| - Yani 18. yaş günümde beni hiçbir sebep yokken sevgilimden mi ayırdınız? | Open Subtitles | إذًا فقد أخذتموني من عند صديقي يوم عيد مولدي الـ 18 للا شيء؟ |
| Yani, 80'lerin ortalarında hiddet dolu cihada dâhil oldum, bu, Afganistan'la başladı. | TED | إذًا فقد انخرطت في الجهاد العنيف أواسط الثمانينات، بدءًا من أفغانستان. |
| Yani hepsinin sahte olduğunu doğruluyorsunuz. | Open Subtitles | إذًا فقد حصلتِ على تأكيد بأن جميعهم مزيفات |
| O gece bir kız daha vardı Yani. | Open Subtitles | إذًا فقد كان هناك فتاة أخرى هنا تلك الليلة؟ |
| O maskeli salağın bunu yapmasını sağladığın. | Open Subtitles | إذًا فقد تلاعبت بالمغفل المقنع ليتخلص منه بدلًا عنك |
| Yani, Başkan Yardımcısının Personel Şefi, Amanda Tanner'ın Amerika Birleşik Devletleri Başkanını baştan çıkardığına ikna olmuş durumda. | Open Subtitles | إذًا فقد قام كبير موظفي نائبة الرئيس بإقناع أماندا تانر أن تغوي رئيس الولايات المتحدة |
| Onlar da fahişenin birinin uyuşturucu kaçakçılarını dövdüğünü bildiren bir çağrı için iki dedektif mi gönderdi Yani? | Open Subtitles | إذًا فقد تم إرسال محققين بناء على مكالمة تطلب اقتحام منزل، لأن عاهرة ما قد ضربت بعض تجار المخدرات؟ |
| - Yani tek bir adamı aramak için mi geldiniz? | Open Subtitles | إذًا فقد أتيت هنا للبحث عن رجل واحد؟ ربما |
| Tam olarak kontrol edemiyormuş. Tekerlekli sandalye konusunda haklıydım Yani. | Open Subtitles | إذًا فقد كنت محقًا بشأن الكرسي المتحرك كان يستخدمه لشحن نفسه |
| Bunca zamandir kimseye bundan bahsetmedin Yani. | Open Subtitles | إذًا فقد حملت هذا الهم وحدك طوال الوقت؟ |
| Hepimiz adına karar verdin Yani. | Open Subtitles | إذًا فقد قررت نيابة عنّا كلنا. |
| Yani Colin'in cesedi ilk olarak bu ağaçların iki mil etrafına mı atılmış? | Open Subtitles | إذًا فقد ألقيت جثة (كولن) للمرة الأولى على بعد ميلين من تلك الأشجار؟ |
| Yani her şeyini bizi korumak için bıraktın. | Open Subtitles | إذًا فقد تخليت عن كل شيء لننعم بالأمآن |
| Yani onunla sadece üç ay mı birlikte oldunuz? | Open Subtitles | إذًا فقد كنت معها لثلاث أشهر فقط؟ |
| Yanlış ata oynadın Yani. | Open Subtitles | إذًا فقد راهنتِ على الحصان الخاطىء |
| - Senin yerine onu koydu Yani. | Open Subtitles | إذًا فقد إنتقلت من مقاس حذائك إلى مقاسه |
| - Seni cezaevinden çıkardım. - Nerede olduğumu biliyordun Yani. | Open Subtitles | لقد أخرجتك من السّجن - إذًا فقد علمت أين كنت - |
| O maskeli salağın bunu yapmasını sağladığın. | Open Subtitles | إذًا فقد تلاعبت بالمغفل المقنع ليتخلص منه بدلًا عنك |
| O zaman iyi ki repliklerimi ezberlemişim. | Open Subtitles | إذًا فقد أحسنتُ صنعًا بحفظ نصوصي. |
| O zaman her şey bitti, değil mi? | Open Subtitles | إذًا فقد انتهى الأمر، أليس كذلك؟ |