| Belki de o gece ona rastlamamış olsaydım ve o kadar güzel olmasaydı bara dönmez ve aptalca sarhoş olmazdım. | Open Subtitles | ربما إذا أنا لم اقابلها تللك الليله، وهي لم تكن جميلة جدا لم ارغب بالعودة إلى الحانة واسكر نفسي بسخف |
| Eğer hamile olmasaydım bugünü tatil ilan eder bara giderdik. | Open Subtitles | لو لم أكن حبلى لكنّا أنهينا الجلسة وذهبنا إلى الحانة |
| Sonra da bir bara gidip bir çocuğu aldım götürdüm. | Open Subtitles | ثم ذهبت إلى الحانة و أخذت فتى ما معي بالسيارة |
| - Beni Alibi'a götür o zaman. | Open Subtitles | إذن، خذيني إلى الحانة |
| Buradan çıkıp, Roadhouse'a gitmeli ve insanları uyarmalıyız. | Open Subtitles | ، علينا أن نخرج من هنا ، نذهب إلى الحانة و نحذر الناس من هذا |
| Sürekli o bara gittim ve yaşadığını söylediği çevrelere bakındım. | Open Subtitles | ذهبت إلى الحانة مررت بالحي الذي قالت أنها تعيش فيه |
| Özel dedektifin telefonunu ve çektiği resimleri almak için kızını bara yolladı. | Open Subtitles | إذن أرسل إبنته إلى الحانة للحصول على الهاتف والصور من المحقق الخاص |
| bara şimdi gitmek istiyorum? Orada vidyo oyunlar oluyor mu? | Open Subtitles | أُريد أن أذهب إلى الحانة الآن هل هناك ألعاب فيديو؟ |
| Eğer adalet için değildiyse, neden girdin o zaman o bara? | Open Subtitles | و لماذاً إذاً ذهبت إلى الحانة إن لم تكن تُريد مُحاسبتهم؟ |
| Nasıl bir adam bir çocuğu bara ve hipodroma götürür? | Open Subtitles | أي نوع من الرجال تصطحب طفل إلى الحانة وسباق الخيول؟ |
| Önce duşa giriyoruz, sonra da bara içmeye gidiyoruz okullu. | Open Subtitles | سنذهب للإستحمام ، وبعدها سنتجه إلى الحانة .. أيّها الجامعيّ |
| Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz. | TED | نمضي مساء على الشبكة الاجتماعية عوض أن نذهب إلى الحانة مع أصدقائنا. |
| Diğer baylardan özür diliyorum. Benimle bara kadar gel. | Open Subtitles | . هذان الرفيقان سيسمحان لك تعال معيّ إلى الحانة |
| Hadi bu kadar yeter bakalım! Hadi hep beraber bara gidelim ve dalgamıza bakalım! | Open Subtitles | ذلك يكفي، لنذهب إلى الحانة ونرفّه عن أرواحنا |
| Sen bara gidip anlaşmayı iptal ederken ben de apartmanına gidip eşyalarını alırım. | Open Subtitles | بينما ستذهب أنت إلى الحانة وتلغي الاتفاق سأذهب إلى شقتك وأحضر أغراضك |
| işe giderken giyebilir, sonra da doğruca bara gidebilirsin. | Open Subtitles | يمكنك أن ترتديه إلى العمل و تذهبين بعدها مباشرة إلى الحانة |
| Beni Alibi'a götür o zaman. | Open Subtitles | إذن خذيني إلى الحانة |
| Haydi, Roadhouse'a gidelim. | Open Subtitles | هيا دعنا نذهب إلى الحانة. |
| Doğru. Hayalet'in hana girdiğini gördüm. | Open Subtitles | هذا صحيح، لقد رأيت صائد الأشباح يدخل إلى الحانة. |
| Bir saat önce falan barıma gelip amaçsızca fırtınanın içine gitmemizi istedin. | Open Subtitles | منذ وقت قليل , دخلتِ إلى الحانة وطلبتِ منى أن اقود بغير هدف حتى وصلنا لتلك العاصفة اللعينة |
| Çocuk bu mektupları kayıp oldukları fark edilmeden meyhaneye götürmeli. | Open Subtitles | يحاول أستعادة عرش والده يجب عليه ان يعيد هذه الرسائل إلى الحانة قبل أن يُشعر بأختفائهم |
| Bu gece iş çıkışı spor barına gidiyorum. | Open Subtitles | سأذهب إلى الحانة الرياضية بعد العمل الليلة. |