| Ne? Sen kendin demedin mi, Eğer ölmediysem seninleyim demektir? ! | Open Subtitles | حسنا , لقد قلتها بنفسك إذا كنت لم أمت, فأنا معك |
| Eğer hayatında bir kere ses duymadıysan, o zaman yanlış bir şeyler yapmışsındır. | Open Subtitles | إذا كنت لم تسمع أصوات مرة واحدة على الأقل، كنت تفعل شيئا خاطئا. |
| Eğer yarışmayı kaydedip hala izlemediyseniz, sizin için sürprizi bozmak istemem... ama Watson üstün bir şekilde kazandı. | TED | أنا لا أريد أن أفشي بالنتيجة، إذا كنت لم تشاهد المسابقة لكن واتسون فاز بسهولة. |
| Eğer showa çıkmazsan teyzen sana hayatı cehennem eder. | Open Subtitles | لاتريد , ساغضب عليك إذا كنت لم تظهر في العرض. |
| Eğer uykum kaçsaydı. | Open Subtitles | وبطبيعة الحال، إذا كنت لم أتمكن من النوم |
| Biliyorum Eğer bizi buraya getirmeseydin belki de büyük kardeş ve ben uzun zaman önce ölürdük. | Open Subtitles | أعرف بأنك إذا كنت لم تأخذنا فالأخ الأكبر وأنا كنا سنموت من الجوع لمدة طويلة |
| Ama Eğer çocukken gülümsemeyi öğrenmemişseniz gerekli. | Open Subtitles | لكنها ضرورية إذا كنت لم تتعلم كيف تبتسم و أنت طفل |
| Herkesin yaptığı bir şeyi Eğer sen yapmadıysan sayı alırsın. | Open Subtitles | إذا كنت لم تفعل شيئا جميع آخرون ، وتحصل على نقطة. |
| Eğer bunu sen yapmadıysan bu testi sorun etmemen gerekir. | Open Subtitles | إذا كنت لم تفعل ذلك، يجب أن لا مشكلة مع اختبار. |
| - Eğer o e-postaları bana yollamasan, - burada olur muydum? | Open Subtitles | إذا كنت لم ترسل لي تلك الرسائل الإلكترونية ؟ |
| Eğer memnun değilsen, ne halin varsa görecekmişsin... | Open Subtitles | قالت أنه إذا كنت لم ترغب في ذلك، ستصبح رئيسا للبلدية. |
| Eğer konuşmadıysanız adını nereden biliyorsun? | Open Subtitles | إذا كنت لم تتحدثي إليها أبداً، فكيف عرفت إسمها؟ |
| Eğer bir şey yapmadıysan, bizi içeriye almakla bir şey kaybetmezsin. | Open Subtitles | ، أنظر ، إذا كنت لم تفعل أي شئ فلن تخسر شيئا إن سمحت لنا بالدخول |
| Eğer birşey yapmadıysan, bizi içeriye almakla birşey kaybetmezsin. | Open Subtitles | أنظر ، إذا كنت لم تفعل أي شئ فلن تخسر شيئا إن سمحت لنا بالدخول |
| Eğer kulaklığını kaybetmeseydin, takip edilmen daha kolay olurdu. | Open Subtitles | إذا كنت لم تفقد وحدة الأذن خاصتك كنت سأتتبعك بشكل أسهل بكثير |
| Eğer onunla konuşmazsan, hiç olmayacak. | Open Subtitles | أنت تعرف، إذا كنت لم أتحدث معه، أنها أبدا ستعمل يحدث، |
| Eğer sen vermediysen, kim verdi o zaman? | Open Subtitles | حسناً، إذا كنت لم تفعلها فمن فعلها إذاً؟ |
| Parçaladım çünkü seni uyarmıştım Eğer notların yükselmezse gitardan kurtulmak zorunda kalacağım diye. | Open Subtitles | لانني حذرتك إذا كنت لم تحصل على درجات عالية انني سأتخلص من الغيتار حسنا. |
| Eğer büyük annem ile birlikte olamıyorsam en azından bu tatili onun için eğlenceli bir hale getireceğim. | Open Subtitles | إذا كنت لم أستطع رؤية جدتي، أقله سأتمتع بهذه الرحلة على شرفها. |
| Adamı sadece lobide gördüysen Eğer, onun hakkında bu kadar şeyi nereden biliyorsun? | Open Subtitles | إذا كنت لم تره إلا في بهو الفندق، كيف تعرف كل هذه الأشياء عنه؟ |