| aldığı oyuncakçıya geri götürdü | Open Subtitles | وعاد إلى مخزن الألعاب حيث كان قد إشتراها |
| Ertesi gün havaalanında evvelki gün şehirden aldığı kolyeyi gösterdi. | Open Subtitles | في اليوم الثاني عندما كنا في المطار أراني تلك القلادة التي إشتراها باليوم قبل ان يذهب لوسط المدينة |
| Sekizinci Cadde'deki adam, dükkan sahibi bizden aldığı malları daha fazla paraya satıyor. | Open Subtitles | هناك شخص بالجادة الثامنة, لديه متجر يبيع أشياء إشتراها منّا بمقابل أكثر |
| Gördüğün adamın onu açık arttırmada aldığını aldığından eminim. | Open Subtitles | من المؤكد أن الرجل الذي رأيته قد إشتراها من المزاد. |
| Bunları satan o kadar çok dükkan yoktur o yüzden kimlerin aldığını öğrenip öğrenemeyeceğine bi' bak. | Open Subtitles | لا يُمكن أن تكون قائمة المحلاّت التي تبيعها كبيرة. لذا تحقق لو بإمكانك أن تعرف من إشتراها. |
| Bundan bir süre sonra da Han adayı satın aldı. | Open Subtitles | وفي وقت ما بعد ذلك، إشتراها هان. |
| - Biri onu 50$'a satın aldı. | Open Subtitles | شخص ما إشتراها مني بخمسين دولار |
| Evet. Yani eğer o, onu satın aldıysa, orjinali olduğunu sanmıyorum. | Open Subtitles | أجل وإذا إشتراها فلا أظن أنها الأصلية |
| Gizli "yarasa-telefonu"nu... bir yıI önce Back Bay'de aldığı bir evi aramak için kullanıyormuş. | Open Subtitles | كان يستعمل هاتفه السري للإتصال بشقة خلف الخليج إشتراها قبل عام |
| Müşterileriyle şehrin farklı yerlerinden nakit aldığı kullan-at telefonla görüşüyor. | Open Subtitles | ببعض المشترين من هواتف محترقة إشتراها بالمال من عدة مواقع في المدينة |
| Kiraladığı evden satın aldığı nane şekerine kadar. | Open Subtitles | من أول فيلم استأجره وصولاً إلى آخر حلوى نعناع إشتراها |
| Babasının satın aldığı Cartier saatini hiç takmayan kız söylüyor bunu. | Open Subtitles | يقول الفتاة التي لم ترتدي ساعة كارتي التي إشتراها والدها |
| Babasının satın aldığı Cartier saatini hiç takmayan kız söylüyor bunu. | Open Subtitles | يقول الفتاة التي لم ترتدي ساعة كارتي التي إشتراها والدها |
| - Bu mühimmat türü yeni. Kimin satın aldığını bulabiliriz. | Open Subtitles | هذا النوع من الذخيرة حديث جدّاً، سنكون قادرين على معرفة من إشتراها. |
| - Şimdi kimin aldığını bulmamız gerekecek. - Tamam. | Open Subtitles | لا سبيل لمعرفة من إشتراها حسنا |
| Movado marka saatlerin kaydı tutulur. Saati kimin aldığını öğrenirsek kızın kimliğini de öğrenebiliriz. | Open Subtitles | ساعات " نوفارو " مسجلة إذا عرفنا من إشتراها |
| Evet. Şanslıysak, kimden aldığını da. | Open Subtitles | أجل، وإن كنّا محظوظين، ممّن إشتراها. |
| Onları satın aldı çünkü SweeTart vitaminleri bitmişti, yani... | Open Subtitles | التي إشتراها فقط لأنه لم يجد كيك محلى |
| O adam, Walter Brotski ve onu satın aldı. | Open Subtitles | أوه، ذلك (والتر بروتسكي)، وقد إشتراها للتو |
| Kim satın aldıysa, Baltimore Rıhtımı'nda oturmuş, Damien Moreau'nun neden 20-30 milyon dolar dolandırdığını çözmeye çalışıyordur. | Open Subtitles | وأيّاً كان من إشتراها "فهو يجلس في الواجهة البحرية في "بالتيمور (ويتساءل لمَ خدعه (داميان مورو مقابل كم عشرون مليون دولار ثلاثون مليون دولار؟ |