| Paranız ve iştahınız olmadığı zaman Her şeye olumsuz bir bakış açısından yaklaşıyorsunuz. | Open Subtitles | عندما لا تملك المال و لا الشهية فإنك تنظر إلى كل شيء بسوداوية |
| Şimdi bunu Her şeye uygulayabiliriz. | TED | ويمكننا الآن أن نمدها إلى كل شيء تقريبا. |
| Her şeye, insanlara, olan bitene, benim için çok zor. | Open Subtitles | إلى كل شيء .. إلى الناس إلى ماذا يجري. إنه صعب جداً بالنسبة لي. |
| Kaçtığı Her şeye geri götürmek için. | Open Subtitles | لإعادتها إلى كل شيء تهرب منه لقد كانت تهرب أليس كذلك ؟ |
| Her şeye bir kere de bakıp burada ne var ne yok göremiyor musun? | Open Subtitles | ايمكنك ان تنظر إلى كل شيء على حدة حتى تعرف اذا كان هناك شيء فيها؟ |
| Elimizdeki Her şeye ulaşabilecekler. Birinci şüpheli Tom Fuller. | Open Subtitles | الاستخبارات العسكرية و رموز الإطلاق سيصبح لديهم المدخل إلى كل شيء لدينا |
| Şimdi artık Her şeye tamamen farklı bir gözle bakmalıyım. | Open Subtitles | حتى الآن لقد أن ننظر إلى كل شيء بطريقة مختلفة تماما. |
| Her şeye farklı bir şekilde bakmamız gerek. | Open Subtitles | علينا البدأ بالنظر إلى كل شيء بشكل مختلف |
| Projeyle ilgili Her şeye ve sunuculara erişime ihtiyacım var. | Open Subtitles | أنا بحاجة إلى كل شيء على رأسه المشروع ربما الوصول إلى أجهزتهم. |
| Kurumaya toleransı kapsamlı olarak anlamak için sistem biyolojisi yaklaşımı denen şeyi benimsedim, ki bununla molekülden bitkinin tamamına ekofizyolojik seviyede Her şeye bakarız. | TED | لذلك انبعت ما يسمى بطريقة النظام الحيوي لغرض الحصول على الفهم الشامل لتحمل الجفاف، حيث ننظر إلى كل شيء من التركيب الجزيئي إلى مستوى الطبيعة البيئة. |
| Bazı şeyleri görmemeyi seçersin. Her şeye bakamazsın, Virgil. | Open Subtitles | -هناك أمور تفضل ألا تراها لا يمكنك النظر إلى كل شيء يا فيرجيل |
| Her şeye hayali bir kameradan bakmış. | Open Subtitles | نظر إلى كل شيء لكأنه عبر كاميرا خيالية |
| Ve artık Her şeye farklı gözle bakmamı sağlamıştı. | Open Subtitles | وجعلني أنظر إلى كل شيء بطريقة مختلفة |
| Bir korsanlık amaçlı bir program, yani bu hacker'a yakalanmadan Her şeye ulaşımı sağlamış. | Open Subtitles | انها الجذور الخفية ، لذا هذ يعطي القراصنة امكانية الوصول إلى كل شيء على متنها دون أن يتم اكتشافهم . |
| Tanrılar bu laneti onların etrafındaki Her şeye bulaştırıyor. | Open Subtitles | الآلهه تقدم هذه اللعنه إلى كل شيء حولهم |
| Hiçbir şeyden Her şeye giden bir yoldasın. | Open Subtitles | أنت في مسلك... يؤدي من لا شيء إلى كل شيء. |
| Sana Her şeye erişebilen bir kız olduğumu söylemiştim. | Open Subtitles | قلت لك لدي حرية الوصول إلى كل شيء |
| Sana Her şeye erişebilen bir kız olduğumu söylemiştim. | Open Subtitles | قلت لك لدي حرية الوصول إلى كل شيء |
| Ve sonunda biraz ileri geri gitme var: "Benim yaptığım Her şeye erişim olmasını sevmiyorum ama yine de uzun vadede buna değeceğini düşünüyorum." | TED | ثم يصيبه بعض عدم الاستقرار في الرأي في النهاية: "لا يعجبني أن الحكومة بإمكانها الوصول إلى كل شيء أفعله، لكنني ما زلت أعتقد أن الأمر يستحق التضحية على المدى الطويل." |
| Laurie, işimize yarayacak Her şeye ihtiyacım var. | Open Subtitles | لوري)، سأحتاج إلى كل شيء في) البلدة يمكن حشيه بالتراب |