| "üzülme.hadi Gülümse" her zaman Gülümse çok güzel bir gülüşün var. | Open Subtitles | لا تكن حزينا و هيا إبتسم إبتسم دائما عندك إبتسامة جميلة |
| Eğer bir minibüste çılgın bir profesör görürsen, Gülümse! | Open Subtitles | لو رأيت أستاذ مجنون في حافلة صغيرة، فقط إبتسم |
| Ne söylersen söyle söyledikten sonra Gülümse ve gül. | Open Subtitles | مها ستقول إضحك أو إبتسم بعدها إنها تُظهر الثقة |
| Ben de aptal gibi imzaladım. Sonra kağıda baktı ve gülümsedi gibi. | Open Subtitles | لذا.مثل المغعل.قمت بالتوقيع عليها.ثم عندها نظر إلى الورقة و إبتسم نوعاً |
| Gülümseyin, Bay White. | Open Subtitles | لقد كان الجو حارا إبتسم سيد وايت |
| Ben de evet dediğimde yüzünde kocaman bir Gülümseme ile... | Open Subtitles | عريضة إبتسامة إبتسم سيحدث, ما هذا بأن قلت وحين |
| "Gülümse ve kalbimi kazan. Ağla ve gözlerim yaşlarla dolsun." | Open Subtitles | ` إبتسم وأظفر بقلبي, إبكي وستذرف عيناي الدمع ` |
| Hayatında yediğin en iyi kurabiyeymiş gibi Gülümse. | Open Subtitles | إبتسم ، وكأنها أفضل بسكونة قد تذوقتها أبدًا |
| Olmaz, bu çok önemli bir iş, Gülümse. | Open Subtitles | بالطبع لا ، هذا عقد هام للغاية . إبتسم |
| Sesini alçalt ve Gülümse. Bizi seyrediyorlar. | Open Subtitles | إخفض صوتك و إبتسم , عندنا جمهور |
| Haydi ama, Dewey. Bir kez Gülümse. N'olur? | Open Subtitles | بالله عليك, يا "ديوي" إبتسم لمرة واحدة فقط, رجاءاً |
| - Kameraya Gülümse, lce Trey. | Open Subtitles | إبتسم لآلة التصوير، يجمّد تري. |
| Gülümse Dube. Dikkati kendine çekme. | Open Subtitles | إبتسم يا دوبي لا تجذب إنتباه الآخرين |
| Dostmuşlar gibi Gülümse, Dube. | Open Subtitles | فقط إبتسم كما لو أنّهم أصدقائك يا دوبي |
| - Şimşeği göster, bebeğim! - Gülümse, McQueen! | Open Subtitles | أرنى المزلاج يا عزيزى- "إبتسم يا "مكوين- |
| Bana gülümsedi ve yürüyüp gitti. | Open Subtitles | عندما كنت بالسادسه، لقد إبتسم إلى و ذهب بعيداً |
| O dostun... kendi ölümüne gülümsedi mi acaba? | Open Subtitles | أتسائل؟ هل إبتسم صديقك حين لاقى الموت؟ |
| Ekselans, Gülümseyin. | Open Subtitles | إبتسم ، يا صاحب الجلالة |
| Hafif bir Gülümseme. Hafif çünkü kadınları böyle düşündürürsün. | Open Subtitles | إبتسم قليلا فقط، لأنه كما تعلم، كل الآنسات يفكّرن. |
| Tanrı, yüzüme güldü ve bana, bu geceki parti için iki bilet verdi. | Open Subtitles | الرب إبتسم لي وأنعم علي بتذكرتين لحضور الحفل الكبير في نيويورك |
| Eğer kaderin sana gülüyorsa.. | Open Subtitles | ...إذا إبتسم لك مصيرك |
| Bana değil, başkasına gülümsüyor. | Open Subtitles | إنه حتي إبتسم لها |
| Ona öleceğimizi söylediğim de, bana gülümsemişti. | Open Subtitles | عندما أخبرته أن لا أحداً منا سيعود , إبتسم وحسب |