| Dokunmak, kesinlikle çocuğu şımartır diye özellikle de şefkate ve gereksiz fiziksel temasa karşı olanlara dikkat ederlerdi. | Open Subtitles | خصوصاً القواعد التي هي ضد العاطفة أو أي إتصال جسدي غير ضروري لأنَّ اللّمس سيُتلِف عقل الطفل بكُل تأكيد |
| Tüm hayvanların sevgiyi hissetmesi için fiziksel temasa ihtiyaçları var. | Open Subtitles | كل الحيوانات بحاجة إلى إتصال جسدي ليشعروا بالحب |
| Bunların hiçbirinde fiziksel temasa dair bir iz yoktu. | Open Subtitles | و لا دليل على وجود إتصال جسدي |
| Garson ve konuştuğum diğer kişiler bu iki kişinin asla fiziksel temasta bulunmadığını söyledi. | Open Subtitles | أن فتى الحافلة وكل شاهد تحدثت معه قال أن الإثنان لم يقوموا بأي إتصال جسدي |
| Evet, aramızdaki ilişki anlaşmasına göre ilk buluşmamızın yıldönümünde beni güzel bir yemeğe çıkarmak, günümün nasıl geçtiğini sormak ve dışarıdan bakan ilgisiz birinin yakınlık sanabileceği ölçüde fiziksel temasta bulunmak zorunda. | Open Subtitles | أجل، طبقاً لإتفاقية العلاقة في يوم ذكرى أول موعد لنا لابد أن يأخذني لعشاء لطيف ويسأل عن يومي ويشترك في إتصال جسدي عادي الذي قد يخطئه الناظرين غير المهتمين بالحميمية |
| İnşaat işçileri ile birlikte, olay yerine gelen ilk ekip ve hasta ile fiziksel temas kurmuş olan herkese aşı yapılmalı. | Open Subtitles | يجب أن يتم تطعيم عمال الهدم إلى جانب أي نفوذ قانونية والمستجيبين الأوائل الذين كان لديهم إتصال جسدي مباشر |
| Her tür fiziksel temasa karşı korku ve güvensizlik duyuyorlardı. | Open Subtitles | إنهم يستاءون ويخشون كل إتصال جسدي ... |
| Ben neyle uğraştığımız öğrenene kadar fiziksel temasta bulunmayalım. | Open Subtitles | لا إتصال جسدي حتى أعلم ما نتعامل معه |
| Ama onlar seninle fiziksel temas yapmıyorlarsa yapabileceğim çok şey yok. | Open Subtitles | لكن إذا لم يقوموا بعمل إتصال جسدي بك فإنّة لا يوجد شيء كبير أقوم به |
| fiziksel temas asla olmuyor. | Open Subtitles | ليس هناك إتصال جسدي |
| - fiziksel temas yok. | Open Subtitles | -ليس هناك أي إتصال جسدي |