| Unutulmayacak bir şey yaparak, sonsuza kadar minnettar kalınacak bir şey... | Open Subtitles | بفعل أشياء لا تنسي شئ سأكون ممتن لك به إلي الأبد |
| Uyuyor. sonsuza kadar sürmez umarım. | Open Subtitles | ــ أنه نائم ــ ليس إلي الأبد, علي ما أعتقد |
| Ne kadar süreceği umurumda değil, yani sonsuza kadar konuşabilirim. | Open Subtitles | لا آبه كم الوقت سيستغرق الأمر, لأن بإمكاني التكلم إلي الأبد |
| Ben bin yaşında değilim ve sonsuza dek yaşamıycam seni bi daha kaybedemem. | Open Subtitles | ليس لدي آلف عام ولن أعيش إلي الأبد ولا أود أن أخسرك مجدداً |
| Dahası, sonsuza dek yaşayıp asla yaşlanmayacaksın. | Open Subtitles | أضف إلي ذلك , ستعيش إلي الأبد ولن تكون عجوزاً يوماً ما |
| Yarın bu günlük ve içindeki sırlar yokedilmeli sonsuza dek. | Open Subtitles | غداً، هذه المذكرات وأسرارها يجب أن تدمر إلي الأبد |
| Ona reçine kokulu sarımsak verip onu Ebediyen uzaklaştırmalıyım. | Open Subtitles | يجب أن أُعطيه الأسافويتيدا . وأُبعدهُ عني إلي الأبد |
| Onlar birbirlerine düştüklerinde, bu durumdan istifade edip onları ülkeden sonsuza kadar defedeceğiz. | Open Subtitles | إذا بدأون بالمعارك فنسنستغل الحالة ونطردتهم من البلاد إلي الأبد |
| O'nunla evlenmeliyim. Ama bu evliliğin sonsuza kadar sürmesi gerekmiyor. | Open Subtitles | لابد أن أتزوجها، ولكن ليس من الضروري أن أظل زوجها إلي الأبد |
| Bu akıllı çabalarımız sonsuza kadar sürebilir | Open Subtitles | هذه المحاولة الغنائية البارعة ربما تستمر إلي الأبد |
| Ve kılıcın büyüsüyle, Aku'nun şeytani güçleri toprağa aktarılıp onu sonsuza kadar kendi yarattığı çölde taşlaştırdı. | Open Subtitles | و بسحر السيف، غرزت قوى آكو الشريرة في الأرض فحبس إلي الأبد في تلك القفار القاحلة التي صنعها بنفسه |
| Ne onun, ne de kılıcın beni sonsuza kadar yenecek gücü vardı. | Open Subtitles | لاهو ولا السيف يملكان القوة لقتلي إلي الأبد |
| Yaptığım büyü boşa gitti. Oğlumu bulamadım. sonsuza kadar kayboldu. | Open Subtitles | هذه التعويذة ليس لها فائدة أنا لم أجد إبني, لقد ذهب إلي الأبد |
| Ya da sonsuza kadar mistik bir zindanda tutmanı, işkence etmeni. | Open Subtitles | أو أن تحبسني في زنزانة غامضة إلي الأبد , أو .. مع كل التعذيب |
| Dediklerimi yapmazsan sonsuza dek uyuyor olacaksın. | Open Subtitles | أستمر بالعبث معي وأنت من سينام إلي الأبد |
| Ona yöneltilen tüm suçları sonsuza dek bağışlıyorum. | Open Subtitles | أعفو إلي الأبد عن جميع الجرائم التي اتهم بها |
| ve yaptığı şey haricinde hiç bir şeyin farkında olmayacak... ve bununla sonsuza dek yaşayacak. | Open Subtitles | لن تدرك إلآ ما فعلته ستخلد في ذلك إلي الأبد |
| Ama babamın kılıcı ve dürüstlüğün sihriyle Aku'nun zorbalığını sonsuza dek yok edebilir ve köleleri serbest bırakabilirim. | Open Subtitles | لكن مع سيف والدي و قوة العدالة يمكنني إنهاء استبداد آكو إلي الأبد وتحرير كل من استعبدهم |
| Pekala, sonsuza dek bu odada çürüyemezsin. | Open Subtitles | حسناً ، لايمكنك التعفن في هذه الغرفة إلي الأبد |
| Ne yazık ki... Kahramanlar sonsuza dek aynı kalmaz. | Open Subtitles | .. ولكن لا يظـلْ . الكأس موجوداً إلي الأبد |
| Bu ölümlü boyutunda Ebediyen kalırız! | Open Subtitles | سنعلق في هذا العالم الفاني إلي الأبد |