| Bu konu hakkında seninle ciddi olarak konuşmam gerek. | Open Subtitles | أنا حقاً بحاجة إلى التحدث إليك عن هذا الأمر. |
| Aşağıda olan şeyler hakkında seninle konuşamayacağımı bilmelisin. | Open Subtitles | الآن تعلم، لا أستطيع التحدث إليك عن ما يحدث في الاسفل |
| Xavi'nin söyledikleri hakkında seninle konuşmak istiyorum. | Open Subtitles | مهلا، أريد أن أتحدث إليك عن ما قاله تشافي. |
| Oğlunuzun kaçırılması ile ilgili sizinle konuşmak istiyoruz. | Open Subtitles | نحن... نحن نود التحدث إليك عن اختطاف ابنك |
| Bu konuda seninle konuşmak istiyorum. | Open Subtitles | نعم، أريد أن أتحدث إليك عن ذلك. |
| Fırsatın olduğunda, seninle bir konu hakkında konuşmam gerekiyor. | Open Subtitles | يجب أن نتحدث إليك عن شئ عندما يسمح وقتك |
| Bütün bunlar hakkında seninle nasıl konuşacağımı bilemedim. | Open Subtitles | لم أعلم كيفية التحدث إليك عن كل ذلك |
| Diane, reçel ve jöle arasındaki fark hakkında seninle konuşmak istiyorum. | Open Subtitles | (دايان)، أريد التحدث إليك عن الفرق بين المربى والهلام |
| Arkadaşın Tariq hakkında seninle konuşmak istiyorum. | Open Subtitles | (أريد التحدث إليك عن صديقك (طارق |
| Ledo ve başına gelenler hakkında seninle konuşmak istiyorum. | Open Subtitles | أريد التحدث إليك عن (ليدو) وما حدث له |
| Peder O'Connor ile ilgili sizinle konuşmam gerek. | Open Subtitles | أريد أن أتحدث إليك عن الأب (أوكونور) |
| Bu konuda seninle hiç konuşmamış mıydı? | Open Subtitles | ألم يتحدث أبداً إليك عن هذا؟ |
| - Bir konuda seninle konuşmalıyız. | Open Subtitles | - دعني أتحدث إليك عن أمرٍ ما - |
| Seninle Xavi'nin söyledikleri hakkında konuşmam lazım. | Open Subtitles | أريد آن أنحدث إليك عن ما قاله خافي. |
| - Seninle bir konu hakkında konuşmam lazım. | Open Subtitles | أريد التحدث إليك عن شيء ما. |