| Bir süper asker yaratmak amacıyla insan ve hayvan DNA'larını birleştirecek olsam işe at solucanı ile başlardım. | Open Subtitles | لكن إذا كُنت أنوي دمج حمض نووي بشري وحيواني لكي أبتكر جندي خارق, لدمجته مع الديدان |
| Yerinde olsam bir ödlek olmaz ve hemen ateş ederdim. | Open Subtitles | إذا كُنت مكانك لن أُصدِق وسوف أطلق النار تلقائياً |
| Bazı hassas bilgilerin sorumluluğunu üstlenecek tipte bir ajan olup olmadığınızı değerlendirmem istendi. | Open Subtitles | ماذا لديك لتُخبرني به؟ لقد طُلب مني تقييمك ما إذا كُنت العميل الأفضل الذي قد نعهد إليه بمعلمومات حساسة كهذه |
| Evli olup olmadığımı mı sormak istiyorsun? | Open Subtitles | أنت تعنى زوجة. هل تحاول أن تسألنى إذا كُنت مُتزوج؟ |
| Sadece bir şey olsaydım, her şey çok daha basit olurdu. | Open Subtitles | سَيَكون الأمر أكثر سهوله إذا كُنت فقط شيء واحد، أليس كذلك؟ |
| Eğer Tommy ile o odada olsaydım şimdi ben de içeride olurdum. | Open Subtitles | إذا كُنت بهذه الغُرفة مع تومى لكنُت أصبحت فى حضانة الشرطة الآن |
| Eger o duvarları yıkmak istemiyorsan, sana yardım edemem. | Open Subtitles | إذا كُنت لا تنوي إسقاط تلك الحوائط فلن أستطيع مُساعدتك |
| Jason, Madem kendine bu kadar güveniyorsun, neden hepsini yatırmıyorsun? | Open Subtitles | جيسن، إذا كُنت واثق جداً، لم لا فقط ترَاهنَه كُله؟ |
| Eğer gerçeği söylemiş olsaydın, her şey çok daha kolay olurdu. | Open Subtitles | لقد كانت الأمور ستصبح أكثر بساطة إذا كُنت قد قُُلت الحقيقة |
| Sizin yerinizde olsam, dışardaki herkese neler olabileceği konusunda endişelenirdim. | Open Subtitles | ، إذا كُنت في مكانك كُنت لأقلق أكثر على ما قد يحدث للجميع غيرها |
| Çünkü seni kelepçelemiş olsam yardım etmeye daha meyilli olurum. | Open Subtitles | لإنني سأميل للمساعدة أكثر إذا كُنت مُكبل بالأصفاد معي |
| Öyle birini tanıyor bile olsam varsayımsal olarak kaçak biri olur. | Open Subtitles | أعني ، حتى إذا كُنت أعرف شخصاً ما ، فذلك الشخص قد يكون فاراً من وجه العدالة |
| Belediye başkanını ben öldürmüş olsam sen ne yapardın? | Open Subtitles | ، إذا كُنت قد قتلت العُمدة فماذا كُنت لتفعل ؟ |
| Hayır, neden durmadan moralimin bozuk olup olmadığını soruyorsun? | Open Subtitles | لا, لماذا دائماً تسألينني إذا كُنت مُكتئبه؟ |
| Buraya sizin işinize devam etmek için yeterince dengeli olup olmadığınızı görmeye gelmiştim. | Open Subtitles | لقد جئت إلى هنا لأحدد ما إذا كُنت مستقراً بما فيه الكفاية لتستمر في ممارسة المهنة. |
| Senin yerinde olsaydım, benim kafam edişelenmem gereken kafa olmazdı. | Open Subtitles | إذا كُنت مكانك فرأسى لن تكون الشئ الذى سأقلق عليه |
| Ben olsaydım, ağa fiziksel erişimim olan bir yerde olurdum. | Open Subtitles | إذا كُنت مكانهم ، كُنت لأستقر حيثُ تتواجد الشبكة الفعلية |
| Eger yaniliyorsam, bir zarariniz olmaz. | Open Subtitles | إذا كُنت مخطئاً فلا ضرر |
| Madem para kazanacaksın yanlış zamanda karşılaştık desene. | Open Subtitles | أعتقد أنني قابلتك في وقت متأخر، إذا كُنت على وشك أن تجني الكثير من المال |
| Kocam olsaydın ve böyle bir şey öğrenseydin ne yapardın? | Open Subtitles | ماذا كُنت ستفعل إذا كُنت زوجى؟ وتعلمت مثل هذا الشئ؟ |