| Gazetede ilanınızı gördüm. Boş odanız var mı acaba? | Open Subtitles | ،رأيت إعلانك بالصحيفة هل هناك غرف شاغرة؟ |
| Gazetede ilanını gördüğümde zamanla jandarmaların geleceğini biliyordum. | Open Subtitles | عندما رأيتُ إعلانك في الورقة عرفتُ أنّ بمرور الوقت الجندرمة سيأتون لا تقلقي |
| İlan senin. Ne istersen söyleyebilirsin. | Open Subtitles | أتعلمين، إنه إعلانك و يمكنك أن تقولي ما تريدين |
| Normalde bir ürünün Reklamını yaptığınızda, müşterinin reklamınızı işemek için tuvalete götürmesini pek de istemezsiniz, | TED | عادة، عندما تقوم بالإعلان عن شيء ما، أنت حقا لا تريد المستهلك أن يأخذ إعلانك إلى الحمام ليتبول عليه. |
| İlanda ev arkadaşı aradığını görünce ben de seninle tanışmayı çok istedim. | Open Subtitles | رأيت إعلانك حول شريك .... السكن و أنا فقط أردت حقا لقاءك |
| Benim altıncı hissime göre ilanın işe yaramakla kalmadı hatta daha fazlasını getirdi. | Open Subtitles | وحاستي السادسة تقول لي أن إعلانك ليس عن ورشة عمل عادية يوجد أكثر من هذا |
| Düz Olmayan üzerindeki ikinci sağ dönüşten sonra İsminizi Buraya Verebilirsiniz'e geliyoruz. | Open Subtitles | "بعد المُنعطف الأيمن على الطريق "غير المُستقيم يظهرُ أمامك مُنعطف "ضع إعلانك هنا" |
| Gazetede ilanınızı gördüm. Boş odanız var mı? | Open Subtitles | ،رأيتُ إعلانك بالصحيفة هل هناك غرف شاغرة؟ |
| "Gazetedeki ilanınızı okudum. Mirasımı çoktan aldım, ...bir hata olduysa eğer. | Open Subtitles | لقد قرأت إعلانك في الصحيفة وقد استلمت سلفاً ميراثي .. |
| Sizi soruşturmak yerine ilanınızı tartışan bir komite yarattınız. | Open Subtitles | بدلاً من لجنة تحقيق بأمرك حصلت على لجنة لمناقشة إعلانك |
| Ben gazete ilanını arayan herhangi bir kızım. | Open Subtitles | أنا مجرد فتاة أجابت على إعلانك في الصحيفة |
| Gazetede ilanını gördüm. Hala ortak lazım mı diye merak ettim. | Open Subtitles | انظر، لقد رأيت إعلانك في الإعلانات المبوبة وأردت معرفة ما إذا كنت بحاجةٍ لشريك |
| - Elden teslim. - İki hafta geciktin, ilanını çoktan kaldırmam lazımdı. | Open Subtitles | لقد تأخرت أسبوعين كان يجب أن أحذف إعلانك |
| 10 dakika önce adamı ölü ilan etmene ne demeli peki? | Open Subtitles | ماذا عن إعلانك وقت الوفاة الخطأ منذ 10 دقائق؟ |
| Baktığım her yerde, vücudunu mümkün olan en kısa sürede dondurması için yasal ölümünün ilan edilmesi gerektiğini söylüyorlar. | Open Subtitles | في كل مكان أبحث فيه، يقولون أنهم يحتاجون لجسم لتجميده في أقرب وقت ممكن بعد أن يتم إعلانك ميتا قانونيا |
| Bak Laado, senin Reklamını gösteriyorlar. | Open Subtitles | انظري يا عزيزتي، إنّهم يعرضون إعلانك أيّ واحد؟ |
| İlanda seçkin bir hanede güvenle çalışacak deneyimli birinden bahsetmişsiniz. | Open Subtitles | لكن في إعلانك تحدثت عن منصب يتطلب أمانة، يا سير (مايكل) في بيت شهير |
| - İlanın seni anlatamamış. | Open Subtitles | - كل ما أقوله أن إعلانك لا ينطبق عليكِ |
| Sınırlı bir süre için, reklamınızı bugün çekip yarın yayınlayacağız. | Open Subtitles | لوقت محدود، سنصور إعلانك اليوم ونبثه غدًا. |
| İsminizi Buraya Verebilirsiniz'de ters yönden gidiyorum. | Open Subtitles | إستدارةٌ اتجاه مُعاكس عند لافتة "ضع إعلانك هنا" |
| Verdiğini ilanı biliyorum ve bence harika yapmışsın. | Open Subtitles | أعلم , كل شيء عن إعلانك الصغير واعتقد بأنه عظيم |
| Çekinceleri olduğunu söyledi. reklamın oldukça ham ve deneysel olduğunu düşünüyorlarmış. | Open Subtitles | سيقومون بإنتاج جديد يعتقدون أن إعلانك غريب وجريء في ذات الوقت |
| Ama reklamınızda "Parasız" diyordu. | Open Subtitles | لكن إعلانك مكتوب به "بدون دفعات مقدمة" |
| İlanınız çok ilgimi çekti. | Open Subtitles | أعجبتني جداً إعلانك |