| Bana reçeteler yazılıyordu, yazıldıkları süreç göz önüne alındığında opioid bağımlılığım tahmin edilebilirdi. | TED | إدماني على المواد الأفيونية كان متوقعاً تماماً بالنظر إلى المقدار الذي وُصف لي والمدة التي وُصفتُ فيها. |
| Çünkü bağımlılığım yüzünden mahvettiğim tek hayat benimki değilim. | Open Subtitles | لانني لست الوحيدة من حياته تدمرت بسبب إدماني |
| İstediğin tek şeyin, bağımlılığımı kontrol etmemi sağlamak olduğunu söylemiştin. | Open Subtitles | قلتِ بأنّ كلّ ما أردتِه هو مساعدتي بالسيطرة على إدماني |
| Benim için kazanmak, büyük bir bağımlılık. | TED | سيرينا: أشعر بأن إدماني على الفوز شديد. |
| Evet, seks düşkünlüğüm... | Open Subtitles | ...إدماني للجنس هو |
| Uyuşturucu ve Frangelico likörüne bağımlıyken beni kartları ve mektuplarıyla destekleyen hayranlarıma teşekkürler. | Open Subtitles | الذين دعموني ببطاقاتهم ورسائلهم أثناء إدماني للمخدرات وأنا في المشفى |
| Adım Rick, Hristiyanım ve kokain bağımlılığıyla mücadele ediyorum. | Open Subtitles | اسمي ريك ، و أنا ااه ، أنا مسيحي وأنا أكافح ضد إدماني للكوكايين |
| Rehabilitasyona girip bağımlılığımla yüzleşmekten korkuyordum. | Open Subtitles | كنتُ خائفة من الذهاب لمركز التأهيل ومواجهة إدماني |
| Müstehcen film bağımlılığım ve bunu kabullenmemem yüzünden ailemi, işimi ve kendime saygımı kaybettim. | Open Subtitles | إدماني على مشاهدة الأفلام الاباحية و عدم رغبتي في مواجهة الأمر أدي بي إلى فقدان عائلتي وظيفتي ، و احترامي لنفسي |
| Ama 36. kurbanını öldürdüğünde bağımlılığım kontrol dışına çıkmıştı. | Open Subtitles | و مع مرور الوقت قتل ستة و ثلاثين روحاً و مع ذلك إدماني خرج عن السيطرة و كنت |
| Ve kana bağımlılığım dışında kafam bir milyon bebeğim! | Open Subtitles | وبجانب إدماني للدم البشري المحبط أنا في القمة , عزيزتي |
| Koka yaprağı bağımlılığım kontrol altında ve Bart sonunda bulutların üstündeki cennetin tuzağına düştü. | Open Subtitles | إدماني لورقة الكوكا يمكنني التصرف به... وأخيراً بارت توقف هنا في هذه الجنة أعلى السماء |
| bağımlılığım yüzünden güçsüz olduğumu kabullendim. | Open Subtitles | أعترف. كنت عاجزاً أمام إدماني. |
| Bu toplantılar sayesinde bağımlılığımı kontrol edebildim. | Open Subtitles | وبفضل هذه الإجتماعات تمكنت من السيطرة على إدماني |
| Seslendirmeden kazanacağım paraya kumar bağımlılığımı beslemek için ihtiyacım var. | Open Subtitles | أنا بحاجة إلى هذه الأصوات لأدعم إدماني للقمار |
| Yapacaktım ama ruhumun derinliklerine inince bağımlılığımı kabul etmeyi tercih ettim. | Open Subtitles | حسنٌ ، كنت أقوم بهذا لكن بعد القليل من البحث عن الذات قررت لكي أحتضن إدماني |
| Çünkü bunlar akıl ve vücut hastalıklarına neden olan ve daha büyük problemlere sebebiyet veren bağımlılık yaratan ve daha yararlı olduğu sanılması sonuçlarına varabilecek bir çözümdür. | Open Subtitles | لأنّها حل إدماني لمشكلة أكبر تسبب أمراضاً للجسم والعقل تفوق كثيراً فوائدها المزعومة |
| Nasıl tat aldığımıza neden bir şeyleri istediğimize ve yiyeceği nasıl bağımlılık yapıcı hale getirdiğine ilişkin temel özellikleri anlamak. | Open Subtitles | معرفتهم بأساسيات حول طريقة تذوقتنا ولماذا نتوق الطعام وماذا يجعل الطعام إدماني |
| Seks düşkünlüğüm mü? | Open Subtitles | إدماني للجنس؟ |
| Ve henüz bağımlıyken onurum yerine seksi tercih ettiğimi hatırlayınca bunu görür oldum. | Open Subtitles | وأنا الآن أفهم بأنني حينما كنتُ في مرحلة إدماني أخترتُ قراري مجدداً ومجدداً لأختار الجنس على معزتُ نفسي. |
| Kokain bağımlılığıyla mücadele etmiş bir Hristiyanım. | Open Subtitles | لقد كنت أكافح ضد إدماني للكوكايين |
| Bence bağımlılığımla savaşmanın en iyi yolu yavaş yavaş kesmek. | Open Subtitles | كنت أفكر بأن أفضل طريقة لمكافحة إدماني هي فطام نفسي على مراحل |