| Evet, bizimkiler Elm sokağında bir ev aldılar. | Open Subtitles | نعم. أبوي إشتروا بيتاً في شارعِ إي إل إم |
| Kilise malının etrafındaki arazi ve binaları satın aldılar, ve yıktılar. | Open Subtitles | فقد إشتروا الأرض والمبانى التى تحيط بملكية الكنيسة و هدموها كلها... |
| Aralarında biraz para toplamışlar ve ona bir Paris bileti almışlar. | Open Subtitles | و هم , جمعوا بعض المال و إشتروا تذكرة إلى باريس |
| "Aşkın Hızından Daha Hızlı" Ciltli: 99 sent. Bu ürünü alan alıcılar bunları da aldı: Otomobil aküsü, Patates, Klozet. | Open Subtitles | العملاء الذين إشتروا هذا المنتج قاموا بشراء أيضاً |
| Annenle baban bu evi 1960'ların başında satın aldı. | Open Subtitles | أمك وأباك إشتروا هذا المنزل في أوائل الستينات |
| Parayla askere alınmaktan kurtulan bu beylerin neyden bahsettiğimi anlamasını beklemiyorum, General, ama bence siz anlıyorsunuz. | Open Subtitles | لا أتوقع أن رجال مثل هؤلاء... الذين إشتروا هذا المشروع. أن يفهموا ما أعنيه، عامة ولكن أعتقد أنكم تفهمون. |
| Kursu bitirdiğim zaman, ikiniz de benden saç kesim paketi satın alın. | Open Subtitles | لو أني نجحت ، إشتروا لي مجموعة من المقصات |
| Hem masum olduğun için de sana bu evi satın aldılar. | Open Subtitles | ولأنك كنت بريئاً فقد إشتروا هذه الفيلا لك |
| O ve diğer çakallar bu şehirden yılarca beslendiler, ama onlara dokunamazdınız, çünkü herkesi satın aldılar. | Open Subtitles | هو وبقيّة أؤلئكَ المتواطئين يتغذوّن على هذه المدينة منذ عقود إلا أنّكَ لم تستطع الإقتراب منهم لأنّهم قد إشتروا الجميع |
| Bütün katı satın aldılar. Tabiki, senin dairen hariç. | Open Subtitles | لقد إشتروا الطابق بأكمله, بإستثناء جناحك طبعاً |
| Şikayet ettiğim yok. Bu toprakları çok zaman önce aldılar. | Open Subtitles | إشتروا هذه الأرض منذ عهـد بعـيد |
| Sana bir unvan satın aldılar, Baronessa. Beni değil. | Open Subtitles | إشتروا لكِ لقب بارونة، لم يشتروني |
| Tamam, mahkeme kayıtlarına göre bay ve bayan başkan terk edilmiş bir yer almışlar. | Open Subtitles | حسناً , ملفات دار العدل يظهر أن السيد و السيدة المحافظ إشتروا هذه ااممتلكات |
| Üç blok ötedeki benzinciden 31 dolarlık benzin almışlar. | Open Subtitles | ببطاقة الإئتمان المسروقة إشتروا الوقود بقيمة 31 دولار |
| Bu Dustin denen herifle arkadaşları biletlerini satın mı almışlar yani? | Open Subtitles | إذن , دستن هذا وأصدقائه إشتروا تذكرتهم ؟ |
| Biliyor musunuz, efendim kız arkadaşlarına azgın-savar haplarından alan bir çok müşterimiz üzerinde "üzgünüm" yazan oyuncak ayılardan da aldı. | Open Subtitles | العديد من زبائننا الذين إشتروا لـ صديقاتهم " مضاد العاهرات " لاحقاً ينتهي بهم المطاف بـ شراء دمية الدب " أنا أسف جداً " |
| Konser biletini alan hayranların diyor. | Open Subtitles | الجماهير اللذين إشتروا تذاكر حفلك الخاص |
| Kötü haberleri iletmekten nefret ederim, çocuklar... ama Burger Shack bu yeri dört yıl önce satın aldı. | Open Subtitles | أكره أن أكون حامل الأخبار السيئة يا رفاق ولكن كوخ البرجر إشتروا هذا الموقع قبل حوالي سنوات |
| Kötü haberleri iletmekten nefret ederim, çocuklar... ama Burger Shack bu yeri dört yıl önce satın aldı. | Open Subtitles | أكره أن أكون حامل الأخبار السيئة يا رفاق ولكن كوخ البرجر إشتروا هذا الموقع قبل حوالي سنوات |
| Parayla askere alınmaktan kurtulan bu beylerin neyden bahsettiğimi anlamasını beklemiyorum, General, ama bence siz anlıyorsunuz. | Open Subtitles | لا أتوقع أن رجال مثل هؤلاء... الذين إشتروا هذا المشروع. أن يفهموا ما أعنيه، عامة ولكن أعتقد أنكم تفهمون. |
| satın alın arkadaşlar, bol bol satın alın. | Open Subtitles | إشتروا يا جماعة، إشتروا بوفرة |