| Sizin ailenizle bir arkadaş olduğu için belki bunu ona sen söyleyebilirsin. | Open Subtitles | لأنه صديقاً قريباً لعائلتك ربما يكون من الجيد أن تقوليه أنت له |
| Öyleyse bir ziyaretçiye bir teklik viskiyi 340 gramlık soda bardağına koyarken ne diyeceğini söyleyebilirsin. | Open Subtitles | حسنآ,أذآ هل يمكنكِ أن تخبريني بالضبط ماينبغي أن تقوليه لضيف كنتِ على وشك سكب السكوتش مع القليل من الصودآ |
| Buradan bir süreliğine gitsem babana anlatmak istediğin şeyler olmadığına emin misin? | Open Subtitles | ...لو ابتعدت قليلاً عنكما أمتأكدة أنه ليس هناك ماتريدين أن تقوليه لوالدكِ؟ |
| Eğer bana söylemek istediğin bir şeyler varsa bana ve teşkilata değil bana ve Calder'a değil, sadece bana idarecin ve arkadaşın olarak söyleyeceğin şey ne olursa olsun, şimdi tam zamanı. | Open Subtitles | لذلك، إذا كان هناك شيء تريدين أن تقوليه لي ليست أنا والوكالة ليست أنا وكالدر أنا فقط |
| Bunu mu söyleyecektin? | Open Subtitles | هل هذا ما كنتِ على وشك أن تقوليه ؟ |
| Aslında, bu meslekte konuşmak pek gerekmez... hatta teşvik edilmez bile. | Open Subtitles | وهو حتى غير مرغوب فيه كل ما عليك قوله، يجب أن تقوليه من خلال الكاميرا |
| Erkeklere olan öfkenin insanlara söylememen gereken şeyleri söylemene neden olmaz. | Open Subtitles | أٌريد فقط التأكد أن غضبكِ من الرَجال لن يٌسبب قولكِ للناس ما لا يجب أن تقوليه |
| Telefon almadan önce söylemek istediğin bir şey var mı Roz? | Open Subtitles | روز؟ هل هناك أي شئ تحبين أن تقوليه قبل أن نبدأ بتلقي مكالمات المتصلين ؟ |
| Ne söyleyeceksen kardeşlerimin yanında söyleyebilirsin. | Open Subtitles | إياً كان ما ستقولينه لي, فعليكِ أن تقوليه أمام إخواني |
| Tamamen delirdiğinden başka ne söyleyebilirsin ki. | Open Subtitles | ما الذي يمكن أن تقوليه غير أنكِ مجنونة تماماً؟ |
| Bana ne söylemek istiyorsan, onun önünde söyleyebilirsin. | Open Subtitles | أيّ كان ما تريدين قوله لي يمكنكِ أن تقوليه أمامها |
| Ona söyleyeceğin neyse bana da söyleyebilirsin. | Open Subtitles | أياً كان عليكِ أن تقوليه له، يمكنك أن تقوليه لي. |
| Ne söylemek istiyorsan burada söyleyebilirsin. | Open Subtitles | مهما كان ما لديكِ فيمكنك أن تقوليه هنا |
| Hadi bana anlatmak istemediğin bir şeyi anlatarak başla. | Open Subtitles | لما لاتقولين لي شيئا لاتودين أن تقوليه لي |
| Hayır, o değil anlatmak istediğin başka bir şey olmadıkça. | Open Subtitles | لا, ليس كذلك, اذا لم يكن هناك شيء تريد أن تقوليه. |
| Nefesini boşa harcama çünkü söyleyeceğin hiçbir şey istediğini almana yardımcı olmayacak. | Open Subtitles | حسناً يمكنك أن توفري انفاسك لانه لا شيء عليك أن تقوليه سيوصلني الى حيث ما تريدي |
| Bunu mu söyleyecektin? | Open Subtitles | هل هذا ما كنتِ على وشك أن تقوليه ؟ |
| Bize ne söyleyecektin, Mary Warren? | Open Subtitles | ما الذي تريدي أن تقوليه يا (ماري وارن)؟ |
| Aslında, bu meslekte konuşmak pek gerekmez... hatta teşvik edilmez bile. | Open Subtitles | وهو حتى غير مرغوب فيه كل ما عليك قوله، يجب أن تقوليه من خلال الكاميرا |
| Bu muhtemelen patronuna söylememen gereken bir şey. | Open Subtitles | هذا شئٌ لا تودين أن تقوليه لرئيستك في العمل |
| - ...mail'inde aslında söylemek istediğin buydu yani. | Open Subtitles | هذا ما كنت تحاولين أن تقوليه لنا عندما أرسلت لنا هذه الرسالة بأنك كنت متجهة للشمال |