kabalık değil mi? | Open Subtitles | إنه من الوقاحة أن تأتى إلى مكتب مصاص دماء بواحدة من هذه |
| Benimle gelmek ister misin? Belki onu da biraz gezdiririz. | Open Subtitles | هل تريد أن تأتى معى, يمكننا أخذها من هناك ؟ |
| Evime akşam yemeğine gelmek ister miydin? | Open Subtitles | هل تريد أن تأتى إلى منزلى الليلة لتناول العشاء ؟ |
| Teçhizatımızı alıp Alman askeri devriyesi gelmeden buradan gideceğiz. | Open Subtitles | نحضر معداتنا ونرحل من هنا قبل أن تأتى دورية المانية |
| Yeteneklisiniz, biliyorum. Daha siz buraya gelmeden biliyordum. | Open Subtitles | أعرف بأن لديك الموهبة أعرف ذلك قبل أن تأتى إلى هنا |
| Gelip Lizzy'yi Bay Collins ile evlenmeye ikna etmelisiniz. Onunla evlenmeyeceğine yemin ediyor. | Open Subtitles | يجب أن تأتى وتجعل ليزى تتزوج السيد كولينز فقد أقسمت أنها لن تتزوجه |
| - Buraya gelmeni, ondan hoşlanmanı istemiyorum. - Tartışmak istemiyorum, Bayan Wynand. | Open Subtitles | لا أريدك أن تأتى الى هنا لأو تعجب به أنا لا أيد مناقشة هذا ، سيدة ويناند |
| Dört gibi gelebilir misin? | Open Subtitles | . إذن انتى يجب أن تأتى فى الساعة الرابعة |
| Birkaç dakika içinde birisi beni çözmeye gelecek. | Open Subtitles | أريدك أن تأتى إلى هنا , وتفكى قيديى |
| Sıcak tarafa ateşin yanına doğru gelsen iyi olur. | Open Subtitles | من الفضل أن تأتى إلى هنا بجوار المدفأة حيث الدفىء |
| "Tekrar ediyorum, sakın beni almak için geçmişe gelmeye kalkışma. | Open Subtitles | أكرر, لا تحاول أن تأتى لتأخذني. |