| Eğer o i.ne gelirde saygı gösterirse hey sen kimle konuşuyorsun oğlum ya? | Open Subtitles | وإذا أتى اللوطيّ ليظهر إحترامه.. سنكون هناك من أجله إلى من تتحدث ؟ |
| O ailemden tek kalandı, ona saygı duymak zorundaydım çünkü doğrusu budur. | Open Subtitles | وذهبت مع عمى ماكس لقد كان هو عائلتى الوحيده هنا لقد كان عليا إحترامه |
| Bunu senin için yaptım. o adam sana saygı duymadı. | Open Subtitles | لقد فعلت ذلك من أجلك ذلك الرجل أظهر عدم إحترامه لك |
| Birinin saygısını istiyorsunuz. | Open Subtitles | إذا كنت تريد إحترام شخصاً ما فعليك أن تكتسب إحترامه |
| Sanırım kendi oyununda üste çıkarak saygısını kazanabilirim. | Open Subtitles | أخمن أنني ســأنال إحترامه بهزيمته فى لـُــعبته الخــاصة. |
| Kral, kabilemize saygısını sunmak istiyorsa sahip olduğu kadar büyük servet ödemeli. | Open Subtitles | إن أراد الملك أن يُظهر إحترامه لعاداتنا يجب أن يجلب لنا ثروة كمثل ما يملك |
| Prens Michael saygılarını sunmak için bekliyor Majesteleri. | Open Subtitles | صاحب السمو الأمير مايكل ينتظر ليبدى إحترامه لشخصك يا صاحب الجلاله |
| Sanki hayran olmamız gerekiyormuş gibi konuşuyorsun. | Open Subtitles | -أنتم الإثنان تتحدثان كما لو كان يجب إحترامه |
| İyi olduğunuzdan emin olmamı, ve size duyduğu saygı ve sadakatından emin olmanızı istedi. | Open Subtitles | , طلب منى التأكد من أنكم بخير . و أن أطمئنك على إحترامه وإخلاصه |
| - Bari ölüsüne saygı gösterelim. | Open Subtitles | وأقّل شيئ يمكننا فعله هو إحترامه في موته. |
| Ama sonunda, o korkunç zekasını kullanıp işini en iyi şekilde yapmaya çalıştığını fark ettim ve ona saygı duymaktan başka bir çarem kalmadı. | Open Subtitles | فى النهاية أدركت أن كل ما يحاول أن يفعله أن يدفع النخبة الخارقة لأن تعمل أعمال طيبة لا أحد لديه خيار إلا إحترامه |
| Bize babama duyduğu saygı yüzünden yardım ettiği konusunda bir an bile şüphe duymadım. | Open Subtitles | لم أشك للحظة بأن مساعدته لنا كانت جميعها بسبب إحترامه لوالدي |
| saygı duyacağıma hep aşağıladım. | Open Subtitles | كنت دائماً أُذل الشخص . الذى يتوجب عليا إحترامه |
| Ama bana karşı her zaman büyük bir saygı gösterdi. | Open Subtitles | لكنّه دائما يظهر إحترامه الكامل لى. |
| Bir erkek, hayatta en çok istediğin şey dışında dünyadaki her şeye sahipse kendine olan saygısını kaybeder. | Open Subtitles | ... حينما يحصل الرجل على كل ما يريده ... باستثناء أكثر شئ يريده يفقد إحترامه لذاته |
| Yani, adam bana saygısını kaybedecek. Bunu mu tercih edersin? | Open Subtitles | الرجل سيفقد إحترامه لي هل تفضلين ذلك؟ |
| O, saygısını hakeden, çetin bir savaşçı. | Open Subtitles | إنها مُحاربة شجاعة تستحقّ نيل إحترامه |
| Kendine saygısını kaybetti. saygı. | Open Subtitles | لقد خسر إحترامه لذاته، الإحترام |
| Savaş alanına gitti. Ölülere saygısını sunmaya. | Open Subtitles | ذهب لساحة المعركة ليظهر إحترامه للموتى |
| Keisha'nın cenazesine gidip ona saygısını göstermek istediğinden bahsediyordu. | Open Subtitles | (إشعال الشموع الخاصة بـِ (كييشا أراد أن يكن إحترامه |
| saygılarını sunmak istiyor. | Open Subtitles | يرغب بالزيارة تعبيرا عن إحترامه. |
| Sanki hayran olmamız gerekiyormuş gibi konuşuyorsun. | Open Subtitles | -أنتم الإثنان تتحدثان كما لو كان يجب إحترامه |