| 2. Dünya Savaşı'ndan önce seramik yemek takımı üreticileri renkli cilalarda yaygın olarak uranyum oksit kullanıyordu. | TED | قبل الحرب العالمية الثانية، كان شائعا عند مصنعو أواني الطعام الخزفية استخدام أكسيد اليورانيوم في طلاء الزجاح الملّون. |
| Özel Ajan Larson'ın televizyonu ve meşe ağacından bir masası olduğunu ve yemek takımı biriktirmeyi sevdiğini söyleyebiliriz. | Open Subtitles | تلفزيون، طاولة من خشب البلوط، و حبه لمجموعة من أواني الطعام الغربية للإحتفال. |
| Joan Crawford'un bavulu, Joan Crawford'un yemek takımı Joan Crawford'un plastik mobilya örtüleri. | Open Subtitles | أمتعة جون كروفورد أواني طعام جون كروفورد أغطية أثاث بلاستيكية جون كروفرد |
| Gina'yı harika okullara göndereceğim ve sana yepyeni kap kacakları, parlak elektrik düğmeleri olan bir mutfak alacağım. | Open Subtitles | سأرسل جينا لمدرسة جديدة رائعة وسأشتري لك مطبخ جديد جميل به أواني لامعة وكله بالأزرار |
| mutfak aletleri ve Mixerleri yanında getirmek onurlu Temizlikçinin işiydi. | Open Subtitles | أن الحفاظ على أواني المطبخ التي لم تكن ملكنا ستقع على عاتق سيدة الشرف |
| Gümüş takımları yemek odasında bulabilirsiniz. | Open Subtitles | ستجدون أواني الفضة في غرفة الطعام |
| Uyumlu yemek takımları. | Open Subtitles | أواني طعام متماثلة |
| Yemek takımı bana, büyük-büyük- büyük annemden kalmıştı. | Open Subtitles | فالمتهم حطم أواني صينية لأم أم أم جدتي |
| Toy evinden ise bir alet edevat takımı, ızgara kapları ve 240 $ nakit para kayıp. | Open Subtitles | من منزل لعبة ، نحن أسفل مجموعة أداة ، أواني شواء و حوالي 240 دولار نقدا . |
| Ve çatal bıçak takımı. | Open Subtitles | و أواني فضية |
| Dandik bir kanalda, başka işsiz ev hanımlarına... plastik mutfak eşyaları satabilir sandı. | Open Subtitles | تبيع أواني المطبخ البلاستيكية لربات منزل أخريات على محطة تلفاز كابل سخيفة |
| Onun hayatını kurtaracak mutfak malzemelerini bu iş kullanmaz. | Open Subtitles | وقالت إنها لا يمكن استخدام أواني المطبخ لإنقاذ حياتها. |