| Ve eğer normal gidişat öyleyse, o zaman kendinize şunu sorabilirsiniz, "Tamam, eğer başka bir şey yaratmak istiyorsak bir mutasyon ne kadar büyük olmalı?" | TED | وإذا كان هذا هو الوضع الطبيعي، فمن الممكن أن تسألوا أنفسكم سؤالا حسنا، إذا أردنا التطور لشئ آخر أي درجة يجب أن تكون عليه الطفرات؟ |
| Lobide uyuyakalmışım. Danışmayı arayıp sorabilirsiniz. Biraz bekleyin, olur mu? | Open Subtitles | لكنّي نمت بقاعة الاستقبال، يمكنكم أن تسألوا الموظف هناك. |
| Lobide uyuyakalmışım. Danışmayı arayıp sorabilirsiniz. | Open Subtitles | لكنّي نمت بقاعة الاستقبال، يمكنكم أن تسألوا الموظف هناك. |
| Şimdi, kendinize bir soru sormalısınız: | Open Subtitles | الآن .. يجب أن تسألوا أنفسكم سؤالاً واحداً |
| Siz oradakiler kendinize birşeyi sormalısınız | Open Subtitles | لذا كلكم في الخارج عليكم أن تسألوا أنفسكم شيئا واحدا |
| Öyleyse kendinize sormanız gereken, nasıl bir baba kendi çocuklarını umutsuzluk ve yalnızlık içinde bırakır? | Open Subtitles | لذا يجب أن تسألوا أنفسكم أية نوع من الأباء تحكم على أطفالها باليأس والضياع ؟ |
| Hepinizden kendinize muhtemelen daha önce hiç sormadığınız bir soru sormanızı istiyorum: İnsan sesiyle neler yapılabilir? | TED | أريد منكم جميعاً أن تسألوا أنفسكم سؤالاً لم تسألوه أنفسكم من قبل ماهو الممكن من صوت الإنسان؟ |
| Kendinize sorabilirsiniz, "Kızlar geldiğinde neredeydim?" | Open Subtitles | ربما تريدون أن تسألوا أنفسكم أين كنتم حين أتت الفتيات؟ |
| Bilmek istediğiniz başka bir şey varsa avukatıma sorabilirsiniz. | Open Subtitles | يمكنكم أن تسألوا محاميي إذا أردتم معرفة أي شيء آخر |
| Şimdi, şunu sorabilirsiniz, "Peki, Sam, neden böyle şeyler yapıyorsun? | TED | الآن , ممكن أن تسألوا , " حسناً , سام , لماذا تفعل هذا النوع من العمل ؟ |
| - Bir yolu var. Ona sorabilirsiniz. | Open Subtitles | هناك طريقه واحده يمكنكم أن تسألوا |
| Elbette sorabilirsiniz. | Open Subtitles | يمكنكم أن تسألوا.. |
| Ailesine sorabilirsiniz. | Open Subtitles | يُمكنكم أن تسألوا أهــله |
| Boş yer olabilir ama liman yetkililerine sormalısınız. | Open Subtitles | ربما توافر مكان ما ولكن عليكم أن تسألوا سلطات الميناء |
| Ne anlama geldiğini şuradaki zekiye sormalısınız. | Open Subtitles | عليكم أن تسألوا العباقرة عن معنى ذلك الإسم |
| Yani siz insanlar -- evrenin efendilerine şimdiye dek ancak bu kadar yakın olabildim -- siz insanlar, kendi örgütlerinizi yönetmek için geri döndüğünüzde kendinize bir soru sormalısınız. | TED | و كذلك أنتم أيها الناس تقريبا اكثر الاشخاص قربا فيمن وجدت لتكونوا سادة العالم انتم ايها الناس يجب أن تسألوا أنفسكم سؤالاً عند عودتكم منازلكم لتديروا مؤسساتكم. |
| Bunları profesör Zei'ye sormalısınız. Sınıfımıza, çöl kültürleri hakkında ders verirdi. | Open Subtitles | يجب أن تسألوا الأستاذ (زاي) فهو يدرس الصف ثقافات الصحراء |
| Hiçbir fikrim yok. Bunu o saatlerde çalışan görevliye sormanız gerekiyor. | Open Subtitles | لا أدري، يجب أن تسألوا الطبيب الشرعي المسؤول حينها |
| Bence kendinize gerçekten kimin gülünç durumda olduğunu bir sormanız lazım. - Sen. | Open Subtitles | وأظن أن عليكم أن تسألوا أنفسكم من هو السخيف بيننا فعلاً هنا؟ |
| Şimdi 30 saniye istiyorum, 30 saniye sessizlik ve "Kimi yargıladım?" sorusunu kendinize sormanızı istiyorum. | Open Subtitles | أريد الآن أن نأخذ 30 ثانية من الصمت و أريد منكم أن تسألوا أنفسكم سؤال من المفترض أن أنتقده ؟ |
| Neden burada olduğunuzu kendinize sormanızı istiyorum. | Open Subtitles | أريدكم أن تسألوا أنفسكم لِمَ أنت هنا حقاً؟ |